AHMET BARLAK MUHASEBE FORUMU

Orjinalini görmek için tıklayınız: SAHTE SİGORTALI BİLDİRİMİNİN SONUÇLARI
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sahte Sigortalılık

Kaynak:

http://www.memurhaber.com/sahte-sigo...ilir-a650.html 

http://www.bursa-smmmo.org.tr/yazarl...ler/122FUF.pdf 





3) SAHTE SİGORTALI BİLDİRİMİNİN SONUÇLARI 

a) Bildirilen Hizmetlerin İptal Edilmesi 


Yapılan denetimler sonucunda sahte olarak bildirildiği anlaşılan hizmetler iptal edilmektedir. 
Çünkü kanuna göre bir hizmet akdine istinaden bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı
olabilirler. Bu şartları taşımayan kişiler adına yapılan bildirimlerin 5510 sayılı kanunun emredici hükmüne 
aykırılık nedeniyle iptal edilmesi gereklidir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan her türlü 
yardımlar ve bu nedenle bağlanmış gelir ve aylıklar durdurulur. 


b) Primlerin iadesi 


5510 sayılı Kanunun 89/3. ve 89/4. maddelerinde “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit 
edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, 
isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte 
geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın 
başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır. 
Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının aylık, 
gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre 
ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan 
masraflar 96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır.” denmektedir. 
Kanun maddesinde yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin işverenlere ve sigortalılara 
geri verileceği belirtilmişse de sahte bildirimler nedeniyle ödenen primlerin bu kapsamda olduğu 
düşünülemez. Bu nitelikteki prim ödemeleri için bu madde hükmü uygulanmaz. Çünkü Borçlar Kanunu 
65.maddesine göre haksız yahut ahlaka mugayir bir maksat istihsali için verilen bir şeyi istirdada mahal 
yoktur. Yukarıdaki kanun maddesinde de Borçlar Kanununa atıf yapılarak primlerin iade edilmeyeceği 
açıkça vurgulanmıştır. 


c)Kurumca yapılan yardımların geri istenmesi 


Sahte sigortalılık nedeniyle Kurumca sağlanan giderlerin geri ilgililerden geri alınır. Hukukun 
evrensel nitelikteki kurallarından olan hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesinin burada 
uygulanabileceği tartışmasızdır. Borçlar Kanunu hükümleri sosyal sigorta olaylarına da uygulanabilir. 
Primlerin yanlış ve yersiz olarak ödenmesi sonucu işverenin de sigortalı ile birlikte kusurlu olduğu 
saptandığı takdirde Kurum zararını işverenden de isteyebilir. 
5510 sayılı Kanunun 96. maddesine göre, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen her türlü 
ödemelerin Kurumca geri alınacağını hükme bağlanmıştır. 5510 sayılı Kanun bakımından yapılan 
ödemenin, bildirimi yapının kötü niyetinden kaynaklanıp kaynaklanmamasının bir önemi kalmamıştır. 
Ancak hatalı bildirimle kasıt ve kusurla yapılan bildirim arasında sadece yapılan yardımların iadesi için 
gereken zamanaşımı sürelerinde farklılığa gidilmiştir. Oysa 506 sayılı Kanunun 84/3. maddesine göre 
hatalı işlemler nedeniyle primleri geri verilenlere (sahte sigortalı bildirimleri hariç), daha önce sağlanan 
yardımlara ait giderler ilgililerden geri alınmıyordu.



d) Sahte Sigortalı Bildirimi Sonucunda İşyeri Kayıtlarının Durumu ve İdari Para Cezaları


5510 sayılı kanunun 5754 sayılı kanunla değişik 102. maddesi e/4 ve e/5 fıkralarında kayıt ve 
belgelerden dolayı uygulanacak idari para cezaları hüküm altına alınmıştır. 
Kanunun e/4 fıkrası “ Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi 
nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre 
içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik 
tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler,…” 
Kanunun e/5 fıkrası “ İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin 
sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil 
numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair 
sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza 
şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye 
bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı
tutarında, idari para cezası uygulanır….” denmektedir. 
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 111. maddesi (ç) fıkrasında; 
“Gerçek ve fiilî çalışmaya dayanmadığı hâlde, kayıt ve belgelerde ücret tahakkuk veya ödemesi 
bulunan aylara” İPC uygulanacağı ve kayıtların geçerli sayılmayacağı belirtilmiştir. 
Daha önce sayılan nedenlerle sahte sigortalılığın işyeri kayıtlarına yansıtılmaması halinde işyeri 
kayıtları ile ilgili olarak ayrıca idari para cezası uygulanması mümkün değildir. Ancak genelde sahte 
sigortalı bildirimi yapanlar bildirimin inandırıcı olması için bu hususu işyeri kayıtlarında da intikal 
ettirmektedirler. Bu durumda işyeri kayıtları Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 111.112.113. 
maddeleri hükümlerine uygun düzenlenmemiş olacağından başka bir anlatımla sahte bildirimin yapıldığı
her ay için ücret tediye bordroları ve yasal defterler yönünden ayrı ayrı birer geçersizlik fiili işlendiğinden, 
sahte bildirimin yapıldığı her ay için 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi ( e ) fıkrası gereğince ücret 
bordrosu ve yevmiye kaydı nedeniyle her fiil için yarım asgari ücret olmak üzere toplam bir asgari ücret 
tutarında ayrıca idari para cezası uygulanması gerekmektedir. 


e) Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusunda Bulunulması


Sahte sigortalı bildirimi, sigortalı olmadığı bilinen bir kişinin haksız menfaat temin etmek 
amacıyla kasten Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi ile oluşmaktadır. Bu fiil, Türk Ceza Kanununun 
kamu güvenine karşı işlenen suçlar (204, 206 ve 207. madde, resmi ve özel belgede sahtecilik suçları) 
kapsamında değerlendirilir. Yapılan incelemeler sonucunda haksız menfaat elde etme amacıyla bilerek ve 
isteyerek bildirim yaptığı anlaşılanlar Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilmektedir. 
Dolayısıyla bu nitelikteki fiilleri işleyenler Ceza Mahkemelerince Türk Ceza Kanunun ilgili 
maddeleri kapsamında yargılanabilmektedirler. Ancak sigortalı olmayan bir kişiyi sigortalı olarak 
değerlendirmek suretiyle hata ile yapılan bildirimlerin yukarıdaki suçlar kapsamında değerlendirilmesine 
olanak bulunmamaktadır. 

 
Sahte sigortalı nasıl anlaşılır?



İsmi mahfuz okurumuz Emin bey soruyor: “Merhaba, ben son 3,5 yıl sigorta primimi kendim ödedim. Ama kendimi sanal yada hayali olmayan gerçek bir şirkette çalışıyor olarak gösterdim. Primimi işyerinde ödedim, işyeri de beni çalışıyor olarak gösterip SGK’ya benim verdiğim primleri yatırdı. Bu şekilde yapan belki 1 milyon kişi vardır. Bunun yasal olmadığını da bilmiyordum. SGK bu durumu araştırıp tespit ederek hakkımda soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında SGK beni ifadeye çağırdı. Ben de gittim. İfademde “Çalışmadım ama çalışıyor gözüküp primimi kendim ödedim. Bu işin de yasal olup olmadığını bilmiyordum” dedim. Şimdi SGK bana, yatırmış olduğum (yaklaşık 10.000 TL) sigorta primlerinin geçersiz olacağını ve yatırdığım primlerin de iade edilmeyeceğini, yapılan sağlık harcamalarınında isteneceğini beyan ediyor. Bu durumda ben ne yapabilirim? Sigortalı olma hakkımı kaybetmemek için nasıl bir yol izlemeliyim? Sonuçta ben iş bulabilsem çalışacaktım. Devlet bana iş verse çalışacaktım. İş yokken, ben buna rağmen işyerinde çalışıyor gibi gözüküp ne şartlar altında kazandığım parayla kendi primimi kendim yatırdım. Ben haklarımı kaybetmemek için ne yapabilirim?”

Sayın okurumuz daha önce de çeşitli defalar dile getirdik, sahte sigortalılığa meylederek daha baştan yanlış yapmışsınız. Okurlarımızın sık sık sordukları bir konu olduğu için tekrardan açıklayalım.


Fiilen Çalışmadan Sigortalı Olunmaz

Halk arasında “sigortalı göstermek” olarak tabir edilen bir işyerinde çalışmadan sigortalı olarak bildirilmek doğru değildir, yasal değildir. Bunun adı hukuki tabiri ile sahte sigortalılıktır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunumuz 4/a (eski tabiriyle SSK) sigortalısı olunması için fiilen bir işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalışılmasını şart koşmuştur. Hizmet akdine tabi olarak çalışmaya başlayan bir kişi SGK’ya sigortalı olarak bildirilmek zorundadır. Bildirilmez ise cezası vardır.

Ancak işyerinde çalışmayan birini sağlıktan yararlansın, doğum parası alsın, emeklilik gününü doldursun diye çalışıyormuş gibi sigortalı bildirmek yasal değildir. Sigortalı gösterildiğiniz işyerinin gerçek olması birşeyi değiştirmez. Fiilen çalışmadan sigortalı olmak kanuna uygun değildir.



Sahte Bildirimler İptal Olur, Primler Geri Ödenmez

SGK yapacağı denetim sonucunda işyerinde fiilen çalışmadan ve işveren ile aranızda bir hizmet akdi oluşmadan yapılan bildirimleri iptal eder. Bu bildirimler kanuna uygun yapılmadığından iptal edilmektedir. İptal edilen bildirimlerden dolayı oluşacak tüm haklar da yanacaktır.

Sahte sigortalı olarak ödediğiniz primleri de geri alamazsınız. Bu primler SGK’ya gelir kaydedilir.

Sahte şekilde sigortalılıklarınız iptal edilir, emekli olduysanız emekliliğiniz yanar. SGK tüm emekli maaşlarını da sizden geri ister. Yetmez emekli olduğunuz ve sahte olarak sigortalı göründüğünüz günlerde hastaneden ne kadar ilaç ve tedavi aldıysanız hepsinin parası sizden yasal faiziyle geri istenir.

Anlayacağınız sahte sigortalılığın astarı yüzünden pahalıya patlar.


Çoğu Zaman Sahte Sigorta Çeteleri Organize Ediyor

Bazen sağlıktan yararlanmak yada emekli olmak isteyen kişilerin bir tanıdıklarına ait işyerlerinde sigortalı olarak gösterilmeleri olarak temayüz eden bu uygulama günümüzde yaygın bir sektör haline gelmiştir.

Vatandaşları emekli olabilmeleri için gün kazandırmak vaadiyle kandıran sahte sigortalı çeteleri kendilerini muhasebeci/ mali müşavirmiş gibi tanıtarak prim gelirlerini toplamakta daha sonra sahte işyerleri üzerinden bu kişileri sigortalı bildirmektedir. Tabi bu bildirimlerin karşılığındaki prim tutarları SGK’ya hiçbir zaman ödenmez.

Bazen de eşini, arkadaşını kendi işyerinden sigortalı göstermek suretiyle sahte sigortalılığa tevessül edenler bulunmaktadır. Tekrar vurgulayalım, işyerinin gerçek olması yada primlerin ödenip ödenmemesi durumu değiştirmez, yapılan bildirim kanuna aykırıdır.


Kasten Yaparsanız Hapse Girebilirsiniz

Sahte sigortalılığın hapse girme ihtimali de vardır. Sahte sigortalı çeteleri hakkında cumhuriyet savcılıkları takip açmaktadır. Eğer sahte olduğunu bile bile gidip para ödediyseniz, bildirgelere, sahte iş sözleşmesi gibi evraklara imza attıysanız SGK sizin hakkınızda da suça kasıt halinde iştirakten Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunur.

Sahte sigorta çeteleri ve onlarla işbirliği yaptığı tespit edilenler Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158 nci maddeleri uyarınca kamuyu zarar uğratmak suretiyle dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçları dolayısıyla cezalandırılmaktadır.

Yani paranızdan ve emekliliğinizden olduğunuz yetmezmiş gibi bir de yaşlı çağınızda hapse girme riski vardır.


Çözüm Basit, İsteğe Bağlı Sigortalı Olun!

Peki, iş bulamayanlar emekli olmasın mı? İş bulamayan kişi sağlıktan yararlanmasın mı? Primini kendisi ödeyerek sigortalı olmak, sağlıktan yararlanmak, emekli olmak isteyen okurlarımız ne yapacaklar?

Bunun çözümü basit: 5510 sayılı Kanunumuz çok geniş şartlarla isteğe bağlı sigortalılık hakkı getirmiştir. Bir kişi kendisini isteğe bağlı sigortalı yaptırırsa bu aylık asgari 300 TL karşılığından emeklilik hakkı kazanmasını sağlar. İsteğe bağlı sigortalılık için fiilen çalışmak zorunlu değildir.

Zaten birçok kişi Genel Sağlık Sigortası dolayısıyla prim borçlusu haline gelmiştir. Vatandaşlarımızın önemli bir kısmı 38 TL ile 226 TL arasında bir GSS primi ödemektedir. GSS primi sadece sağlıktan yararlanma sağlar, emekliliğe sayılmaz. Bunun yerine aylık asgari tutar üzerinden 300 TL ödeyip hem sağlıktan yararlanmak hem de emeklilik günü kazanmak daha akıllıcadır.

Sahte sigortalılığın aksine isteğe bağlı primleri her zaman güvencededir, iptal edilmez ve (4-b şartlarından biraz daha geç olsa da) gününüz ve yaşınız dolunca emekli olmanızı garanti eder. Üstelik emeklilik hakkı kazanacak kadar gün dolduramazsanız % 12 GSS primi dışında kalan % 20 emekliliğe sayılan prim tutarını toplu ödeme şeklinde geri iade alma hakkı dahi bulunmaktadır.


kaynak:

http://www.memurhaber.com/sahte-sigorta-nasil-anlasilir-a650.html  
 
Çalışmadığı Halde Usulen Gösterilen Sigortalılığın Sakıncaları 

- 07.08.2014 - 

Soru: Çalışmadığı Halde Usulen Gösterilen Sigortalılığın Sakıncaları Var Mıdır?



Cevap: Bazı kişilerin hatır icabı çeşitli işyerlerinde fiilen çalışmadıkları halde sağlık yardımlarından ve emeklilik haklarından istifade etmek için çalışıyor gibi gösterildiklerini basından sıkça duymaktayız.



Bir işyerinde sigortalı sayılmanın şartları aşağıda belirtilmiştir;



1. Çalışmanın hizmet akdine dayanması,



2. İşverene ait işyerinde fiilen çalışması,



3. 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesindeki Sigortalı Sayılanlar kısmında tanımlı olması

gerekir.



Bu üç koşulun birlikte olması ile yasal zeminde sigortalılık kavramı oluşmuş sayılmaktadır.

Bunun dışındaki sigortalılıklar Kurum tarafından usulen (Sahte) sigortalılık olarak dikkate

alınmaktadır.



Sahte sigortalı bildiriminin sonuçları ve yaptırımı;



1. Denetim sonucunda tespit edilen sahte sigortalı gösterilen hizmetler iptal edilmektedir.

2. SGK tarafından sahte sigortalılığı tespit edilenlerin prim iadeleri yapılmamaktadır.

3. Kurumca yapılan yardımlar geri istenmektedir. (5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesi)

4. Kurumca işverenler, sigortalı ve meslek mensupları hakkında suç duyurusunda

bulunulmaktadır.

5. Usulen (Sahte) sigortalı çalıştırdığı tespit edilen işverenlerin diğer işyerleri de ayrıca

denetlenmektedir.



Yukarıdaki açıklamalar kapsamında usulüne uygun olmayan sigortalılıklarda

sigortalı olanların primleri iptal edilerek emeklilikleri gecikmekte, işverenler ise

zarar görmektedir. Ayrıca gerçekten ödenmeyen maaşların gider yazılması

sebebiyle, maaş bordrosu da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olmaktadır. Vergi

Usul Kanunu 359’uncu maddesine göre HAPİS CEZASINA kadar varan ağır cezalar bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen şekilde usulen sigortalılığın çok ağır sonuçları bulunduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Koray ATEŞ
E. Öğretim Görevlisi
korayates@muhasebetr.com



Kaynak: http://www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

http://www.muhasebetr.com/sorucevap/haber_oku.php?haber_id=1502  
 
2013/30 sayılı sgk genelgesi

"4-3-Çalıştırdığı Kişileri Sigortalı Olarak Bildirmediği veya Bildirilen Sigortalıları 
Fiilen Çalıştırmadığı Tespit Edilen İşverenlerle İlgili Yapılacak İşlemler 
6486 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine eklenen 
hükümler uyarınca, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıları 
fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler, anılan maddede öngörülen sigorta primi 
teşviklerinden bir yıl süreyle yasaklı hale getirilmiştir. 
Yapılan düzenleme uyarınca, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya 
bildirilen sigortalıları fiilen çalıştırmadığı, 

-Kurum denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan denetimler sonucu anlaşılan 
dolayı, tutanak tarihini izleyen, iş yerlerinden-Mahkeme ilamından anlaşılan iş yerlerinden dolayı, mahkemenin kesinleşme tarihini izleyen, 

-Resmi kurum ve kuruluşlardan alınan yazılardan anlaşılan iş yerlerinden dolayı, söz 
konusu yazıların Kuruma intikal tarihini izleyen, 

ay başından itibaren, gerek işverenlerce yurt dışına götürülen/gönderilen işçilerden dolayı, 
gerekse on (10) ve üzerinde çalıştırılan sigortalılardan dolayı 5510 sayılı Kanunun 81 inci 
maddesinde öngörülen sigorta primi teşviklerinden bir yıl süreyle yararlanılması mümkün 
olamayacaktır. "







fiilen çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterilip sgk teşviklerinden yararlanmışsa 1 yıl süreyle sgk teşvikinden o işyeri yararlandırılmaz. buda 200 işçisi olup 46486 sayılı yasadan yararlan bir işyeri için

brüt 1500,00 tl. maaşla çalışıyorsa

(01.07.2014-31.12.2014) dönemi için

1500,00*5/100=75,00
1134,00*6/100= 68,04
----------------------------------
toplam = 143,40 bir işçi bir ay için yararlanılan teşvik

143,40*12 ay *200 kişi=344.160,00 TL. işvereninin teşvik kaybı olacaktır.