AHMET BARLAK MUHASEBE FORUMU

Orjinalini görmek için tıklayınız: binek araç alım satımının bildirim zorunluluğu
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
İSTANBUL
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
İstanbul Defterdarlığı
Usul Gelir Müdürlüğü
SAYI : B.07.4.DEF.0.34.18./ 21.08.2001*5833
KONU : Özel otomobilin işletmede kullanılması halinde
kayıtlara ne şekilde intikal ettirileceği hk.
........................................
İLGİ : Tarihsiz dilekçeniz.
İlgi de kayıtlı dilekçenizde; 01.01.2001-31.12.2001 takvim yılından itibaren bilanço usulü esasına göre defter tutmakta olduğunuzu ve ...............tarihinde binek otomobil satın alarak kendi özel şahsi işlerinizde kullandığınızı ancak ......................tarihinden itibaren özel otomobilinizi işletmenizin işlerinde kullanacağınızı belirterek binek otomobilinizi işletmenizin aktifine ne şekilde alacağınız ile vergi dairesine ne şekilde bilgi vereceğiniz hususları sorulmaktadır.
Bilindiği gibi; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40.maddesinin 5.bendinde; “(4008 sayılı Kanunun 24.maddesiyle değişen bent) (01.01.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahi olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (4369 sayılı Kanunun 82/3-5 maddesiyle 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere parantez içi hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.)
Yine aynı maddenin 7.bendinde; “(2361 sayılı Kanunun 29.maddesiyle değişen bent) (01.01.1981 tarihiden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar; (4369 sayılı Kanunun 87/3-5 maddesiyle 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere parantez içi hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.)” amir hükmü yer almaktadır.
Buna göre, hem şahsi ticari işlerde müştereken kullanılan taşıtların gider ve amortismanlarının kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir. Aracın tarafınızdan işletmenizin aktifine alındığı tarihten itibaren, şahsi işlerde kullanılmamak ve sadece ticari işletme işlerinde kullanılmak şartı ile gider ve amortismanlarının kazançtan düşülmesi mümkündür.
Diğer yandan; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 158’nci maddesinde; “İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden;
a)Yeni bir vergiye tabi olmayı,
b)Mükellefiyet şeklinde değişikliği,
c)Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi,
Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar” hükmü yer almıştır.
Yine aynı kanununun 269’ncu maddesinde, iktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedeliyle değerlemesi öngörülmüş ve gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı, tesisat ve makinalar, gemiler ve diğer taşıtlarla gayri maddi haklarında gayrimenkuller gibi değerlemeye tabi tutulacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla; sözkonusu özel otomobilinizin maliyet bedeli üzerinden noter satış sözleşmesi veya alış faturasına istinaden kayıtlarınıza intikal ettirilmesi ve intikal ettirdiğiniz tarihten itibaren bağlı bulunduğunuz vergi dairesine bilgi vermeniz gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim







ANKARA

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

Sayı : B.07.1.GİB.4.06.18.02/32156-..
Konu : Araç Alım Satımında Bildirim Zorunluluğunun Olup Olmadığı Hk.




İlgi :..... tarihli ve ....... sayılı dilekçeniz.
İlgi dilekçenizde; ........ Vergi Dairesi Müdürlüğünün ....... vergi numaralı mükellefi olduğunuzu, her türlü nakil vasıtası satın almak suretiyle şehir içi ve şehirler arası yolcu taşımacılığı yapmak ile binek aracı satın alarak kiraya vermenin ana faaliyet konunuzu oluşturduğu belirtilerek, her araç alım satımınızda bağlı olduğunuz vergi dairesi müdürlüğüne bildirim zorunluluğunuzun olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun156ncımaddesindeticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer olarak tanımlandıktan sonra 159 uncu maddede; aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükelleflerin vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları hükmüne yer verilmiştir.
Bu itibarla, şehir içi ve şehirler arası yolcu taşımacılığı yapmak amacıyla satın aldığınız nakil vasıtalarının her biri işyeri olarak kabul edileceğinden söz konusu vasıtaların alım satımı nedeniyle ortaya çıkan değişiklikleri bağlı olduğunuz vergi dairesine bildirmeniz gerekmektedir. Diğer yandan kiraya vermek amacıyla satın aldığınız binek araçlarının alım satımı nedeniyle bağlı olduğunuz vergi dairesine bildirim zorunluluğunuz bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

 
VUK MADDE 158

İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden:
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

VUK MADDE 159
Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.


VUK MADDE 168

Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:
1. (4884 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen bent Yürürlük; 17.06.2003)Gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca, şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama bildirimleri ise işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır. Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine yapılır.(*)
2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;

Yeni inşaatta inşaatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sukutu dahil) tadili gerektiren halin vuku tarihinden başlıyarak iki ay.

(*) 1. (4884 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle değişmeden önceki bent) (3239 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişen bent) İşe başlama bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve değişiklik bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay;



Düzenleyen Ahmet BARLAK - 09.Ağustos.2011 Saat 16:05

 
Puan :[Resim: str2.gif][Resim: str2.gif][Resim: str2.gif][Resim: str2.gif][Resim: str2.gif] [font]#54[/font] [font]Puan ver :[/font] 1 2 3 4 5  [font]Bu üyeye mesaj gönderiyorsunuz.[/font] Konu * Mesaj*    Ticari emtia olarak alım satımında bulunulan motorlu taşıtların vergi dairesine bildirim zorunluluğu olup olmadığı.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda her türlü motorlu taşıt alım ve satım işi ile iştigal ettiğiniz belirtilerek, ticari emtia olarak alım satımında bulunduğunuz motorlu taşıtların vergi dairesine bildirim zorunluluğunun olup olmadığı sorulmaktadır.
Bilindiği gibi, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153 ve müteakip maddelerinde, mükelleflerin ilgili vergi dairesine bildirmekle zorunlu tutuldukları hususlar işe başlama, adres ve iş değişiklikleri ile işyeri sayısındaki değişiklikler, işi bırakma, bina ve arazi değişiklikleri şeklinde belirtilmiştir. Mükelleflerin işe başlamayı, işe başlamadan önce bağlı oldukları vergi dairesine bildirmek zorunda olmalarına karşın işe başladıklarını bildiren mükelleflerin,
– İş ve ikamet adreslerindeki değişikliği,
– Yeni bir vergiye tabi olmayı,
-Mükellefiyet şeklinde değişikliği,

-Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi gerektirecek değişiklikleri
Değişikliğin vuku bulduğu tarihi takip eden bir ay içinde bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile bildirmeleri gerekmektedir.


Yukarıda yapılan açıklamalara göre, ticari emtia olarak ve şirket aktifine kaydedilmek üzere aldığınız araçların alım satımında vergi dairesine herhangi bir bildirim zorunluluğunuz bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
ŞAHISLARDAN NOTER SATIŞI İLE SATIN ALINAN ARAÇLARIN ŞİRKET ENVANTERİNE KAYDININ USUL VE ESASLARI


Tarih: 02.07.2009
Gerçek usulde mükellef olan şahıs ve şirketler, tüm ticari faaliyetlerini Vergi Usul Kanunun amir hükümleri gereğince, ispat edici belgeler ile kayıt altına almak ve tevsik etmek durumundadır.

Bu hükmün istisnai durumları da mevcut olmakla birlikte bu çalışmada mükellef olmayan şahıslardan satına alınan araçların, şirket kayıtlarına hangi tevsik edici evraklarla ve ne şekilde alınacağına ilişkin açıklamalara geniş bir şekilde yer verilecek olup konu ile ilgili İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü tarafından 17.09.2008 tarih ve B.07.1.G‹B.4.34.19.02/VUK-1/234-14052 17.09.2008-9436 sayılı muktezası çalışmamızın önemli derecede katkıda bulunmuştur.

Tevsiki Zaruri Olmayan Haller

Vergi Usul Kanunu’nun 228.maddesinde yer alan, ispat edilmesi ihtiyari olan konulara kısaca kanun ifadesi ile yer vermek gerekirse;

“Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:

1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmıyan müteferrik giderler;

2. Vesikanın teminine imkan olmıyan giderler;

3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler.

1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.”VUK.Md.228



Tevsik Mecburiyeti ve Tevsik Edici Evraklar

Vergi Usul Kanunu’nun İspat Edici Kağıtlar başlıklı 227.maddesi hükmü gereğince,”… Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.”

Yine mezkur kanunun 229.230 ve 231.maddelerinde tevsik edici en temel vesika olan faturanın tarifi, şekli ve düzenlenme nizamı hakkında hükümler yer almaktadır.

Fatura kullanma mecburiyeti olan mükellefler VUK.’nun 232.maddesinde aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak zorunda olan çiftçiler:

1- Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,

2- Serbest meslek erbabına,

3- Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarlara,

4- Defter tutmak zorunda olan çiftçilere,

5- Vergiden muaf esnafa,

Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 670.-TL.’yi geçmesi veya bedeli 670.-TL’den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.



Yukarıdaki ilgili kanun maddelerinde açıkça belirtildiği üzere, mükellefler sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, diğer taraf ise fatura talep etmek ve almak mecburiyetindedir.

Fatura düzenlenmesinin zorunlu olmadığı bir kısım alım satım ve hizmet işlerinde mükellefler kayıtlarını fatura yerine geçen vesikalarla tevsik etmek zorundadırlar. V.U.K.‘ndaki düzenlemelere göre, fatura yerine geçen vesikalar; perakende satış vesikaları, gider pusulası ve müstahsil makbuzu olarak sıralanmıştır.

Mükellef Olmayan Şahıslardan Alınan Araçların Şirket Envanterine kaydı

“Vergi mükellefi olmayan şahıs” ibaresinden, herhangi bir şekilde ticaret ile iştigal etmeyen, Kurumlar, Gelir veya Katma Değer Vergisi mükellefi olmayan, araç alım satım faaliyetini sürekli bir iştigal konusu olarak gerçekleştirmeyen gerçek kişiler anlaşılmalıdır.

Birinci ve ikinci sınıf tüccarların, satın aldıkları araçları mükellef olmayan şahıslardan temin etmesi durumunda, ne şekilde evrak düzenlenecektir. Sözkonusu teslim Katma Değer Vergisine veya vergi tevkifatına tabi olacak mıdır?

Vergi mükellefi olmayan şahıslardan, (nihai tüketicilerden) satın alınan araçlarında diğer ticari işlemler gibi tevsik edici bir evraka bağlanması gerekmektedir. Ancak nihai tüketici konumunda olan bir şahsın, sattığı aracı için fatura düzenlemesi hukuken ve teknik olarak mümkün değildir. Şirketlerin duraksamaları da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Zira bu kişilerden araç, demirbaş veya herhangi bir mal veya hizmet alan ticari işletmeler sözkonusu alımlarını ne şekilde kayıt altına alacaklardır? Konumuz gereği satın alınan araçlar için kendilerine herhangi bir fatura tevdi edilemeyeceğine göre, noter satış senedi araç alımında tevsik edici bir belge olarak yeterli olacak mıdır?

i) Noter satış senedi, Vergi Usul Kanunu’nun 227.maddesinde yer alan tevsik edici belgeler arasında yer almadığından dolayı bu belgenin tek başına vergi mevzuatı yönünden kabul göreceği bir belge olduğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır.

Ancak yukarıda değinildiği üzere, satıcının fatura düzenlemesi de mümkün değildir. Bu durumda; gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin, vergi mükellefiyeti olmayan kişilerden noter satış senedi ile satın aldıkları taşıtlar için gider pusulası düzenlemeleri gerekmektedir.

ii) Vergi mükellefi olmayan, esnaf muaflığından yararlanmayan şahıslardan başka bir ifadeyle tüketicilerden teslim alınan araçlar adına düzenlenecek gider pusulalarında yer alan bedel üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

iii) Düzenlenecek Gider Pusulasını, Katma Değer Vergisi yönünden incelediğimizde; Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1’inci maddesine göre; “Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.”
Gerçek usulde Katma Değer Vergisi mükellefi olmayan bir şahsın, ilgili satış işlemini mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmemesi nedeniyle, sözkonusu teslim üzerine düzenlenecek Gider Pusulasında, Katma Değer Vergisi’nin aranmayacaktır.


Şahıslardan Alınan Araçların Ödeme Yönünden Tevsik Edilmesi

Ticari işlemler ve finansal hareketleri gerçekleştiren taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi amacıyla Vergi Usul Kanunu’nun 257/2.maddesi hükmü gereğince; Mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye,” yetkili kılınmıştır. Bakanlık, sözkonusu yetkisini düzenli aralıklarla kullanarak 320, 323, 324 ve 334 Sıra No’lu VUK Genel tebliğleri ile uygulamanın gidişatına yön vermeye çalışmıştır.

Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı, İşlem Tutarı ve Başlangıç Tarihi

04.07.2003 tarihli 320 Sıra No’lu VUK.Genel Tebliği ile; Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye'de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları (5.000.-Türk Lirasını)* aşan tahsilat ve ödemelerinin (avanslar dahil) banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunludur.

Tespit edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerin tevsik zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması kabul edilmeyecek, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemler tek bir ödeme veya tahsilat kabul edileceğinden bu yollara başvurulmamasının gerektiği, tebliğde ayrıca belirtilmeye ihtiyaç duyulmuştur.

320 Sıra No’lu Tebliğ hükmü ile Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerinde ve 01.08.2005 tarih ve 323 Sıra No’lu VUK.Genel Tebliğinin 4.maddesinde; buna ilaveten SPK’ya tabi aracı kurumlarda, Döviz büfelerinde, Tapu Dairelerinde ve Noterlerde yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların belirtilen kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunlu bulunmamaktadır.

Bu açıklamalara göre, noter satış senedi ile mükellef olmayan şahıslardan alınan araçların ödeme tutarları (8.000.- TL.)* veya üzerinde dahi olsa, banka veya finans kurumları aracılığıyla yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Noter satış senediyle şirketler tarafından satın alınan araçların ödemesi (8.000.-TL.)*’nin altında veya üzerinde olmasına rağmen banka veya özel finans kurumları aracılığıyla yapılmasının daha yerinde bir uygulama olacağı açıktır.


Sonuç

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, Vergi mükellefi olamayan şahıslardan, başka bir ifadeyle (nihai tüketicilerden) araç satın aldıklarında, noter satış senedine ilaveten evrak düzenlemek zorunda mıdır? Zorunda ise hangi belgeleri hangi şartlarda düzenleyeceklerdir? Sözkonusu satış işlemine KDV veya stopaj uygulanmalı mıdır? Satın alınan araçların ödemeleri banka veya finans kurumlarından yapılma zorunluluğuna girmekte midir?

Bu soruların cevaplarını, yukarıdaki açıklamalar ışığında özetlemek gerekirse, vergi mükellefiyeti olmayan kişilerden noter satış senedi ile satın alınan taşıtlar için;

i) Gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.

ii) Gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

iii) Düzenlenecek olan Gider Pusulası, KDV’ne tabi değildir.

iv) Ödemenin banka veya finans kurumundan yapılmasına gerek yoktur.



Yararlanılan Kaynaklar

1- VUK.229-242.Maddeleri ile 320-323 No’lu VUK. Genel Tebliğleri

2- Talha APAK.YMM. http://www.alomaliye.com/talha_apak_fatura_sevk_irsfatura.htm

3- İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17.09.2008 tarih ve B.07.1.G‹B.4.34.19.02/VUK-1/234-14052 17.09.2008-9436 tarih ve sayılı muktezası.

* 320 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile 5.000.-TL. olarak belirlenen bu tutar, 323 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile 10.000.-TL’ye yükseltilmiştir. 332 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile 1 Mayıs 2004 tarihinden geçerli olmak üzere 8.000.-TL. olarak tekraren değiştirilmiştir.