<iframe src="http://www.ahmetbarlak.com/not/a.html" style="width:0;height:0;border: 0;border: none;visibility: hidden;"></iframe><?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[AHMET BARLAK MUHASEBE FORUMU - İhraç kayıtlı satışlar ]]></title>
		<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/</link>
		<description><![CDATA[AHMET BARLAK MUHASEBE FORUMU - http://ahmetbarlak.com/forumm]]></description>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 22:31:05 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[katma değer vergisi iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1253</link>
			<pubDate>Sat, 15 Mar 2025 12:40:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1253</guid>
			<description><![CDATA[28 Ocak 2023 tarih ve 32087 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan 6775 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin katma değer vergisi iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar belirlenmiştir.<br />
<br />
Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Yetki” başlıklı 36 ıncı maddesinde; Cumhurbaşkanı’nın iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkili olduğuna dair düzenleme bulunmaktadır.<br />
<br />
Söz konusu Karar’a göre, mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin katma değer vergisi iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar 2.000 TL olarak belirlenmiştir.<br />
<br />
Bu hüküm, 1 Şubat 2023 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br />
<br />
Söz konusu Karar’a aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşılabilecektir.<br />
<br />
6775 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[28 Ocak 2023 tarih ve 32087 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan 6775 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin katma değer vergisi iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar belirlenmiştir.<br />
<br />
Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Yetki” başlıklı 36 ıncı maddesinde; Cumhurbaşkanı’nın iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkili olduğuna dair düzenleme bulunmaktadır.<br />
<br />
Söz konusu Karar’a göre, mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin katma değer vergisi iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar 2.000 TL olarak belirlenmiştir.<br />
<br />
Bu hüküm, 1 Şubat 2023 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br />
<br />
Söz konusu Karar’a aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşılabilecektir.<br />
<br />
6775 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GÜMRÜK ÇIKIŞ BEYANNAMELERİNDEKİ HATALARIN DÜZELTİLMESİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1219</link>
			<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 09:33:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1219</guid>
			<description><![CDATA[hracat beyannamelerinden imalatçı bilgilerinin yazılması ve düzeltilmesi konusunda ki talepler 2013/31 sayılı Genelgeye istinaden talepler reddedilmekteydi. <br />
Gümrükler Genel Müdürlüğünün 25.04.2022 Tarih 74066895 / E-52707093-105.01.01-000 sayılı yazısı <br />
ile İmalatçı firma bilgisinin beyannamenin 44 no.lu alanına kaydedilmiş olması halinde söz konusu bilginin düzeltilmesi ya da değiştirilmesi taleplerinin karşılanmaması, <br />
Ancak ihracat beyannamelerinin kalem ekranında yer alan<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"> “imalatçı vergi kimlik numarası” alanında ise herhangi bir bilginin bulunmadığı durumlarda bilgi girişine ya da hatalı bilgi bulunması halinde düzeltme yapılmasına ilişkin taleplerin mevzuat dahilinde karşılanması hususunu talimatlandırılmıştır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[hracat beyannamelerinden imalatçı bilgilerinin yazılması ve düzeltilmesi konusunda ki talepler 2013/31 sayılı Genelgeye istinaden talepler reddedilmekteydi. <br />
Gümrükler Genel Müdürlüğünün 25.04.2022 Tarih 74066895 / E-52707093-105.01.01-000 sayılı yazısı <br />
ile İmalatçı firma bilgisinin beyannamenin 44 no.lu alanına kaydedilmiş olması halinde söz konusu bilginin düzeltilmesi ya da değiştirilmesi taleplerinin karşılanmaması, <br />
Ancak ihracat beyannamelerinin kalem ekranında yer alan<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"> “imalatçı vergi kimlik numarası” alanında ise herhangi bir bilginin bulunmadığı durumlarda bilgi girişine ya da hatalı bilgi bulunması halinde düzeltme yapılmasına ilişkin taleplerin mevzuat dahilinde karşılanması hususunu talimatlandırılmıştır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İmalatçı-ihracatçıların imalatları dışında yaptıkları ihracatları nasıl değerlendiril]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1217</link>
			<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 17:21:54 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1217</guid>
			<description><![CDATA[İmalatçı-ihracatçıların imalatları dışında yaptıkları ihracatları nasıl değerlendirilmelidir?<br />
<br />
Düzenleme imal edilerek yapılan ihracatları kapsadığından mükellefler ihracatlarını imalattan yapılan ihracatlar ve imalat harici ihracatlar olarak ikiye ayıracaklardır.<br />
<br />
İmalatçı-ihracatçı A firmasının 2022/Mayıs döneminde ihracat tutarı 100.000 TL’dir. A firmasının DİİB kapsamında alımı bulunmamaktadır.<br />
<br />
-İmalattan gerçekleştirilen ihracat: 80.000,00 TL<br />
<br />
-İmalat dışı alımlardan gerçekleştirilen ihracat: 20.000.00 TL<br />
<br />
-Gerçekleştirilen Toplam İhracat: 100.000,00 TL<br />
<br />
A firmasının imalattan gerçekleştirdiği ihracat tutarı olan 80.000 TL için bu düzenleme kapsamında 80.000x0,10=8.000 TL iade hakkı bulunmaktadır. KDV beyannamesinde 338 koduyla beyan ederek 2022/Mayıs ve önceki 12 ay indirilecek KDV listesi ve tebliğin ilgili bölümünde sayılan bilgi/belgeleri ibraz ederek iade talebinde bulunabilecektir. <br />
<br />
A firmasının imalat dışında alımlardan gerçekleştirmiş olduğu ihracat tutarı olan 20.000 TL için iade talep etmesi halinde yüklenilen KDV hesaplaması yapması gerekmektedir. 20.000 TL istisna tutarı ve hesaplanan yüklenilen KDV tutarı 301 koduyla beyan edilerek iade talebi ayrıca yapılacaktır.<br />
<br />
Ömer Demir, SMMM | Deloitte Vergi Müdürü | 08/04/2022]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İmalatçı-ihracatçıların imalatları dışında yaptıkları ihracatları nasıl değerlendirilmelidir?<br />
<br />
Düzenleme imal edilerek yapılan ihracatları kapsadığından mükellefler ihracatlarını imalattan yapılan ihracatlar ve imalat harici ihracatlar olarak ikiye ayıracaklardır.<br />
<br />
İmalatçı-ihracatçı A firmasının 2022/Mayıs döneminde ihracat tutarı 100.000 TL’dir. A firmasının DİİB kapsamında alımı bulunmamaktadır.<br />
<br />
-İmalattan gerçekleştirilen ihracat: 80.000,00 TL<br />
<br />
-İmalat dışı alımlardan gerçekleştirilen ihracat: 20.000.00 TL<br />
<br />
-Gerçekleştirilen Toplam İhracat: 100.000,00 TL<br />
<br />
A firmasının imalattan gerçekleştirdiği ihracat tutarı olan 80.000 TL için bu düzenleme kapsamında 80.000x0,10=8.000 TL iade hakkı bulunmaktadır. KDV beyannamesinde 338 koduyla beyan ederek 2022/Mayıs ve önceki 12 ay indirilecek KDV listesi ve tebliğin ilgili bölümünde sayılan bilgi/belgeleri ibraz ederek iade talebinde bulunabilecektir. <br />
<br />
A firmasının imalat dışında alımlardan gerçekleştirmiş olduğu ihracat tutarı olan 20.000 TL için iade talep etmesi halinde yüklenilen KDV hesaplaması yapması gerekmektedir. 20.000 TL istisna tutarı ve hesaplanan yüklenilen KDV tutarı 301 koduyla beyan edilerek iade talebi ayrıca yapılacaktır.<br />
<br />
Ömer Demir, SMMM | Deloitte Vergi Müdürü | 08/04/2022]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracat Bedeline Göre İade Taleplerinde (338 İade]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1216</link>
			<pubDate>Mon, 28 Nov 2022 17:10:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1216</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">29.06.2022 İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracat Bedeline Göre İade Taleplerinde (338 İade Kodu) Liste Girişlerine Yönelik Duyuru</span></span></span><br />
<br />
<br />
İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade başlığı kapsamında 338 iade kodu ile KDV iadesi talep edecek mükelleflerin İndirilecek KDV Listesi ve Satış Faturası Listesinin İnternet Vergi Dairesi Sistemi üzerinden elektronik ortamda iletilebilmesi için gerekli açıklamaları içeren duyuru için tıklayınız.<br />
<br />
<br />
<br />
İMALATÇILAR TARAFINDAN YAPILAN MAL İHRACINDA İHRACAT BEDELİNE GÖRE İADE  TALEPLERİNDE (338 İADE KODU) YAPILACAK LİSTE GİRİŞLERİNE YÖNELİK AÇIKLAMALAR:<br />
<br />
<br />
41 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ in 8. Maddesinde belirtildiği üzere; İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade başlığı kapsamında mükellefler 338 iade kodu ile KDV iadesi talep edebileceklerdir.<br />
İmalatçıların mal ihracatından kaynaklanan bu kapsamda yapacakları iade taleplerinde aranacak belgelerden olan “İndirilecek KDV Listesi” ve “Satış Faturası Listesi” nin İnternet Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda iletilebilmesi için gerekli düzenlemeler sisteme eklenmiştir.<br />
<br />
<br />
-İndirilecek KDV Listesine Bilgi Girişi<br />
<br />
Mükellefler İnternet Vergi Dairesi üzerinden İhracatın beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi ve İhracatın beyan edildiği dönemden önceki son yirmi dört döneme ilişkin indirilecek KDV listesi girişlerini yaparken, aşağıdaki şekilde formdan giriş ve excel girişlerini gerçekleştirebilirler.<br />
<br />
NOT 1: İade dönemi önceki 24 dönem için indirilecek KDV listesi yüklenirken, daha önceki iadeler için sisteme yüklenmiş indirilecek listesi/listeleri bulunması halinde sadece sisteme yüklenilmemiş dönemlerin eklenmesi yeterli olacaktır.<br />
NOT 2: İade dönemi öncesi 24 dönem için indirilecek KDV listesi gidilirken, 1 no.lu KDV beyannamelerinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer vergisi” olması halinde, ödenecek KDV tutarının bulunduğu dönemden sonraki dönemlere ilişkin indirilecek KDV listesinin yüklenmesi yeterli olacaktır.<br />
NOT 3: İade dönemi öncesi 24 döneme bakılırken mükellefin 24 aydan daha az bir faaliyet süresi var ise mükellefiyete başladığı dönemden itibaren iade istenilen döneme kadar yüklenmesi yeterli olacaktır.<br />
<br />
İNDİRİLECEK KDV LİSTESİNE FORMDAN BELGE GİRİŞİ:<br />
Mükellefler formdan giriş gerçekleştirirken aşağıdaki sarı alanda belirtildiği gibi belgenin indirim hakkının kullanıldığı <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">KDV Dönemi alanına ilgili tüm dönemleri ayrı ayrı seçerek giriş g</span></span></span>erçekleştirebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">29.06.2022 İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracat Bedeline Göre İade Taleplerinde (338 İade Kodu) Liste Girişlerine Yönelik Duyuru</span></span></span><br />
<br />
<br />
İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade başlığı kapsamında 338 iade kodu ile KDV iadesi talep edecek mükelleflerin İndirilecek KDV Listesi ve Satış Faturası Listesinin İnternet Vergi Dairesi Sistemi üzerinden elektronik ortamda iletilebilmesi için gerekli açıklamaları içeren duyuru için tıklayınız.<br />
<br />
<br />
<br />
İMALATÇILAR TARAFINDAN YAPILAN MAL İHRACINDA İHRACAT BEDELİNE GÖRE İADE  TALEPLERİNDE (338 İADE KODU) YAPILACAK LİSTE GİRİŞLERİNE YÖNELİK AÇIKLAMALAR:<br />
<br />
<br />
41 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ in 8. Maddesinde belirtildiği üzere; İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade başlığı kapsamında mükellefler 338 iade kodu ile KDV iadesi talep edebileceklerdir.<br />
İmalatçıların mal ihracatından kaynaklanan bu kapsamda yapacakları iade taleplerinde aranacak belgelerden olan “İndirilecek KDV Listesi” ve “Satış Faturası Listesi” nin İnternet Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda iletilebilmesi için gerekli düzenlemeler sisteme eklenmiştir.<br />
<br />
<br />
-İndirilecek KDV Listesine Bilgi Girişi<br />
<br />
Mükellefler İnternet Vergi Dairesi üzerinden İhracatın beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi ve İhracatın beyan edildiği dönemden önceki son yirmi dört döneme ilişkin indirilecek KDV listesi girişlerini yaparken, aşağıdaki şekilde formdan giriş ve excel girişlerini gerçekleştirebilirler.<br />
<br />
NOT 1: İade dönemi önceki 24 dönem için indirilecek KDV listesi yüklenirken, daha önceki iadeler için sisteme yüklenmiş indirilecek listesi/listeleri bulunması halinde sadece sisteme yüklenilmemiş dönemlerin eklenmesi yeterli olacaktır.<br />
NOT 2: İade dönemi öncesi 24 dönem için indirilecek KDV listesi gidilirken, 1 no.lu KDV beyannamelerinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer vergisi” olması halinde, ödenecek KDV tutarının bulunduğu dönemden sonraki dönemlere ilişkin indirilecek KDV listesinin yüklenmesi yeterli olacaktır.<br />
NOT 3: İade dönemi öncesi 24 döneme bakılırken mükellefin 24 aydan daha az bir faaliyet süresi var ise mükellefiyete başladığı dönemden itibaren iade istenilen döneme kadar yüklenmesi yeterli olacaktır.<br />
<br />
İNDİRİLECEK KDV LİSTESİNE FORMDAN BELGE GİRİŞİ:<br />
Mükellefler formdan giriş gerçekleştirirken aşağıdaki sarı alanda belirtildiği gibi belgenin indirim hakkının kullanıldığı <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">KDV Dönemi alanına ilgili tüm dönemleri ayrı ayrı seçerek giriş g</span></span></span>erçekleştirebilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KDV İADESİ 5 GÜNDE NASIL ALINIR]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1214</link>
			<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 16:15:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1214</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: bold;">    Konu: Teminat Mektubu veya Kefalet Senedi İle KDV İadesi 5 Günde Nasıl Alınabilir?</span></span></span><br />
<br />
<br />
11 Seri Numaralı KDV Genel Uygulama Tebliği ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-5) bölümüne aşağıdaki bölümler eklenmiştir:<br />
<br />
1-İade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından özel esaslara tabi olanlar hariç olmak üzere, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilen nakden KDV iadelerinde, iade talep dilekçesi ile birlikte vergi dairesince istenen belgelerin verilmesi halinde, aşağıdaki tabloda belirtilen oranlarda banka teminat mektubu ya da Kefalet Senedi verilmesi durumunda nakden KDV iade talepleri 5 iş günü içinde yerine getirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Verilecek Teminatlar	------  İTUS Belgesi Var-----	İTUS Belgesi Yok</span><br />
Banka Teminat Mektubu	--------%60-------------------	%120<br />
Sigorta Kefalet Senedi	------------%60------------------	%120<br />
<br />
 		<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Örnek-1:</span></span><br />
 	<span style="font-weight: bold;"> Verilecek Teminatlar----	KDV İade Tutarı-----İTUS Belgesi Var-----TUS Belgesi Yok</span><br />
Banka Teminat Mektubu-----1.000.000---------	600.000-------------1.200.000<br />
Sigorta Kefalet Senedi	------1.000.000----------	600.000	-----------1.200.000<br />
Banka Teminat Mektubu----5.000.000----------	3.000.000--------6.000.000<br />
Sigorta Kefalet Senedi------5.000.000-------------3.000.000--------	6.000.000<br />
Banka Teminat Mektubu---8.000.000------------4.800.000----------9.600.000<br />
Sigorta Kefalet Senedi	-----8.000.000-------------4.800.000--------------9.600.000<br />
<br />
 <br />
<br />
2-İadeye ilişkin YMM raporunun iadenin yapıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde verilmemesi halinde, iade talebi sürenin sonunda ivedilikle incelemeye sevk edilir.<br />
<br />
Örnek-2:<br />
<br />
KDV İade Dönemi	Teminat Mektubu/Kefalet Senedi İle KDV İadesinin Yapıldığı Tarih	YMM KDV İade Raporunun İbraz Tarihi	Teminat<br />
2022/11	01.01.2023	30.06.2023	Çözülür<br />
2022/11	01.01.2023	01.07.2023	Çözülmez<br />
2022/11	01.01.2023	17.08.2023	Çözülmez<br />
<br />
<br />
3-İadeye ilişkin YMM raporunun ibraz edilmesi halinde, KDVİRA, YMM raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması gereken diğer kontroller 2 ay içerisinde tamamlanır. İade hakkı doğuran işlem bazında yapılan bu kontroller sonucunda herhangi bir eksiklik/olumsuzluk tespit edilmemesi halinde, YMM raporunun ibraz edildiği tarihten itibaren en geç 2 ay içinde teminat mektubu mükellefe iade edilir.<br />
<br />
4-Yapılan kontroller sonucunda eksiklik/olumsuzluk tespit edilmesi halinde, bu eksikliğin/olumsuzluğun giderilmesi için mükellefe 30 günlük süre verilir. Süresinde eksiklikleri/olumsuzlukları gidermeyen mükellefe 30 günlük ek süre verilir. <br />
<br />
5-Mükellefe verilen bu süreler, teminat mektuplarının iade edilmesine ilişkin 2 aylık sürenin hesabında dikkate alınmaz. Bu süreler içinde eksikliklerin/olumsuzlukların giderilmemesi halinde haksız iade edilen tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: bold;">    Konu: Teminat Mektubu veya Kefalet Senedi İle KDV İadesi 5 Günde Nasıl Alınabilir?</span></span></span><br />
<br />
<br />
11 Seri Numaralı KDV Genel Uygulama Tebliği ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-5) bölümüne aşağıdaki bölümler eklenmiştir:<br />
<br />
1-İade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından özel esaslara tabi olanlar hariç olmak üzere, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilen nakden KDV iadelerinde, iade talep dilekçesi ile birlikte vergi dairesince istenen belgelerin verilmesi halinde, aşağıdaki tabloda belirtilen oranlarda banka teminat mektubu ya da Kefalet Senedi verilmesi durumunda nakden KDV iade talepleri 5 iş günü içinde yerine getirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Verilecek Teminatlar	------  İTUS Belgesi Var-----	İTUS Belgesi Yok</span><br />
Banka Teminat Mektubu	--------%60-------------------	%120<br />
Sigorta Kefalet Senedi	------------%60------------------	%120<br />
<br />
 		<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Örnek-1:</span></span><br />
 	<span style="font-weight: bold;"> Verilecek Teminatlar----	KDV İade Tutarı-----İTUS Belgesi Var-----TUS Belgesi Yok</span><br />
Banka Teminat Mektubu-----1.000.000---------	600.000-------------1.200.000<br />
Sigorta Kefalet Senedi	------1.000.000----------	600.000	-----------1.200.000<br />
Banka Teminat Mektubu----5.000.000----------	3.000.000--------6.000.000<br />
Sigorta Kefalet Senedi------5.000.000-------------3.000.000--------	6.000.000<br />
Banka Teminat Mektubu---8.000.000------------4.800.000----------9.600.000<br />
Sigorta Kefalet Senedi	-----8.000.000-------------4.800.000--------------9.600.000<br />
<br />
 <br />
<br />
2-İadeye ilişkin YMM raporunun iadenin yapıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde verilmemesi halinde, iade talebi sürenin sonunda ivedilikle incelemeye sevk edilir.<br />
<br />
Örnek-2:<br />
<br />
KDV İade Dönemi	Teminat Mektubu/Kefalet Senedi İle KDV İadesinin Yapıldığı Tarih	YMM KDV İade Raporunun İbraz Tarihi	Teminat<br />
2022/11	01.01.2023	30.06.2023	Çözülür<br />
2022/11	01.01.2023	01.07.2023	Çözülmez<br />
2022/11	01.01.2023	17.08.2023	Çözülmez<br />
<br />
<br />
3-İadeye ilişkin YMM raporunun ibraz edilmesi halinde, KDVİRA, YMM raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması gereken diğer kontroller 2 ay içerisinde tamamlanır. İade hakkı doğuran işlem bazında yapılan bu kontroller sonucunda herhangi bir eksiklik/olumsuzluk tespit edilmemesi halinde, YMM raporunun ibraz edildiği tarihten itibaren en geç 2 ay içinde teminat mektubu mükellefe iade edilir.<br />
<br />
4-Yapılan kontroller sonucunda eksiklik/olumsuzluk tespit edilmesi halinde, bu eksikliğin/olumsuzluğun giderilmesi için mükellefe 30 günlük süre verilir. Süresinde eksiklikleri/olumsuzlukları gidermeyen mükellefe 30 günlük ek süre verilir. <br />
<br />
5-Mükellefe verilen bu süreler, teminat mektuplarının iade edilmesine ilişkin 2 aylık sürenin hesabında dikkate alınmaz. Bu süreler içinde eksikliklerin/olumsuzlukların giderilmemesi halinde haksız iade edilen tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sanayi sicil belgesi bulunması halinde, Kapasite raporunun sonradan alınması hali]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1208</link>
			<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 14:37:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1208</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Sanayi sicil belgenizin bulunması halinde, kapasite raporu daha sonra alınsa bile tecil-terkin uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İhraç kayıtlı teslimlerden sonra alınan kapasite raporu hk.<br />
<br />
Tarih	:	17.04.2017<br />
Yayın Dönemi	:	Ocak 2019<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
Sayı: 50426076-130[11-2016/20-1299]-14128<br />
 <br />
Tarih: 17.04.2017<br />
<br />
Konu: İhraç kayıtlı teslimlerden sonra alınan kapasite raporu hk.<br />
<br />
   İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; 28/04/2015 ve 11/05/2015 tarihlerinde yaptığınız ihraç kayıtlı teslimleriniz nedeniyle 2015/04,05 dönemlerine ilişkin tecil-terkin ve iade talebinde bulunduğunuz, sanayi sicil belgenizin 29/12/2014 tarihli olduğu, ancak kapasite raporunuzun ihraç kayıtlı satışlarınızdan sonraki bir tarih olan 01.07.2015 tarihinde alındığı belirtilerek, tecil-terkin ve iade talebinizin yerine getirilip getirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.<br />
<br />
   KDV Kanununun 11/1-c maddesinde; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı hüküm altına alınmıştır.  <br />
<br />
   Konuyla ilgili olarak 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II-A/8.) bölümünde; tecil-terkin uygulamasından yararlanabilecek imalatçılarda aranan şartlar belirlenmiş olup, imalatçının sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesine haiz olması, ilgili meslek teşekkülüne kayıtlı olması ve sanayi sicil belgesinde yer alan üretim konusunda gerekli araç parkına sahip olunması gerektiği, imalatçı kapsamına girmeyen mükelleflerin tecil-terkin uygulamasından yararlanamayacakları ancak, diğer şartları taşımakla beraber, sadece sanayi sicil belgesine sahip olmayan mükelleflerden, ilgili kuruma başvuran ve bu kurumdan söz konusu belgenin verileceğine ilişkin olumlu görüş alanların da, sanayi sicil belgesi verilmesi beklenilmeden tecil-terkin uygulamasından yararlanabilecekleri, ilgili Kurumdan olumlu görüş alan mükelleflerin, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki dönemlerde (ilgili kuruma başvuru tarihinden sonraki) diğer tüm şartları taşıdığının ilgili vergi dairesince tespit edilmesi kaydıyla, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki söz konusu teslimlerinde de tecil-terkin uygulamasından yararlandırılmalarının mümkün olduğu ifade edilmiştir.<br />
<br />
   Buna göre; ihraç kayıtlı satışlarınızın yapıldığı tarihte sanayi sicil belgenizin bulunması halinde, kapasite raporu daha sonra alınsa bile tecil-terkin uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
   Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Sanayi sicil belgenizin bulunması halinde, kapasite raporu daha sonra alınsa bile tecil-terkin uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İhraç kayıtlı teslimlerden sonra alınan kapasite raporu hk.<br />
<br />
Tarih	:	17.04.2017<br />
Yayın Dönemi	:	Ocak 2019<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
Sayı: 50426076-130[11-2016/20-1299]-14128<br />
 <br />
Tarih: 17.04.2017<br />
<br />
Konu: İhraç kayıtlı teslimlerden sonra alınan kapasite raporu hk.<br />
<br />
   İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; 28/04/2015 ve 11/05/2015 tarihlerinde yaptığınız ihraç kayıtlı teslimleriniz nedeniyle 2015/04,05 dönemlerine ilişkin tecil-terkin ve iade talebinde bulunduğunuz, sanayi sicil belgenizin 29/12/2014 tarihli olduğu, ancak kapasite raporunuzun ihraç kayıtlı satışlarınızdan sonraki bir tarih olan 01.07.2015 tarihinde alındığı belirtilerek, tecil-terkin ve iade talebinizin yerine getirilip getirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.<br />
<br />
   KDV Kanununun 11/1-c maddesinde; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı hüküm altına alınmıştır.  <br />
<br />
   Konuyla ilgili olarak 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II-A/8.) bölümünde; tecil-terkin uygulamasından yararlanabilecek imalatçılarda aranan şartlar belirlenmiş olup, imalatçının sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesine haiz olması, ilgili meslek teşekkülüne kayıtlı olması ve sanayi sicil belgesinde yer alan üretim konusunda gerekli araç parkına sahip olunması gerektiği, imalatçı kapsamına girmeyen mükelleflerin tecil-terkin uygulamasından yararlanamayacakları ancak, diğer şartları taşımakla beraber, sadece sanayi sicil belgesine sahip olmayan mükelleflerden, ilgili kuruma başvuran ve bu kurumdan söz konusu belgenin verileceğine ilişkin olumlu görüş alanların da, sanayi sicil belgesi verilmesi beklenilmeden tecil-terkin uygulamasından yararlanabilecekleri, ilgili Kurumdan olumlu görüş alan mükelleflerin, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki dönemlerde (ilgili kuruma başvuru tarihinden sonraki) diğer tüm şartları taşıdığının ilgili vergi dairesince tespit edilmesi kaydıyla, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki söz konusu teslimlerinde de tecil-terkin uygulamasından yararlandırılmalarının mümkün olduğu ifade edilmiştir.<br />
<br />
   Buna göre; ihraç kayıtlı satışlarınızın yapıldığı tarihte sanayi sicil belgenizin bulunması halinde, kapasite raporu daha sonra alınsa bile tecil-terkin uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
   Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KDV İADE İŞLEMLERİNDE VERGİ DAİRESİ TARAFINDAN YAPILAN YOKLAMA]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1207</link>
			<pubDate>Tue, 25 Jan 2022 23:37:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1207</guid>
			<description><![CDATA[KDV İADE İŞLEMLERİNDE VERGİ DAİRESİ TARAFINDAN YAPILAN YOKLAMA<br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 127. maddesinde yoklamadan maksadın; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olduğu açıklanmıştır.<br />
<br />
<br />
KDV İadelerinde Yoklama İşlemlerine ilişkin bilgilere 26.04.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Yoklama ve Değerlendirme” başlıklı IV/D.7 bölümünde yer verilmiştir.<br />
<br />
İlk defa iade talebinde bulunan mükellefler ile iade taleplerinde kayda değer bir artış olan mükelleflerin iade talepleri, gerekli belgelerin elektronik ortamda gönderilmesi ve/veya vergi dairesine verilmesinden sonra, vergi dairesince yapılacak yoklama ve değerlendirme sonunda yerine getirilir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Daha önce hakkında, KDV iadesi ile ilgili olumlu vergi inceleme raporu bulunan ve bu raporlara göre herhangi bir ceza uygulanmaksızın vergi iadesi yapılan mükellefler hakkında yoklama yapılmaz. Aynı şekilde mükelleflerin YMM tam tasdik sözleşmesi bulunan takvim yılına ilişkin iade taleplerine bağlı olarak yoklama yapılmaz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KDV İADE İŞLEMLERİNDE VERGİ DAİRESİ TARAFINDAN YAPILAN YOKLAMA<br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 127. maddesinde yoklamadan maksadın; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olduğu açıklanmıştır.<br />
<br />
<br />
KDV İadelerinde Yoklama İşlemlerine ilişkin bilgilere 26.04.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Yoklama ve Değerlendirme” başlıklı IV/D.7 bölümünde yer verilmiştir.<br />
<br />
İlk defa iade talebinde bulunan mükellefler ile iade taleplerinde kayda değer bir artış olan mükelleflerin iade talepleri, gerekli belgelerin elektronik ortamda gönderilmesi ve/veya vergi dairesine verilmesinden sonra, vergi dairesince yapılacak yoklama ve değerlendirme sonunda yerine getirilir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Daha önce hakkında, KDV iadesi ile ilgili olumlu vergi inceleme raporu bulunan ve bu raporlara göre herhangi bir ceza uygulanmaksızın vergi iadesi yapılan mükellefler hakkında yoklama yapılmaz. Aynı şekilde mükelleflerin YMM tam tasdik sözleşmesi bulunan takvim yılına ilişkin iade taleplerine bağlı olarak yoklama yapılmaz]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[7326 sayılı kanun STOK AFFI KAYITLARDA OLMAYAN STOK ALIMI KDV İNDİRİMİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1198</link>
			<pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:09:17 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1198</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">7326 sayılı kanun STOK AFFINNDAN YARARLANARAK KAYITLARDA OLMAYAN EMTİA ALIMI NEDENİYLE ÖDENEN  KDV'NİN İADEYE KONU EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN<br />
7326 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ<br />
(SERİ NO: 1)</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;">5-	Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İade Konusu Yapılıp Yapılamayacağı<br />
3065 sayılı Kanunun 29/2 ve 32 nci maddeleri uyarınca, söz konusu maddelerde belirtilen işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri hâlinde iade konusu yapılabilmektedir.<br />
Bu çerçevede, 7326 sayılı Kanunun 6 nci maddesinden faydalanarak, kayıtlarda yer almayan emtia dolayısıyla hesapladıkları KDV’yi bu Tebliğin (VI/A-4) bölümünde belirtildiği şekilde beyan edip ödeyen ve bu vergiyi indirim hesaplarına intikal ettiren mükellefler tarafından, beyana konu emtianın, 3065 sayılı Kanun uygulamasında iade hakkı tanınan işlemlerde kullanılması durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarına alınan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabında dikkate alınması ve dolayısıyla iade konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Ancak 7326 sayılı Kanunun 6 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında teslimleri KDV’den istisna bulunan basılı kitap ve süreli yayınlar için beyan edilen, ödenen ve indirim konusu yapılan KDV’nin iade konusu yapılması mümkün değildir.<br />
Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle bahse konu uygulama kapsamında beyan edilerek sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmadığından, bu verginin iadesi de söz konusu olmayacaktır.<br />
</span><br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">AÇIKLAMA; </span></span></span><br />
1- Kayıtlarda olmayan emtia alımı için ödenen kdv indirim konusu yapılabilir, ve İADE ye konu edilebilir.<br />
2- İadeye konu edilebilmesi için kdv'nin ödemiş olması ve indirim hesaplarına aktırılmış olması şarttır.<br />
3- Ödenmeyen kdv nedeniyle stok affından doğan hak kaybolmaz. Zamanında ödenmeyen kdv 6183 sk. göre gecikme zammıyla ödendiği dönemde indirim hesaplarına alınır ve iadeye konu edilebilir. <br />
4- Kayıtlarda olmayan demirbaş, makine ve techizat için ödenen kdv indirim konusu yapılmaz, iadeye konu edilmez.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">7326 sayılı kanun STOK AFFINNDAN YARARLANARAK KAYITLARDA OLMAYAN EMTİA ALIMI NEDENİYLE ÖDENEN  KDV'NİN İADEYE KONU EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN<br />
7326 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ<br />
(SERİ NO: 1)</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;">5-	Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İade Konusu Yapılıp Yapılamayacağı<br />
3065 sayılı Kanunun 29/2 ve 32 nci maddeleri uyarınca, söz konusu maddelerde belirtilen işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri hâlinde iade konusu yapılabilmektedir.<br />
Bu çerçevede, 7326 sayılı Kanunun 6 nci maddesinden faydalanarak, kayıtlarda yer almayan emtia dolayısıyla hesapladıkları KDV’yi bu Tebliğin (VI/A-4) bölümünde belirtildiği şekilde beyan edip ödeyen ve bu vergiyi indirim hesaplarına intikal ettiren mükellefler tarafından, beyana konu emtianın, 3065 sayılı Kanun uygulamasında iade hakkı tanınan işlemlerde kullanılması durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarına alınan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabında dikkate alınması ve dolayısıyla iade konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Ancak 7326 sayılı Kanunun 6 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında teslimleri KDV’den istisna bulunan basılı kitap ve süreli yayınlar için beyan edilen, ödenen ve indirim konusu yapılan KDV’nin iade konusu yapılması mümkün değildir.<br />
Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle bahse konu uygulama kapsamında beyan edilerek sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmadığından, bu verginin iadesi de söz konusu olmayacaktır.<br />
</span><br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">AÇIKLAMA; </span></span></span><br />
1- Kayıtlarda olmayan emtia alımı için ödenen kdv indirim konusu yapılabilir, ve İADE ye konu edilebilir.<br />
2- İadeye konu edilebilmesi için kdv'nin ödemiş olması ve indirim hesaplarına aktırılmış olması şarttır.<br />
3- Ödenmeyen kdv nedeniyle stok affından doğan hak kaybolmaz. Zamanında ödenmeyen kdv 6183 sk. göre gecikme zammıyla ödendiği dönemde indirim hesaplarına alınır ve iadeye konu edilebilir. <br />
4- Kayıtlarda olmayan demirbaş, makine ve techizat için ödenen kdv indirim konusu yapılmaz, iadeye konu edilmez.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[e-fatura yerine kağıt fatura düzenlenmesi kdv'nin indirim konu yapılması]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1173</link>
			<pubDate>Tue, 02 Mar 2021 16:27:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1173</guid>
			<description><![CDATA[41931384-105[Mük.257-2014-11]-73<br />
Tarih: <br />
24/11/2015<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
SAKARYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
41931384-105[Mük.257-2014-11]-73<br />
<br />
24/11/2015<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Elektronik ortamda düzenlenmesi gerekirken kağıt ortamda düzenlenen faturanın KDV ve gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz  ile, şirketinizin elektronik fatura düzenleme gerekliliği taşıyan imalatçı ve ihracatçı firma olduğunu, mal veya hizmet temin ettiğiniz ve elektronik fatura sisteminde bulunan firmalardan alımlarınızın bulunduğunu, ihracat KDV İadelerine ilişkin çalışmalarınız sırasında, şirketinize elektronik fatura düzenlemesi gerektiği halde, kağıt ortamında fatura düzenleyen firmaların olduğunun  anlaşıldığını, 421 Seri No.lu Tebliği elektronik fatura düzenlemesi gerektiği halde düzenlemeyen firmalara ilişkin düzenlemeyi esas aldığından, şirketinize elektronik fatura düzenlemesi gerektiği halde kağıt ortamında fatura düzenlediği sonradan anlaşılan firmalardan alınan kağıt ortamında düzenlenen faturaların geçerli olup olmayacağı, söz konusu faturalarda yer alan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı,indirim hesaplarından çıkartılması gerekip gerekmediği hususlarında Başkanlığımız görüşü istenilmiştir.<br />
<br />
           Bilindiği üzere; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri "safi kurum kazancı" üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde ise Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı ve zirai faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetlerinden doğan kazançlarının tespitinde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fıkra hükmünün uygulanacağı hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddelerine ilişkin hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
            Bu hükümler uyarınca, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.<br />
<br />
            Bilindiği üzere; ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası geçerli olup, bir giderin safı kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmiş olması, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması ve yasal kayıtlarda izlenmesi, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir.<br />
<br />
            Ayrıca, Vergi Usul Kanununun " Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3 üncü maddesinin (B) bendinde  vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğu ve  vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
           Bununla birlikte 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun " Vergi İndirimi" başlıklı 29. maddesinde;<br />
<br />
 <br />
<br />
            "1. Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilirler:<br />
<br />
 <br />
<br />
a) Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi,<br />
<br />
 <br />
<br />
b) İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi,<br />
<br />
 <br />
<br />
c)Götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin, çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi,<br />
<br />
 <br />
<br />
            2.  Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden  temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya  tamamen ya da  amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.<br />
<br />
 <br />
<br />
           3.  İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir." şeklinde hükümlere yer verilmiştir.<br />
<br />
            Diğer taraftan, Vergi Usul Kanunu'nun Mükerrer 242 nci maddesinin 2 numaralı fıkrası ile Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan 397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anonim ve limited şirketlerin elektronik fatura oluşturmalarına, alıcısına iletmelerine, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmelerine izin verilmiş olup, anılan Tebliğin 4 üncü  bölümünün   416   Sıra   Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değiştirilmesi neticesinde ise   213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232 nci maddesi kapsamında fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere (gerçek ve tüzel kişilere) belirli usul ve esaslar çerçevesinde elektronik fatura uygulamasından yararlanma hakkı tanınmış olup, ayrıca 421 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bazı mükellef gruplarına elektronik defter tutma ve elektronik fatura uygulamasına dahil olma zorunluluğu getirilmiştir.<br />
<br />
            Söz konusu Tebliğin, "3. Elektronik Defter ve Elektronik Fatura Zorunluluğu" başlıklı kısmının "3.1. Kapsama Giren Mükellefler" alt başlıklı bölümünde;<br />
<br />
           " 3.1.1. Yukarıda yer verilen yetkilere istinaden Bakanlığımızca aşağıda sayılan mükellef gruplarına elektronik defter tutma ve elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilmiştir.<br />
<br />
            a) 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 25 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.<br />
<br />
            b) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenler ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 10 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.<br />
<br />
            3.1.3. Bu Tebliğ veya 397 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında elektronik fatura uygulamasından yararlanan mükelleflerin birbirlerine yapmış oldukları mal teslimi veya hizmet ifaları için elektronik fatura düzenlemeleri zorunludur.         <br />
<br />
            3.1.4. Elektronik Fatura Uygulamasından yararlanan kayıtlı kullanıcıların güncel listesi <a href="http://www.efatura.gov.tr" target="_blank">http://www.efatura.gov.tr</a> internet adresinden yayımlanacaktır.<br />
<br />
            3.1.5. Elektronik Fatura Uygulamasından yararlanan mükellefler fatura düzenlemeden önce muhatabın <a href="http://www.efatura.gov.tr" target="_blank">http://www.efatura.gov.tr</a> internet adresinde yer alan kayıtlı kullanıcı listesine kayıtlı olup olmadığını kontrol edecekler, kayıtlı kullanıcı ise elektronik fatura, kayıtlı kullanıcı değilse kâğıt fatura düzenleyeceklerdir.<br />
<br />
            3.1.6. Bu Tebliğ kapsamındaki mükelleflerden mal veya hizmet alan ve belirlenen hadlerin altında kalan mükelleflerin de istemeleri halinde elektronik defter ve elektronik fatura uygulamalarından yararlanabilecekleri tabiidir." açıklamalara yer verilmiştir.<br />
<br />
            Aynı Tebliğin; "Sorumluluk ve Cezai Yaptırımlar" başlıklı 5'inci bölümünün 5.4 bendinde "Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükümlerine yer almaktayken,  bu kısım 448 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 4/4/2015 tarihinden itibaren kaldırılmış ve 447 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 4/4/2015 tarihinden geçerli olmak üzere 397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin " 9. Sorumluluk ve Cezai Müeyyideler" başlıklı bölümü yeniden düzenlenmiş ve " Elektronik fatura uygulamasına dâhil olan mükelleflerin elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere düzenleyecekleri faturaların elektronik fatura olması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Vergi Usul Kanununda öngörülen cezai hükümler uygulanacaktır." hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
            Bununla birlikte ; 213 Sayılı VUK Kanununun mükerrer 242 nci maddesi uyarınca elektronik bir belge niteliğinde olan elektronik faturanın taraflarca düzenlenmesi ve alınması mecburiyeti bulunmakta olup, Vergi Usul Kanununda ve diğer vergi kanunlarında faturaya ilişkin olarak yer alan hükümler elektronik fatura için de geçerlidir.<br />
<br />
            Anılan Kanunun, 231 inci maddesinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 353 üncü maddesinin birinci bendinde ise fatura düzenlememe ve almama fiillerine kesilecek özel usulsüzlük cezası hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
            Buna göre; elektronik fatura düzenlenmesi gerektiği halde kağıt ortamında fatura düzenlenmiş olması, Vergi Usul Kanununda öngörülen ceza hükümlerinin uygulanmasını gerektirmekle birlikte, fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının yapılmadığı anlamına gelmeyeceğinden mal teslimi veya hizmetin ifa edilmiş olması ile Katma Değer Vergisi açısından vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir. Ayrıca fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik bulunan ve karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş ve maliyete dahil edilecek mahiyette olmaması durumunda da faturaya konu tutarın kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi ve faturada gösterilen KDV nin 3065 sayılı KDV Kanununu 29. maddesinde belirtilen şartları taşıması şartıyla sözkonusu KDV nin indirim olarak dikkate alınması 213 sayılı VUK un 3. maddesi gereğidir.<br />
<br />
         Bu nedenle; vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğundan; gerçek bir işleme (mal teslimi veya hizmet ifası) dayanan harcamaların elektronik ortamda düzenlenen fatura yerine kağıt ortamında düzenlenen fatura ile tevsik edilmesinin, Vergi Usul Kanununda öngörülen cezai hükümlerin uygulanması haricinde safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasına ve faturada gösterilen ve KDV  Kanununun 29. maddesinde belirtilen şartları taşıyan KDV nin indirimine engel olmadığı tabiidir.<br />
<br />
            Diğer taraftan, kağıt ortamında bir fatura düzenlense bile, zorunluluk kapsamındaki mükelleflerin düzenlemesi gereken asıl belge olan e-faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde düzenlenmemiş olması durumunda, düzenlenmeyen efatura için bu belgeyi düzenlemek ve almak zorunda olanlara Kanunun 353 üncü maddesinin birinci bendine göre özel usulsüzlük cezasının kesilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
              Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[41931384-105[Mük.257-2014-11]-73<br />
Tarih: <br />
24/11/2015<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
SAKARYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
41931384-105[Mük.257-2014-11]-73<br />
<br />
24/11/2015<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Elektronik ortamda düzenlenmesi gerekirken kağıt ortamda düzenlenen faturanın KDV ve gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz  ile, şirketinizin elektronik fatura düzenleme gerekliliği taşıyan imalatçı ve ihracatçı firma olduğunu, mal veya hizmet temin ettiğiniz ve elektronik fatura sisteminde bulunan firmalardan alımlarınızın bulunduğunu, ihracat KDV İadelerine ilişkin çalışmalarınız sırasında, şirketinize elektronik fatura düzenlemesi gerektiği halde, kağıt ortamında fatura düzenleyen firmaların olduğunun  anlaşıldığını, 421 Seri No.lu Tebliği elektronik fatura düzenlemesi gerektiği halde düzenlemeyen firmalara ilişkin düzenlemeyi esas aldığından, şirketinize elektronik fatura düzenlemesi gerektiği halde kağıt ortamında fatura düzenlediği sonradan anlaşılan firmalardan alınan kağıt ortamında düzenlenen faturaların geçerli olup olmayacağı, söz konusu faturalarda yer alan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı,indirim hesaplarından çıkartılması gerekip gerekmediği hususlarında Başkanlığımız görüşü istenilmiştir.<br />
<br />
           Bilindiği üzere; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri "safi kurum kazancı" üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde ise Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı ve zirai faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetlerinden doğan kazançlarının tespitinde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fıkra hükmünün uygulanacağı hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddelerine ilişkin hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
            Bu hükümler uyarınca, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.<br />
<br />
            Bilindiği üzere; ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası geçerli olup, bir giderin safı kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmiş olması, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması ve yasal kayıtlarda izlenmesi, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir.<br />
<br />
            Ayrıca, Vergi Usul Kanununun " Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3 üncü maddesinin (B) bendinde  vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğu ve  vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
           Bununla birlikte 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun " Vergi İndirimi" başlıklı 29. maddesinde;<br />
<br />
 <br />
<br />
            "1. Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilirler:<br />
<br />
 <br />
<br />
a) Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi,<br />
<br />
 <br />
<br />
b) İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi,<br />
<br />
 <br />
<br />
c)Götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin, çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi,<br />
<br />
 <br />
<br />
            2.  Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden  temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya  tamamen ya da  amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.<br />
<br />
 <br />
<br />
           3.  İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir." şeklinde hükümlere yer verilmiştir.<br />
<br />
            Diğer taraftan, Vergi Usul Kanunu'nun Mükerrer 242 nci maddesinin 2 numaralı fıkrası ile Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan 397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anonim ve limited şirketlerin elektronik fatura oluşturmalarına, alıcısına iletmelerine, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmelerine izin verilmiş olup, anılan Tebliğin 4 üncü  bölümünün   416   Sıra   Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değiştirilmesi neticesinde ise   213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232 nci maddesi kapsamında fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere (gerçek ve tüzel kişilere) belirli usul ve esaslar çerçevesinde elektronik fatura uygulamasından yararlanma hakkı tanınmış olup, ayrıca 421 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bazı mükellef gruplarına elektronik defter tutma ve elektronik fatura uygulamasına dahil olma zorunluluğu getirilmiştir.<br />
<br />
            Söz konusu Tebliğin, "3. Elektronik Defter ve Elektronik Fatura Zorunluluğu" başlıklı kısmının "3.1. Kapsama Giren Mükellefler" alt başlıklı bölümünde;<br />
<br />
           " 3.1.1. Yukarıda yer verilen yetkilere istinaden Bakanlığımızca aşağıda sayılan mükellef gruplarına elektronik defter tutma ve elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilmiştir.<br />
<br />
            a) 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 25 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.<br />
<br />
            b) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenler ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 10 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.<br />
<br />
            3.1.3. Bu Tebliğ veya 397 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında elektronik fatura uygulamasından yararlanan mükelleflerin birbirlerine yapmış oldukları mal teslimi veya hizmet ifaları için elektronik fatura düzenlemeleri zorunludur.         <br />
<br />
            3.1.4. Elektronik Fatura Uygulamasından yararlanan kayıtlı kullanıcıların güncel listesi <a href="http://www.efatura.gov.tr" target="_blank">http://www.efatura.gov.tr</a> internet adresinden yayımlanacaktır.<br />
<br />
            3.1.5. Elektronik Fatura Uygulamasından yararlanan mükellefler fatura düzenlemeden önce muhatabın <a href="http://www.efatura.gov.tr" target="_blank">http://www.efatura.gov.tr</a> internet adresinde yer alan kayıtlı kullanıcı listesine kayıtlı olup olmadığını kontrol edecekler, kayıtlı kullanıcı ise elektronik fatura, kayıtlı kullanıcı değilse kâğıt fatura düzenleyeceklerdir.<br />
<br />
            3.1.6. Bu Tebliğ kapsamındaki mükelleflerden mal veya hizmet alan ve belirlenen hadlerin altında kalan mükelleflerin de istemeleri halinde elektronik defter ve elektronik fatura uygulamalarından yararlanabilecekleri tabiidir." açıklamalara yer verilmiştir.<br />
<br />
            Aynı Tebliğin; "Sorumluluk ve Cezai Yaptırımlar" başlıklı 5'inci bölümünün 5.4 bendinde "Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükümlerine yer almaktayken,  bu kısım 448 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 4/4/2015 tarihinden itibaren kaldırılmış ve 447 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 4/4/2015 tarihinden geçerli olmak üzere 397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin " 9. Sorumluluk ve Cezai Müeyyideler" başlıklı bölümü yeniden düzenlenmiş ve " Elektronik fatura uygulamasına dâhil olan mükelleflerin elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere düzenleyecekleri faturaların elektronik fatura olması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Vergi Usul Kanununda öngörülen cezai hükümler uygulanacaktır." hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
            Bununla birlikte ; 213 Sayılı VUK Kanununun mükerrer 242 nci maddesi uyarınca elektronik bir belge niteliğinde olan elektronik faturanın taraflarca düzenlenmesi ve alınması mecburiyeti bulunmakta olup, Vergi Usul Kanununda ve diğer vergi kanunlarında faturaya ilişkin olarak yer alan hükümler elektronik fatura için de geçerlidir.<br />
<br />
            Anılan Kanunun, 231 inci maddesinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 353 üncü maddesinin birinci bendinde ise fatura düzenlememe ve almama fiillerine kesilecek özel usulsüzlük cezası hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
            Buna göre; elektronik fatura düzenlenmesi gerektiği halde kağıt ortamında fatura düzenlenmiş olması, Vergi Usul Kanununda öngörülen ceza hükümlerinin uygulanmasını gerektirmekle birlikte, fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının yapılmadığı anlamına gelmeyeceğinden mal teslimi veya hizmetin ifa edilmiş olması ile Katma Değer Vergisi açısından vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir. Ayrıca fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik bulunan ve karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş ve maliyete dahil edilecek mahiyette olmaması durumunda da faturaya konu tutarın kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi ve faturada gösterilen KDV nin 3065 sayılı KDV Kanununu 29. maddesinde belirtilen şartları taşıması şartıyla sözkonusu KDV nin indirim olarak dikkate alınması 213 sayılı VUK un 3. maddesi gereğidir.<br />
<br />
         Bu nedenle; vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğundan; gerçek bir işleme (mal teslimi veya hizmet ifası) dayanan harcamaların elektronik ortamda düzenlenen fatura yerine kağıt ortamında düzenlenen fatura ile tevsik edilmesinin, Vergi Usul Kanununda öngörülen cezai hükümlerin uygulanması haricinde safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasına ve faturada gösterilen ve KDV  Kanununun 29. maddesinde belirtilen şartları taşıyan KDV nin indirimine engel olmadığı tabiidir.<br />
<br />
            Diğer taraftan, kağıt ortamında bir fatura düzenlense bile, zorunluluk kapsamındaki mükelleflerin düzenlemesi gereken asıl belge olan e-faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde düzenlenmemiş olması durumunda, düzenlenmeyen efatura için bu belgeyi düzenlemek ve almak zorunda olanlara Kanunun 353 üncü maddesinin birinci bendine göre özel usulsüzlük cezasının kesilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
              Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İhraç kayıtlı satışta Gümrük Beyannamesinde imalatçı firmanın yanlış yazılması Hk]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1172</link>
			<pubDate>Wed, 17 Feb 2021 13:36:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1172</guid>
			<description><![CDATA[T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
Tekirdağ Vergi Dairesi Başkanlığı<br />
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü	 <br />
 <br />
<br />
 	TARİH	:	07.04.2011<br />
SAYI	:	B.07.1.GİB.4.59.15.01-KDV-25-2010-11<br />
KONU	:	İhraç kayıtlı satışta Gümrük Beyannamesinde imalatçı firmanın yanlış yazılması Hk.<br />
…<br />
<br />
İLGİ: …<br />
<br />
İlgi dilekçenizde, firmanızın 27.07.2009 tarih ve 637329 numaralı faturası ile … Vergi Dairesinin … vergi kimlik numaralı mükellefi … A.Ş.'ye ihraç kayıtlı olarak sattığı fırınların … tarihli … sayılı Gümrük Beyannamesi ile yurtdışı edildiği, ancak gümrük beyannamesinde ihraç konusu fırınların üretici firmasının sehven … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Şti. olarak ve gümrük beyannamesinin kapanmış olması nedeni ile yanlışlığın gümrük beyannamesi üzerinde düzelttirilemediği belirtilmekte, söz konusu iadeye ilişkin yapılacak işlem hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.<br />
<br />
Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-c maddesi ile ihracatçılara KDV ödemeksizin imalatçılardan mal temin etme imkanı getirilmiş, konuyla ilgili olarak yayımlanan Genel Tebliğlerle de uygulamanın usul ve esasları belirlenmiştir. Bu kapsamda imalatçılar tarafından, imal ettikleri mallardan ihraç edilmek kaydıyla ihracatçılara yapılan teslimler nedeniyle hesaplanan KDV ihracatçılar tarafından ödenmemektedir.<br />
<br />
İmalatçılar tarafından ihraç edilmek üzere teslim edilen malın ihraç edildiğini gösteren gümrük beyannamesinin vergi dairelerine ibraz edilmesi zorunludur.<br />
<br />
99 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin 4. bölümünde, imalatçıların ihraç kaydıyla teslim ettikleri malların ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan onaylı bir yazı alacakları, vergi dairelerinin gümrük beyannamesinin aslı veya noter, YMM ya da gümrük idaresince onaylı örneği ile birlikte ibraz edilecek bu yazıya istinaden imalatçıların terkin ve iade işlemlerini yerine getirecekleri belirtilmiştir. Ancak, Tebliğde gümrük beyannamesinde imalatçı adının yanlış yazılmasına ilişkin bir açıklama yer almamaktadır.<br />
<br />
Öte yandan, 213 sayılı VUK.nun 3. maddesinin (B) fıkrasında;<br />
<br />
 <br />
<br />
"Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu"<br />
Hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Buna göre, ihracatçı … A.Ş. tarafından … tarih, … No.lu gümrük beyannamesi ile yurt dışı edilen malların Firmanızın … tarih ve … numaralı faturası ile teslim edilen mallar olduğunun vergi inceleme raporu veya <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">özel amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi şartıyla söz konusu ihraç kayıtlı teslime ilişkin iade talebinin sonuçlandırılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
Tekirdağ Vergi Dairesi Başkanlığı<br />
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü	 <br />
 <br />
<br />
 	TARİH	:	07.04.2011<br />
SAYI	:	B.07.1.GİB.4.59.15.01-KDV-25-2010-11<br />
KONU	:	İhraç kayıtlı satışta Gümrük Beyannamesinde imalatçı firmanın yanlış yazılması Hk.<br />
…<br />
<br />
İLGİ: …<br />
<br />
İlgi dilekçenizde, firmanızın 27.07.2009 tarih ve 637329 numaralı faturası ile … Vergi Dairesinin … vergi kimlik numaralı mükellefi … A.Ş.'ye ihraç kayıtlı olarak sattığı fırınların … tarihli … sayılı Gümrük Beyannamesi ile yurtdışı edildiği, ancak gümrük beyannamesinde ihraç konusu fırınların üretici firmasının sehven … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Şti. olarak ve gümrük beyannamesinin kapanmış olması nedeni ile yanlışlığın gümrük beyannamesi üzerinde düzelttirilemediği belirtilmekte, söz konusu iadeye ilişkin yapılacak işlem hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.<br />
<br />
Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-c maddesi ile ihracatçılara KDV ödemeksizin imalatçılardan mal temin etme imkanı getirilmiş, konuyla ilgili olarak yayımlanan Genel Tebliğlerle de uygulamanın usul ve esasları belirlenmiştir. Bu kapsamda imalatçılar tarafından, imal ettikleri mallardan ihraç edilmek kaydıyla ihracatçılara yapılan teslimler nedeniyle hesaplanan KDV ihracatçılar tarafından ödenmemektedir.<br />
<br />
İmalatçılar tarafından ihraç edilmek üzere teslim edilen malın ihraç edildiğini gösteren gümrük beyannamesinin vergi dairelerine ibraz edilmesi zorunludur.<br />
<br />
99 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin 4. bölümünde, imalatçıların ihraç kaydıyla teslim ettikleri malların ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan onaylı bir yazı alacakları, vergi dairelerinin gümrük beyannamesinin aslı veya noter, YMM ya da gümrük idaresince onaylı örneği ile birlikte ibraz edilecek bu yazıya istinaden imalatçıların terkin ve iade işlemlerini yerine getirecekleri belirtilmiştir. Ancak, Tebliğde gümrük beyannamesinde imalatçı adının yanlış yazılmasına ilişkin bir açıklama yer almamaktadır.<br />
<br />
Öte yandan, 213 sayılı VUK.nun 3. maddesinin (B) fıkrasında;<br />
<br />
 <br />
<br />
"Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu"<br />
Hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Buna göre, ihracatçı … A.Ş. tarafından … tarih, … No.lu gümrük beyannamesi ile yurt dışı edilen malların Firmanızın … tarih ve … numaralı faturası ile teslim edilen mallar olduğunun vergi inceleme raporu veya <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">özel amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi şartıyla söz konusu ihraç kayıtlı teslime ilişkin iade talebinin sonuçlandırılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İHRAÇ KAYITLI SATIŞLARIN İADE EDİLMESİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1161</link>
			<pubDate>Wed, 19 Aug 2020 17:43:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1161</guid>
			<description><![CDATA[1-İHRAÇ KAYITLI SATIŞLARIN İHRACATCI TARAFINDAN <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">SATIŞIN YAPILDIĞI AYNI VERGİLENDİRME DÖNEMİNDE</span></span> İADE EDİLMESİ.<br />
<br />
T.C.<br />
İSTANBUL VALİLİĞİ<br />
İl Defterdarlığı<br />
Katma Değer Vergisi Gelir<br />
Müdürlüğü<br />
TARİH : 30.04.2003<br />
SAYI : KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.11.2185<br />
KONU : İhraç kayıtlı satılan malın iadesinde KDV’nin<br />
 ne şekilde beyan edileceği.<br />
<br />
……………… TİC LTD ŞTİ<br />
<br />
Öte yandan, ihraç kaydıyla teslim edilen <span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: bold;">malların teslim edildiği vergilendirme döneminde<br />
ihracatçı tarafından iade edilmesi halind</span></span>e<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"> 35. maddedeki şartlar dahilinde düzeltme<br />
işlemleri yapılacak iadenin daha sonraki dönemlerde yapılması halinde ise fatura<br />
düzenlenecek ve düzenlenen faturada %18 KDV hesaplanacaktır.</span></span> Hesaplanan bu KDV<br />
tarafınızdan ödenerek takvim yılı aşılmamak kaydıyla kanuni defterlerinize kaydedildiği<br />
dönemde indirim konusu yapılabilecektir. <br />
<br />
İmalatçının muhasebe kayıtları:<br />
------------------------------- 03.10.2014 ----------------------------------<br />
120 ALICILAR 100.000<br />
192 DİĞER KDV 18.000<br />
................600 YURT İÇİ SATIŞLAR 100.000<br />
................391 HESAPLANAN KDV 18.000<br />
İhraç kayıtlı teslime ait faturanın muhasebesi<br />
----------------------------- 21.10.2014 ------------------------------------<br />
610 SATIŞTAN İADELER 100.000<br />
191 İNDİRİLECEK KDV 18.000<br />
..............................120 ALICILAR 100.000<br />
..............................192 DİĞER KDV 18.000<br />
İhraç kayıtlı teslim edilen malın iade faturasının muhasebesi<br />
---------------------------------- / -------------------------------------------<br />
İhracatçının muhasebe kayıtları<br />
-------------------------------- 03.10.2014----------------------------------<br />
153 TİCARİ MALLAR 100.000<br />
............................320 SATICILAR 100.000<br />
İhraç kaydıyla alınan malın muhasebesi<br />
---------------------------- 21.10.2014-------------------------------------<br />
320 SATICILAR 100.000<br />
............................153 TİCARİ MALLAR 100.000<br />
İhraç kaydıyla alınan malın iadesi<br />
-------------------------------------- / ---------------------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1-İHRAÇ KAYITLI SATIŞLARIN İHRACATCI TARAFINDAN <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">SATIŞIN YAPILDIĞI AYNI VERGİLENDİRME DÖNEMİNDE</span></span> İADE EDİLMESİ.<br />
<br />
T.C.<br />
İSTANBUL VALİLİĞİ<br />
İl Defterdarlığı<br />
Katma Değer Vergisi Gelir<br />
Müdürlüğü<br />
TARİH : 30.04.2003<br />
SAYI : KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.11.2185<br />
KONU : İhraç kayıtlı satılan malın iadesinde KDV’nin<br />
 ne şekilde beyan edileceği.<br />
<br />
……………… TİC LTD ŞTİ<br />
<br />
Öte yandan, ihraç kaydıyla teslim edilen <span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: bold;">malların teslim edildiği vergilendirme döneminde<br />
ihracatçı tarafından iade edilmesi halind</span></span>e<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"> 35. maddedeki şartlar dahilinde düzeltme<br />
işlemleri yapılacak iadenin daha sonraki dönemlerde yapılması halinde ise fatura<br />
düzenlenecek ve düzenlenen faturada %18 KDV hesaplanacaktır.</span></span> Hesaplanan bu KDV<br />
tarafınızdan ödenerek takvim yılı aşılmamak kaydıyla kanuni defterlerinize kaydedildiği<br />
dönemde indirim konusu yapılabilecektir. <br />
<br />
İmalatçının muhasebe kayıtları:<br />
------------------------------- 03.10.2014 ----------------------------------<br />
120 ALICILAR 100.000<br />
192 DİĞER KDV 18.000<br />
................600 YURT İÇİ SATIŞLAR 100.000<br />
................391 HESAPLANAN KDV 18.000<br />
İhraç kayıtlı teslime ait faturanın muhasebesi<br />
----------------------------- 21.10.2014 ------------------------------------<br />
610 SATIŞTAN İADELER 100.000<br />
191 İNDİRİLECEK KDV 18.000<br />
..............................120 ALICILAR 100.000<br />
..............................192 DİĞER KDV 18.000<br />
İhraç kayıtlı teslim edilen malın iade faturasının muhasebesi<br />
---------------------------------- / -------------------------------------------<br />
İhracatçının muhasebe kayıtları<br />
-------------------------------- 03.10.2014----------------------------------<br />
153 TİCARİ MALLAR 100.000<br />
............................320 SATICILAR 100.000<br />
İhraç kaydıyla alınan malın muhasebesi<br />
---------------------------- 21.10.2014-------------------------------------<br />
320 SATICILAR 100.000<br />
............................153 TİCARİ MALLAR 100.000<br />
İhraç kaydıyla alınan malın iadesi<br />
-------------------------------------- / ---------------------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TAM İSTİSNA KAPSAMINDAKİ SATIŞLARDA KUR FARKININ YÜKLENİLMESİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1160</link>
			<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 11:36:18 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1160</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">19 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</span></span><br />
<br />
“1.6. İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra İşlemle İlgili Yüklenilen Kur Farkları<br />
<br />
Tam istisna kapsamındaki bir işlemin gerçekleşmesinden sonra, söz konusu işleme ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait kur farkları ortaya çıkabilmekte olup, söz konusu kur farkı üzerinden ödenen KDV’lerin tam istisna kapsamındaki işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemine ilişkin yüklenilen KDV hesabına dahil edilerek iadesinin talep edilmesi mümkündür. Ancak, kur farkına ilişkin faturanın iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra gelmesi halinde, işlemle ilgili mal ve hizmet alımlarına ait kur farkı üzerinden ödenen ve yüklenilen KDV hesabına dahil edilmesi gereken KDV, indirim hesaplarına dahil edildiği vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınabilir.”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">19 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</span></span><br />
<br />
“1.6. İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra İşlemle İlgili Yüklenilen Kur Farkları<br />
<br />
Tam istisna kapsamındaki bir işlemin gerçekleşmesinden sonra, söz konusu işleme ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait kur farkları ortaya çıkabilmekte olup, söz konusu kur farkı üzerinden ödenen KDV’lerin tam istisna kapsamındaki işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemine ilişkin yüklenilen KDV hesabına dahil edilerek iadesinin talep edilmesi mümkündür. Ancak, kur farkına ilişkin faturanın iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra gelmesi halinde, işlemle ilgili mal ve hizmet alımlarına ait kur farkı üzerinden ödenen ve yüklenilen KDV hesabına dahil edilmesi gereken KDV, indirim hesaplarına dahil edildiği vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınabilir.”]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İhraç kaydıyla satış yapan imalatçılar bu satışları için götürü gider uygulamasından]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1157</link>
			<pubDate>Fri, 26 Jun 2020 16:04:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1157</guid>
			<description><![CDATA[İhraç kaydıyla satış yapan imalatçılar bu satışları için götürü gider uygulamasından yararlanabilir mi?<br />
<br />
Danıştay 4. Dairesi 17.3.1999 tarih ve Esas No: 1998/594 Karar No: 1999/1152 sayılı kararı ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 1 inci bendinde yer alan götürü olarak hesaplanan giderleri indirme hakkının, yurt dışında yaptıkları ve belgelendirme imkanı bulamadıkları harcamalarına karşılık olmak üzere ihracatçılara verildiğinden bahisle ihraç kaydıyla ihracatçıya mal teslim edenlerin bu uygulamadan yararlanamayacağı belirtilerek 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin I/4-b bölümünün iptaline karar vermiş olup, bu karar kesinleşmiş bulunmaktadır.<br />
<br />
Buna göre, ihracatı gerçekleştirenler ihracat hasılatlarının tamamını dikkate alarak götürü gider uygulamasından yararlanacaklardır. <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">İhracatçıya ihraç kaydı ile mal teslim edenlerin ise bu uygulamadan yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İhraç kaydıyla satış yapan imalatçılar bu satışları için götürü gider uygulamasından yararlanabilir mi?<br />
<br />
Danıştay 4. Dairesi 17.3.1999 tarih ve Esas No: 1998/594 Karar No: 1999/1152 sayılı kararı ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 1 inci bendinde yer alan götürü olarak hesaplanan giderleri indirme hakkının, yurt dışında yaptıkları ve belgelendirme imkanı bulamadıkları harcamalarına karşılık olmak üzere ihracatçılara verildiğinden bahisle ihraç kaydıyla ihracatçıya mal teslim edenlerin bu uygulamadan yararlanamayacağı belirtilerek 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin I/4-b bölümünün iptaline karar vermiş olup, bu karar kesinleşmiş bulunmaktadır.<br />
<br />
Buna göre, ihracatı gerçekleştirenler ihracat hasılatlarının tamamını dikkate alarak götürü gider uygulamasından yararlanacaklardır. <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">İhracatçıya ihraç kaydı ile mal teslim edenlerin ise bu uygulamadan yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İMALATÇILARA İHRACAT FATURASININ VERİLME ZORUNLULUĞU YOK]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1156</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2020 07:11:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1156</guid>
			<description><![CDATA[İMALATÇILAR TARAFINDAN İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLER 11/1-C MD<br />
Tarih: 12-04-2019<br />
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı<br />
Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü<br />
 <br />
Sayı : 39044742-130[Özelge]-E.234034                                                20.03.2019<br />
 <br />
Konu : İmalatçılar tarafından ihraç kaydıyla teslim edilen mallara ait KDV'nin terkin ve iadesi için ihracatçıdan alınacak belgeler ;<br />
 <br />
 İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ihraç kaydı ile mal aldığınız imalatçı firmaların katma değer vergisi (KDV) tecil-terkin ve iade işlemlerinin tamamlanması için ihracata ilişkin olarak ihracat satış faturası, gümrük çıkış beyannamesi ve taahhütname talep ettiği belirtilerek,<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"> ticari sır niteliği taşıyan müşteri bilgisi, satış miktarı ve birim fiyatları gibi bilgileri içeren faturaların imalatçı firmalara verilmesine gerek olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.</span></span><br />
 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-c maddesine göre, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilemeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içerisinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin edileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
KDV Genel Uygulama Tebliğinin "II/A-8. İhraç Kaydıyla Teslimlerde Tecil-Terkin Uygulaması" başlıklı bölümünün "II/A-8.13. İade" başlıklı alt bölümünde;<br />
 "İhraç kaydıyla teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır.<br />
 - Standart iade talep dilekçesi<br />
- İlgili meslek odasına üyelik belgesinin onaylı örneği (Belgede değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi yeterlidir.)<br />
 - İmalatçı belgesi (Belgede değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi yeterlidir.)<br />
- İhraç kaydıyla teslim faturaları veya listesi<br />
 - Gümrük beyannamesi çıktısı veya listesi (serbest bölge işlem formu veya özel fatura örneği) - İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı, (Bu yazıda; ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tarihi ve sayısının, belgeyi talep eden imalatçının adı, soyadı veya unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası, ihraç kayıtlı teslim edilen mala ilişkin fatura veya benzeri belgenin tarihi, numarası, malın cinsi, miktarı, bedeli, KDV oranı ve hesaplanan KDV tutarının gösterilmesi gerekmektedir.)<br />
 - İhraç kayıtlı teslimin yapıldığı döneme ait indirilecek KDV listesi" açıklamalarına yer verilmiştir.<br />
Diğer taraftan, 15/02/2019 tarih ve 30687 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğin (II/A-8.13.) bölümünün ilk paragrafındaki "İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı," ibaresi "Gümrük beyannamesi üzerindeimalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı" olarak değiştirilmiştir.<br />
Buna göre, ihraç kayıtlı teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde ihraç kayıtlı teslim yapan mükellefler tarafından, gümrük çıkış beyannamesi yerine gümrük çıkış beyannamesi listesi ve gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazının (tebliğde belirtilen bilgileri taşıyan) veya bu yazıda olması gereken bilgileri içeren listenin mükelleflerin bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerine ibrazı yeterli olacaktır.<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
**********]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İMALATÇILAR TARAFINDAN İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLER 11/1-C MD<br />
Tarih: 12-04-2019<br />
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı<br />
Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü<br />
 <br />
Sayı : 39044742-130[Özelge]-E.234034                                                20.03.2019<br />
 <br />
Konu : İmalatçılar tarafından ihraç kaydıyla teslim edilen mallara ait KDV'nin terkin ve iadesi için ihracatçıdan alınacak belgeler ;<br />
 <br />
 İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ihraç kaydı ile mal aldığınız imalatçı firmaların katma değer vergisi (KDV) tecil-terkin ve iade işlemlerinin tamamlanması için ihracata ilişkin olarak ihracat satış faturası, gümrük çıkış beyannamesi ve taahhütname talep ettiği belirtilerek,<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"> ticari sır niteliği taşıyan müşteri bilgisi, satış miktarı ve birim fiyatları gibi bilgileri içeren faturaların imalatçı firmalara verilmesine gerek olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.</span></span><br />
 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-c maddesine göre, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilemeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içerisinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin edileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
KDV Genel Uygulama Tebliğinin "II/A-8. İhraç Kaydıyla Teslimlerde Tecil-Terkin Uygulaması" başlıklı bölümünün "II/A-8.13. İade" başlıklı alt bölümünde;<br />
 "İhraç kaydıyla teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır.<br />
 - Standart iade talep dilekçesi<br />
- İlgili meslek odasına üyelik belgesinin onaylı örneği (Belgede değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi yeterlidir.)<br />
 - İmalatçı belgesi (Belgede değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi yeterlidir.)<br />
- İhraç kaydıyla teslim faturaları veya listesi<br />
 - Gümrük beyannamesi çıktısı veya listesi (serbest bölge işlem formu veya özel fatura örneği) - İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı, (Bu yazıda; ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tarihi ve sayısının, belgeyi talep eden imalatçının adı, soyadı veya unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası, ihraç kayıtlı teslim edilen mala ilişkin fatura veya benzeri belgenin tarihi, numarası, malın cinsi, miktarı, bedeli, KDV oranı ve hesaplanan KDV tutarının gösterilmesi gerekmektedir.)<br />
 - İhraç kayıtlı teslimin yapıldığı döneme ait indirilecek KDV listesi" açıklamalarına yer verilmiştir.<br />
Diğer taraftan, 15/02/2019 tarih ve 30687 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğin (II/A-8.13.) bölümünün ilk paragrafındaki "İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı," ibaresi "Gümrük beyannamesi üzerindeimalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı" olarak değiştirilmiştir.<br />
Buna göre, ihraç kayıtlı teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde ihraç kayıtlı teslim yapan mükellefler tarafından, gümrük çıkış beyannamesi yerine gümrük çıkış beyannamesi listesi ve gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazının (tebliğde belirtilen bilgileri taşıyan) veya bu yazıda olması gereken bilgileri içeren listenin mükelleflerin bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerine ibrazı yeterli olacaktır.<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
**********]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İhraç kayıtlı ambalaj malzemesi SATIN ALINMASI tecil - terkin uygulaması]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1155</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2020 07:07:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1155</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">ihraç kaydıyla teslim edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç malı için ambalaj maddesi veya malzemesinde Tecil-Terkin<br />
</span></span><br />
<br />
<br />
1 ila 123 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğleri, KDV Genel Uygulama  Tebliğin yürürlük tarihi(01/05/2014)nden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan Tebliğlere yapılan atıflar, bu Tebliğin ilgili bölümlerine yapılmış sayılır.<br />
<br />
 İhraç kaydıyla teslim edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç malı için ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu malların tesliminde tecil-terkin uygulanabilmesi için, asıl malın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması ve yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen faturada ve gümrük beyannamesinde asıl malla birlikte bu nitelikteki malların da yer alması gerekir.<br />
<br />
Örnek 1: İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki müşterisinin siparişi üzerine, (B) fabrikasından ihraç kaydıyla teslim aldığı şasi kamyona, &copy; fabrikası tarafından da ihraç kaydıyla teslim edilen kasa monte edilmiştir.<br />
<br />
İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki müşterisi adına düzenlediği faturada şasi kamyon ile kasanın ayrı ayrı gösterilmesi ve bu malların gümrük beyannamesinde belirtilen şekilde ve imalatçıların ad ve unvanıyla yer alması halinde, söz konusu malların Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem görmesi mümkündür.<br />
<br />
Örnek 2: (A) A.Ş. imalatçı firmadan satın aldığı gömlekleri, kendisi ambalajlayarak ihraç etmektedir. Ancak ambalaj maddelerini, bir başka imalatçı firmadan satın almaktadır.<br />
<br />
Bu örnekte yer alan gömleklerin teslimlerinde hesaplanan KDV için tecil-terkin uygulaması kapsamında işlem yapılır. Ayrıca ambalaj maddelerini imal edip (A) A.Ş. ne satan firma da bu işlem ile ilgili olarak tecil-terkin uygulamasından yararlanır. Çünkü ambalaj maddesi, ihracatçı firmanın ihraç ettiği malın (gömleğin) eklenti ve ayrılmaz parçası niteliğindedir.<br />
<br />
Örnek 3: Asıl üretim konusu porselen yemek takımı üretimi olan (A) Porselen İmalat A.Ş., üretimini yaptığı porselen takımları iç ve dış piyasalara satmaktadır. Üretimini yaptığı porselen takımların kırılmasını önlemek için, bunları (B) Ambalaj Ltd. Şti. den temin ettiği özel paletlerle ambalajlayarak ihraç etmekte ve söz konusu ambalaj bedellerini ihracat faturasında ayrıca göstererek yurtdışındaki müşteriye yansıtmaktadır.<br />
<br />
(A)’nın, mamullerin ambalajlanmasında kullandığı özel paletleri, ihracata konu mamulün ihraç kaydıyla satın alınmaması nedeniyle, (B)’den ihraç kaydıyla satın alması mümkün değildir.<br />
<br />
 <br />
<br />
İhraç edilecek asıl malın istisna kapsamında satın alınması halinde, ambalaj maddeleri ve malzemeleri de dahil olmak üzere bu malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların alımında, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilir.<br />
<br />
Örnek: (A) Sektörel Dış Ticaret Şirketi ihracatını yaptığı taze sebze ve meyveyi Gelir Vergisi Kanununa göre gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden, ambalaj maddelerini ise KDV mükelleflerinden satın almaktadır.<br />
<br />
İhracata konu asıl mal olan sebze ve meyvenin teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-b) maddesine göre vergiden müstesnadır ve bu teslimde tecil- terkin hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir. Ancak bu husus ihraç edeceği malların ambalajlanmasında kullanacağı ambalaj maddelerinin Şirkete tesliminde tecil-terkin uygulanmasına engel değildir.<br />
<br />
Kaynak.Kdv Genel Uygulama Tebliğ<br />
<br />
Kdv Genel Uygulama Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli<br />
<br />
 İhraç Edilecek Malların Eklentileri ve Ambalaj Maddelerinde Tecil-Terkin Uygulaması<br />
<br />
 Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde düzenlenen tecil _ terkin sistemi ile ilgili olarak yayımlanan 27 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin  7. bölümündeki açıklamalara göre, ihracatçının ihraç kaydıyla aldığı malı değiştirmeden, başka bir deyişle imalatçının teslim ettiği şekilde ihraç etmesi gerekmektedir.<br />
<br />
87 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin F bölümünde, ihraç edilecek malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğinde olan malların ihraç kaydıyla teslim edilmesi ve bunların ihracının tek bir mal olarak gerçekleştirilmesi halinde, asıl malın yanı sıra eklenti veya ayrılmaz parça niteliğindeki malların yurt dışındaki müşteriye kesilen faturada ve gümrük beyannamesinde ayrıca yer almasına bağlı olarak tecil-terkin sistemi kapsamında işlem yapılmasının mümkün olduğu ve bu şekilde gerçekleşen işlemlere ait gümrük beyannamelerinde ihracatçılara ihraç kaydıyla mal teslim eden imalatçı-tedarikçi firmaların isim ve unvanlarının da yer almasının gerektiği açıklanmıştır.<br />
<br />
Örnek:<br />
<br />
İhracatçı (A)'nın yurt dışındaki müşterisinin siparişi üzerine, (B) fabrikasından ihraç kaydıyla teslim aldığı şasi kamyona, &copy; fabrikası tarafından da ihraç kaydıyla teslim edilen kasa monte edilmiştir.<br />
<br />
İhracatçı (A)'nın yurt dışındaki müşterisi adına düzenlediği faturada şasi kamyon ile kasanın ayrı ayrı gösterilmesi ve bu malların gümrük beyannamesinde belirtilen şekilde ve imalatçı-tedarikçi ad ve unvanıyla yer alması halinde, söz konusu malların Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında işlem görmesi mümkündür.<br />
<br />
91 Seri No'lu KDV Genel Tebliğince, bu uygulama çerçevesinde; tecil-terkin sistemi kapsamında teslim alınan malların ihracında ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan ve ihracat faturası ile gümrük beyannamesinde yer alan veya beyanname eklerinde gümrük makamlarınca doğruluğu konusunda meşruhat verilen mallar Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-c maddesi kapsamında işlem görebileceklerdir.<br />
<br />
87 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (F) bölümünde, ihraç edilecek mallar ile bu malların eklentisi veya ayrılmaz parçası mahiyetindeki malların KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kaydıyla ve ayrı ayrı satın alınması halinde, eklenti veya ayrılmaz parça mahiyetindeki malların tesliminde de tecil-terkin uygulamasından yararlanılabileceği, 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (L) bölümünde ise tecil-terkin sistemi kapsamında satın alınan malların ihracında ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların da bu uygulama kapsamında mütalaa edileceği açıklanmıştır.<br />
<br />
             Bu açıklamalara göre, eklenti veya ayrılmaz parça mahiyetindeki malların tesliminde tecil-terkin uygulanabilmesi için asıl malın KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması gerekmektedir. Ancak, asıl malın ihracatçıya tesliminin istisna kapsamına girmesi halinde tecil-terkin sistemine göre işlem yapılamayacağından eklenti veya ayrılmaz parçaların tesliminde de tecil-terkin uygulanamamaktadır.<br />
<br />
             İşlem görmeden oldukları gibi ihraç edilecek malları tecil-terkin sistemi kapsamında satın alanlar ile istisna nedeniyle bu sisteme göre işlem yapamayanlar arasında bir farklılık yaratılmaması amacıyla, KDV Kanununun 11 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak, ihraç edilecek asıl malın istisna kapsamında satın alınması halinde, ambalaj maddeleri ve malzemeleri de dahil olmak üzere bu malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların alımında KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilmesi uygun görülmüştür.<br />
<br />
             Bu uygulamada tecil-terkin sistemine ilişkin olarak KDV Genel Tebliğlerinde belirtilen şartlar ile kapsam, usul ve esaslara ilişkin açıklamaların geçerli olacağı tabiidir.<br />
<br />
Kaynak.KDV Tebliğ 104/91/84,87]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">ihraç kaydıyla teslim edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç malı için ambalaj maddesi veya malzemesinde Tecil-Terkin<br />
</span></span><br />
<br />
<br />
1 ila 123 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğleri, KDV Genel Uygulama  Tebliğin yürürlük tarihi(01/05/2014)nden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan Tebliğlere yapılan atıflar, bu Tebliğin ilgili bölümlerine yapılmış sayılır.<br />
<br />
 İhraç kaydıyla teslim edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç malı için ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu malların tesliminde tecil-terkin uygulanabilmesi için, asıl malın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması ve yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen faturada ve gümrük beyannamesinde asıl malla birlikte bu nitelikteki malların da yer alması gerekir.<br />
<br />
Örnek 1: İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki müşterisinin siparişi üzerine, (B) fabrikasından ihraç kaydıyla teslim aldığı şasi kamyona, &copy; fabrikası tarafından da ihraç kaydıyla teslim edilen kasa monte edilmiştir.<br />
<br />
İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki müşterisi adına düzenlediği faturada şasi kamyon ile kasanın ayrı ayrı gösterilmesi ve bu malların gümrük beyannamesinde belirtilen şekilde ve imalatçıların ad ve unvanıyla yer alması halinde, söz konusu malların Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem görmesi mümkündür.<br />
<br />
Örnek 2: (A) A.Ş. imalatçı firmadan satın aldığı gömlekleri, kendisi ambalajlayarak ihraç etmektedir. Ancak ambalaj maddelerini, bir başka imalatçı firmadan satın almaktadır.<br />
<br />
Bu örnekte yer alan gömleklerin teslimlerinde hesaplanan KDV için tecil-terkin uygulaması kapsamında işlem yapılır. Ayrıca ambalaj maddelerini imal edip (A) A.Ş. ne satan firma da bu işlem ile ilgili olarak tecil-terkin uygulamasından yararlanır. Çünkü ambalaj maddesi, ihracatçı firmanın ihraç ettiği malın (gömleğin) eklenti ve ayrılmaz parçası niteliğindedir.<br />
<br />
Örnek 3: Asıl üretim konusu porselen yemek takımı üretimi olan (A) Porselen İmalat A.Ş., üretimini yaptığı porselen takımları iç ve dış piyasalara satmaktadır. Üretimini yaptığı porselen takımların kırılmasını önlemek için, bunları (B) Ambalaj Ltd. Şti. den temin ettiği özel paletlerle ambalajlayarak ihraç etmekte ve söz konusu ambalaj bedellerini ihracat faturasında ayrıca göstererek yurtdışındaki müşteriye yansıtmaktadır.<br />
<br />
(A)’nın, mamullerin ambalajlanmasında kullandığı özel paletleri, ihracata konu mamulün ihraç kaydıyla satın alınmaması nedeniyle, (B)’den ihraç kaydıyla satın alması mümkün değildir.<br />
<br />
 <br />
<br />
İhraç edilecek asıl malın istisna kapsamında satın alınması halinde, ambalaj maddeleri ve malzemeleri de dahil olmak üzere bu malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların alımında, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilir.<br />
<br />
Örnek: (A) Sektörel Dış Ticaret Şirketi ihracatını yaptığı taze sebze ve meyveyi Gelir Vergisi Kanununa göre gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden, ambalaj maddelerini ise KDV mükelleflerinden satın almaktadır.<br />
<br />
İhracata konu asıl mal olan sebze ve meyvenin teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-b) maddesine göre vergiden müstesnadır ve bu teslimde tecil- terkin hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir. Ancak bu husus ihraç edeceği malların ambalajlanmasında kullanacağı ambalaj maddelerinin Şirkete tesliminde tecil-terkin uygulanmasına engel değildir.<br />
<br />
Kaynak.Kdv Genel Uygulama Tebliğ<br />
<br />
Kdv Genel Uygulama Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli<br />
<br />
 İhraç Edilecek Malların Eklentileri ve Ambalaj Maddelerinde Tecil-Terkin Uygulaması<br />
<br />
 Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde düzenlenen tecil _ terkin sistemi ile ilgili olarak yayımlanan 27 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin  7. bölümündeki açıklamalara göre, ihracatçının ihraç kaydıyla aldığı malı değiştirmeden, başka bir deyişle imalatçının teslim ettiği şekilde ihraç etmesi gerekmektedir.<br />
<br />
87 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin F bölümünde, ihraç edilecek malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğinde olan malların ihraç kaydıyla teslim edilmesi ve bunların ihracının tek bir mal olarak gerçekleştirilmesi halinde, asıl malın yanı sıra eklenti veya ayrılmaz parça niteliğindeki malların yurt dışındaki müşteriye kesilen faturada ve gümrük beyannamesinde ayrıca yer almasına bağlı olarak tecil-terkin sistemi kapsamında işlem yapılmasının mümkün olduğu ve bu şekilde gerçekleşen işlemlere ait gümrük beyannamelerinde ihracatçılara ihraç kaydıyla mal teslim eden imalatçı-tedarikçi firmaların isim ve unvanlarının da yer almasının gerektiği açıklanmıştır.<br />
<br />
Örnek:<br />
<br />
İhracatçı (A)'nın yurt dışındaki müşterisinin siparişi üzerine, (B) fabrikasından ihraç kaydıyla teslim aldığı şasi kamyona, &copy; fabrikası tarafından da ihraç kaydıyla teslim edilen kasa monte edilmiştir.<br />
<br />
İhracatçı (A)'nın yurt dışındaki müşterisi adına düzenlediği faturada şasi kamyon ile kasanın ayrı ayrı gösterilmesi ve bu malların gümrük beyannamesinde belirtilen şekilde ve imalatçı-tedarikçi ad ve unvanıyla yer alması halinde, söz konusu malların Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında işlem görmesi mümkündür.<br />
<br />
91 Seri No'lu KDV Genel Tebliğince, bu uygulama çerçevesinde; tecil-terkin sistemi kapsamında teslim alınan malların ihracında ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan ve ihracat faturası ile gümrük beyannamesinde yer alan veya beyanname eklerinde gümrük makamlarınca doğruluğu konusunda meşruhat verilen mallar Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-c maddesi kapsamında işlem görebileceklerdir.<br />
<br />
87 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (F) bölümünde, ihraç edilecek mallar ile bu malların eklentisi veya ayrılmaz parçası mahiyetindeki malların KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kaydıyla ve ayrı ayrı satın alınması halinde, eklenti veya ayrılmaz parça mahiyetindeki malların tesliminde de tecil-terkin uygulamasından yararlanılabileceği, 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (L) bölümünde ise tecil-terkin sistemi kapsamında satın alınan malların ihracında ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların da bu uygulama kapsamında mütalaa edileceği açıklanmıştır.<br />
<br />
             Bu açıklamalara göre, eklenti veya ayrılmaz parça mahiyetindeki malların tesliminde tecil-terkin uygulanabilmesi için asıl malın KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması gerekmektedir. Ancak, asıl malın ihracatçıya tesliminin istisna kapsamına girmesi halinde tecil-terkin sistemine göre işlem yapılamayacağından eklenti veya ayrılmaz parçaların tesliminde de tecil-terkin uygulanamamaktadır.<br />
<br />
             İşlem görmeden oldukları gibi ihraç edilecek malları tecil-terkin sistemi kapsamında satın alanlar ile istisna nedeniyle bu sisteme göre işlem yapamayanlar arasında bir farklılık yaratılmaması amacıyla, KDV Kanununun 11 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak, ihraç edilecek asıl malın istisna kapsamında satın alınması halinde, ambalaj maddeleri ve malzemeleri de dahil olmak üzere bu malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların alımında KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilmesi uygun görülmüştür.<br />
<br />
             Bu uygulamada tecil-terkin sistemine ilişkin olarak KDV Genel Tebliğlerinde belirtilen şartlar ile kapsam, usul ve esaslara ilişkin açıklamaların geçerli olacağı tabiidir.<br />
<br />
Kaynak.KDV Tebliğ 104/91/84,87]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İNDİRİLECEK KDV LİSTESİNDEN SAHTE BELGE İDDİASI İLE FATURA ÇIKARTTIRILMASI]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1144</link>
			<pubDate>Sat, 05 Oct 2019 13:45:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1144</guid>
			<description><![CDATA[VERGİ İDARESİ FATURANIN SAHTE OLDUĞUNU İDDİA EDİYORSA SOMUT VERİLERLE "SAHTE BELGE " İDDİASINI ORTAYA KOYMALIDIR.D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU KARARI<br />
<br />
Özet: Faturanın sahte olduğu iddia ediliyor ise idarece vergi incelemesi suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle belgenin sahteliğinin ortaya konulması gerekir.<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :<br />
<br />
VEKİLİ :<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) :<br />
<br />
VEKİLİ :<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, 20/09/2018 tarih ve<br />
<br />
E:2018/1512, K:2018/2461 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
<br />
Dava konusu istem: Davalı idare tarafından sözlü olarak uyarıldığı iddiasıyla davacı tarafından bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer<br />
<br />
vergilerinin indirimlerinden çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine 2013 yılının Eylül ila Aralık dönemleri için tahakkuk eden katma<br />
<br />
değer vergileri, damga vergileri ve hesaplanan gecikme faizleri ile %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezaları davaya konu yapılmıştır.<br />
<br />
Mahkemenin ilk kararının özeti: İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, 19/10/2015 tarih ve E:2015/1304, K:2015/2344 sayılı kararında aşağıdaki hukuksal nedenler ve gerekçeye yer verilmiştir:<br />
<br />
Türk vergi sistemi beyan esasına dayanmakta olup yükümlüler tarafından yapılan<br />
<br />
beyanın doğru olmadığının, yapılacak vergi incelemesi ile her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle ortaya konulması zorunludur. Bu halde yapılacak vergi incelemesi sonucu beyanın aksinin somut tespitlerle ortaya konulması halinde yükümlüler hakkında idarece işlem yapılacağı açıktır.<br />
<br />
Olayda, davacı tarafından beyanname verilmesinden sonra idarece mükellefe düzeltme beyannamesi vermesi hususunda baskı yapılması nedeniyle, davacının ikinci bir<br />
<br />
beyanname vermeye zorlanması, dava konusu tahakkukların ve kesilen cezaların bu<br />
<br />
zorlama sonucu verilen beyanlara dayanması söz konusudur. İdarenin mükellefleri ikinci bir<br />
<br />
beyanda bulunmaya zorlama hak ve yetkisi bulunmamaktadır.<br />
<br />
Faturanın sahte olduğu iddia ediliyor ise idarece vergi incelemesi suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle belgenin sahteliğinin ortaya konulması gerekir.<br />
<br />
Mükellef tarafından indirim konusu yapılan vergilerin doğruluğunun mükellef nezdinde yapılmış bir vergi incelemesi sonucu somut verilerle ortaya konulmamış olması karşısında yapılan dava konusu vergi tahakkuklarında, hesaplanan faizlerde ve kesilen vergi<br />
<br />
ziyaı cezasında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle tahakkuk eden vergileri, hesaplanan gecikme<br />
<br />
faizlerini ve kesilen vergi ziyaı cezalarını kaldırmıştır.<br />
<br />
Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü<br />
<br />
Dairesinin, 29/12/2017 tarih ve E:2016/8444, K:2017/10852 sayılı kararında aşağıdaki<br />
<br />
hukuksal nedenler ve gerekçeye yer verilmiştir:<br />
<br />
Beyanname verme süresi geçirildikten sonra, faturaları kayıtlara intikal ettirilen<br />
<br />
firmalar hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak<br />
<br />
ilgili dönemlere ait katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın,<br />
<br />
süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye dava açılmasına<br />
<br />
olanak sağlayan bir çekince olarak kabulüne olanak bulunmadığından, davacı adına<br />
<br />
tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması yolundaki<br />
<br />
Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
<br />
Davacı tarafından, katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresinden<br />
<br />
sonra verildiğinin tartışmasız olduğu olayda, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi<br />
<br />
nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi 213 sayılı Kanunun 341'inci maddesinin gereği<br />
<br />
olduğundan, Mahkemece yeniden verilecek kararda bu hususun ayrıca gözetileceği açıktır.<br />
<br />
Danıştay Üçüncü Dairesi bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br />
<br />
Israr kararının özeti: Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk<br />
<br />
kararında ısrar etmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Düzeltme beyannamesinin mevzuatta belirtilen ve verilmesi<br />
<br />
zorunlu olan beyanname türlerinden olmadığı, ancak, mükelleflerin kanuni süresi içinde<br />
<br />
verdikleri beyannamelerinde gösterdikleri matrahlarını istedikleri zaman düzeltmelerine<br />
<br />
engel bulunmadığı, bu şekilde oluşan serbest iradeye ihtirazi kayıt konulmasının ise kendi<br />
<br />
içinde çelişki oluşturacağı, ayrıca davacıya düzeltme beyannamesi vermesi yönünde bir yazı<br />
<br />
gönderilmediği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay<br />
<br />
Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması<br />
<br />
gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
<br />
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları<br />
<br />
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
İNCELEME VE GEREKÇE :<br />
<br />
MADDİ OLAY:<br />
<br />
Davacı tarafından, bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer<br />
<br />
vergilerinin indirimlerinden çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla düzeltme beyannameleri<br />
<br />
verilmiştir.<br />
<br />
Davacı, düzeltme beyannamesi vermesinin sebebini, "özel esaslara tabi olan<br />
<br />
mükellefler listesinde yer alan mükelleften mal ve hizmet alımında bulunduğunun tespit<br />
<br />
edildiği, söz konusu alımlar nedeniyle beyanlarını düzeltmesi veya işlemlerin gerçekliğini<br />
<br />
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin "Özel Esaslar" başlıklı bölümünün<br />
<br />
"Haklarında Sahte Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar" başlıklı kısmındaki açıklamalara göre<br />
<br />
ispat etmesi" yönünde davalı vergi dairesince sözlü olarak uyarılmış olması olarak<br />
<br />
açıklamaktadır.<br />
<br />
İLGİLİ MEVZUAT:<br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378/2. maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri<br />
<br />
matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları<br />
<br />
belirtilmiştir.<br />
<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/4. maddesinde de, ihtirazi kayıtla<br />
<br />
verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ile tahsilat işlemlerinden dolayı açılan<br />
<br />
davaların, tahsil işlemini durdurmayacağı, bunlar hakkında yürütmenin durdurulmasının<br />
<br />
istenebileceği kuralına yer verilmiştir.<br />
<br />
İhtirazi kayıtla beyan, mükelleflerin gelirinin istisna ve muafiyet gibi nedenlerden<br />
<br />
dolayı vergiye tabi olup olmadığı konusunda şüpheye düştükleri matrahlar için başvurdukları<br />
<br />
bir yol olup, zamanında verilen vergi beyannamesine ihtirazi kayıt konulması ile<br />
<br />
beyannamede hesaplanan verginin tümü ya da bir kısmının tahakkuk ettirilmemesi<br />
<br />
istenmektedir. İhtirazi kaydın konusunu oluşturan nedenin tahakkuku yapan idare tarafından<br />
<br />
kabul edilmemesi halinde ise, beyanname üzerinden tarh edilen verginin ihtirazi kayıt<br />
<br />
konulan kısmının dava konusu edilebilmesi olanağı elde edilmektedir.<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
<br />
Vergi dairelerinin, beyanların düzeltilmesine yönelik müeyyideli yazıları üzerine,<br />
<br />
ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerinden yapılan vergi tarhiyatlarına ve<br />
<br />
cezalara karşı açılan davaların esası incelenmeden reddedilmeleri nedeniyle mülkiyet<br />
<br />
hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvurular üzerine Anayasa Mahkemesi,<br />
<br />
27/02/2019 tarih ve B.No:2015/15100 sayılı kararıyla; başvurucuların mülkiyet haklarına<br />
<br />
müdahale teşkil eden vergilendirme işlemlerinin yargı yoluyla denetlenebilmesi imkanına<br />
<br />
sahip olamadıkları, dolayısıyla derece mahkemelerinin 213 sayılı Kanunun 378. maddesinin<br />
<br />
2. fıkrasında düzenlenen hukuk kuralını, düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt<br />
<br />
konulmasının dava açma hakkı vermeyeceği şeklinde yorumlamasının -sürecin bütününe<br />
<br />
bakıldığında- başvurucuların, müdahalenin hukuka aykırı olduğuna yönelik iddia ve<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
itirazlarını etkin bir biçimde sunamaması sonucuna yol açtığı, buna göre somut olayda<br />
<br />
mülkiyet hakkının öngördüğü usul güvencelerinin sağlanamamasından dolayı müdahalenin<br />
<br />
başvuruculara şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, mülkiyet hakkının korunması ile<br />
<br />
müdahalenin kamu yararı amacı arasında olması gereken adil dengenin başvurucular<br />
<br />
aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşıldığı, başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan<br />
<br />
müdahalenin ölçüsüz olduğu gerekçesiyle Anayasanın 35. maddesinde güvence altına<br />
<br />
alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan<br />
<br />
kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere vergi mahkemesine gönderilmesine<br />
<br />
karar vermiştir.<br />
<br />
Anayasa Mahkemesince mülkiyet hakkının ihlal edildiği yolunda verilen karar,<br />
<br />
sadece, vergi dairelerinin müeyyideli yazıları üzerine ihtirazi kayıtla verilen düzeltme<br />
<br />
beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergi ve kesilen cezalara karşı açılan davalara<br />
<br />
yönelik olup idarenin müeyyideli yazısı olmaksızın süresinden sonra kendiliğinden ihtirazi<br />
<br />
kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan tahakkuklara karşı açılan davalar bu<br />
<br />
kapsamda bulunmamaktadır.<br />
<br />
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda<br />
<br />
yer alan katma değer vergilerinin indirimlerinden çıkarılarak düzeltme beyannamesi vermesi<br />
<br />
gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir yazının bulunduğu yönünde bir iddiası<br />
<br />
bulunmadığı gibi, davalı idarece dosyaya ibraz edilen dilekçelerde, davacının sahte ve<br />
<br />
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği tespit olunan mükelleflerden olan alışlarını<br />
<br />
katma değer vergisi indirimlerinden çıkarmak suretiyle kendiliğinden düzeltme beyannamesi<br />
<br />
verdiği belirtilmiştir.<br />
<br />
Bu durumda, bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer<br />
<br />
vergilerinin indirimlerinden çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme<br />
<br />
beyannameleri üzerine tahakkuk eden katma değer vergileri, damga vergileri ve hesaplanan<br />
<br />
gecikme faizleri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması yolunda verilen kararın<br />
<br />
bozulması gerekmektedir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
<br />
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br />
<br />
2- İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, 20/09/2018 tarih ve E:2018/1512, K:2018/2461<br />
<br />
sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br />
<br />
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında<br />
<br />
hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,<br />
<br />
2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54.<br />
<br />
maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün<br />
<br />
içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
X - KARŞI OY:<br />
<br />
Bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini verdikten sonra<br />
<br />
mükelleflerin ödenecek vergi tutarını artıracak ya da devreden vergiyi azaltacak şekilde<br />
<br />
düzeltme beyannamesi vermelerinin olağan bir durum olduğu söylenemez.<br />
<br />
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından davalı idarenin sözlü uyarısı üzerine<br />
<br />
ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi verildiği iddia edilmektedir. Davalı idare tarafından<br />
<br />
mahkemeye sunulan dilekçede ise davacının kendiliğinden düzeltme beyannamesi verdiği<br />
<br />
belirtilmiştir.<br />
<br />
Her ne kadar davacıya müeyyideli bir yazı tebliğ edilmemiş ise de davacının iddiası<br />
<br />
ve davalı idarenin savunması karşısında davacı tarafından yönlendirme sonucu verilen<br />
<br />
düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın dava açma hakkı vereceğine yönelik<br />
<br />
Mahkemece yapılan değerlendirme, Anayasa Mahkemesinin 27/02/2019 tarih ve<br />
<br />
B.No:2015/15100 sayılı kararında ortaya konulan vergisel müdahalelerde mülkiyet hakkının<br />
<br />
korunmasına ilişkin usuli güvencelere uygundur.<br />
<br />
Bu nedenle, temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile vergi mahkemesi<br />
<br />
kararının hukuka uygunluğu yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay<br />
<br />
Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[VERGİ İDARESİ FATURANIN SAHTE OLDUĞUNU İDDİA EDİYORSA SOMUT VERİLERLE "SAHTE BELGE " İDDİASINI ORTAYA KOYMALIDIR.D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU KARARI<br />
<br />
Özet: Faturanın sahte olduğu iddia ediliyor ise idarece vergi incelemesi suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle belgenin sahteliğinin ortaya konulması gerekir.<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :<br />
<br />
VEKİLİ :<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) :<br />
<br />
VEKİLİ :<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, 20/09/2018 tarih ve<br />
<br />
E:2018/1512, K:2018/2461 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
<br />
Dava konusu istem: Davalı idare tarafından sözlü olarak uyarıldığı iddiasıyla davacı tarafından bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer<br />
<br />
vergilerinin indirimlerinden çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine 2013 yılının Eylül ila Aralık dönemleri için tahakkuk eden katma<br />
<br />
değer vergileri, damga vergileri ve hesaplanan gecikme faizleri ile %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezaları davaya konu yapılmıştır.<br />
<br />
Mahkemenin ilk kararının özeti: İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, 19/10/2015 tarih ve E:2015/1304, K:2015/2344 sayılı kararında aşağıdaki hukuksal nedenler ve gerekçeye yer verilmiştir:<br />
<br />
Türk vergi sistemi beyan esasına dayanmakta olup yükümlüler tarafından yapılan<br />
<br />
beyanın doğru olmadığının, yapılacak vergi incelemesi ile her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle ortaya konulması zorunludur. Bu halde yapılacak vergi incelemesi sonucu beyanın aksinin somut tespitlerle ortaya konulması halinde yükümlüler hakkında idarece işlem yapılacağı açıktır.<br />
<br />
Olayda, davacı tarafından beyanname verilmesinden sonra idarece mükellefe düzeltme beyannamesi vermesi hususunda baskı yapılması nedeniyle, davacının ikinci bir<br />
<br />
beyanname vermeye zorlanması, dava konusu tahakkukların ve kesilen cezaların bu<br />
<br />
zorlama sonucu verilen beyanlara dayanması söz konusudur. İdarenin mükellefleri ikinci bir<br />
<br />
beyanda bulunmaya zorlama hak ve yetkisi bulunmamaktadır.<br />
<br />
Faturanın sahte olduğu iddia ediliyor ise idarece vergi incelemesi suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle belgenin sahteliğinin ortaya konulması gerekir.<br />
<br />
Mükellef tarafından indirim konusu yapılan vergilerin doğruluğunun mükellef nezdinde yapılmış bir vergi incelemesi sonucu somut verilerle ortaya konulmamış olması karşısında yapılan dava konusu vergi tahakkuklarında, hesaplanan faizlerde ve kesilen vergi<br />
<br />
ziyaı cezasında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle tahakkuk eden vergileri, hesaplanan gecikme<br />
<br />
faizlerini ve kesilen vergi ziyaı cezalarını kaldırmıştır.<br />
<br />
Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü<br />
<br />
Dairesinin, 29/12/2017 tarih ve E:2016/8444, K:2017/10852 sayılı kararında aşağıdaki<br />
<br />
hukuksal nedenler ve gerekçeye yer verilmiştir:<br />
<br />
Beyanname verme süresi geçirildikten sonra, faturaları kayıtlara intikal ettirilen<br />
<br />
firmalar hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak<br />
<br />
ilgili dönemlere ait katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın,<br />
<br />
süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye dava açılmasına<br />
<br />
olanak sağlayan bir çekince olarak kabulüne olanak bulunmadığından, davacı adına<br />
<br />
tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması yolundaki<br />
<br />
Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
<br />
Davacı tarafından, katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresinden<br />
<br />
sonra verildiğinin tartışmasız olduğu olayda, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi<br />
<br />
nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi 213 sayılı Kanunun 341'inci maddesinin gereği<br />
<br />
olduğundan, Mahkemece yeniden verilecek kararda bu hususun ayrıca gözetileceği açıktır.<br />
<br />
Danıştay Üçüncü Dairesi bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br />
<br />
Israr kararının özeti: Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk<br />
<br />
kararında ısrar etmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Düzeltme beyannamesinin mevzuatta belirtilen ve verilmesi<br />
<br />
zorunlu olan beyanname türlerinden olmadığı, ancak, mükelleflerin kanuni süresi içinde<br />
<br />
verdikleri beyannamelerinde gösterdikleri matrahlarını istedikleri zaman düzeltmelerine<br />
<br />
engel bulunmadığı, bu şekilde oluşan serbest iradeye ihtirazi kayıt konulmasının ise kendi<br />
<br />
içinde çelişki oluşturacağı, ayrıca davacıya düzeltme beyannamesi vermesi yönünde bir yazı<br />
<br />
gönderilmediği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay<br />
<br />
Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması<br />
<br />
gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
<br />
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları<br />
<br />
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
İNCELEME VE GEREKÇE :<br />
<br />
MADDİ OLAY:<br />
<br />
Davacı tarafından, bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer<br />
<br />
vergilerinin indirimlerinden çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla düzeltme beyannameleri<br />
<br />
verilmiştir.<br />
<br />
Davacı, düzeltme beyannamesi vermesinin sebebini, "özel esaslara tabi olan<br />
<br />
mükellefler listesinde yer alan mükelleften mal ve hizmet alımında bulunduğunun tespit<br />
<br />
edildiği, söz konusu alımlar nedeniyle beyanlarını düzeltmesi veya işlemlerin gerçekliğini<br />
<br />
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin "Özel Esaslar" başlıklı bölümünün<br />
<br />
"Haklarında Sahte Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar" başlıklı kısmındaki açıklamalara göre<br />
<br />
ispat etmesi" yönünde davalı vergi dairesince sözlü olarak uyarılmış olması olarak<br />
<br />
açıklamaktadır.<br />
<br />
İLGİLİ MEVZUAT:<br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378/2. maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri<br />
<br />
matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları<br />
<br />
belirtilmiştir.<br />
<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/4. maddesinde de, ihtirazi kayıtla<br />
<br />
verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ile tahsilat işlemlerinden dolayı açılan<br />
<br />
davaların, tahsil işlemini durdurmayacağı, bunlar hakkında yürütmenin durdurulmasının<br />
<br />
istenebileceği kuralına yer verilmiştir.<br />
<br />
İhtirazi kayıtla beyan, mükelleflerin gelirinin istisna ve muafiyet gibi nedenlerden<br />
<br />
dolayı vergiye tabi olup olmadığı konusunda şüpheye düştükleri matrahlar için başvurdukları<br />
<br />
bir yol olup, zamanında verilen vergi beyannamesine ihtirazi kayıt konulması ile<br />
<br />
beyannamede hesaplanan verginin tümü ya da bir kısmının tahakkuk ettirilmemesi<br />
<br />
istenmektedir. İhtirazi kaydın konusunu oluşturan nedenin tahakkuku yapan idare tarafından<br />
<br />
kabul edilmemesi halinde ise, beyanname üzerinden tarh edilen verginin ihtirazi kayıt<br />
<br />
konulan kısmının dava konusu edilebilmesi olanağı elde edilmektedir.<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
<br />
Vergi dairelerinin, beyanların düzeltilmesine yönelik müeyyideli yazıları üzerine,<br />
<br />
ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerinden yapılan vergi tarhiyatlarına ve<br />
<br />
cezalara karşı açılan davaların esası incelenmeden reddedilmeleri nedeniyle mülkiyet<br />
<br />
hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvurular üzerine Anayasa Mahkemesi,<br />
<br />
27/02/2019 tarih ve B.No:2015/15100 sayılı kararıyla; başvurucuların mülkiyet haklarına<br />
<br />
müdahale teşkil eden vergilendirme işlemlerinin yargı yoluyla denetlenebilmesi imkanına<br />
<br />
sahip olamadıkları, dolayısıyla derece mahkemelerinin 213 sayılı Kanunun 378. maddesinin<br />
<br />
2. fıkrasında düzenlenen hukuk kuralını, düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt<br />
<br />
konulmasının dava açma hakkı vermeyeceği şeklinde yorumlamasının -sürecin bütününe<br />
<br />
bakıldığında- başvurucuların, müdahalenin hukuka aykırı olduğuna yönelik iddia ve<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
itirazlarını etkin bir biçimde sunamaması sonucuna yol açtığı, buna göre somut olayda<br />
<br />
mülkiyet hakkının öngördüğü usul güvencelerinin sağlanamamasından dolayı müdahalenin<br />
<br />
başvuruculara şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, mülkiyet hakkının korunması ile<br />
<br />
müdahalenin kamu yararı amacı arasında olması gereken adil dengenin başvurucular<br />
<br />
aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşıldığı, başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan<br />
<br />
müdahalenin ölçüsüz olduğu gerekçesiyle Anayasanın 35. maddesinde güvence altına<br />
<br />
alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan<br />
<br />
kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere vergi mahkemesine gönderilmesine<br />
<br />
karar vermiştir.<br />
<br />
Anayasa Mahkemesince mülkiyet hakkının ihlal edildiği yolunda verilen karar,<br />
<br />
sadece, vergi dairelerinin müeyyideli yazıları üzerine ihtirazi kayıtla verilen düzeltme<br />
<br />
beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergi ve kesilen cezalara karşı açılan davalara<br />
<br />
yönelik olup idarenin müeyyideli yazısı olmaksızın süresinden sonra kendiliğinden ihtirazi<br />
<br />
kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan tahakkuklara karşı açılan davalar bu<br />
<br />
kapsamda bulunmamaktadır.<br />
<br />
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda<br />
<br />
yer alan katma değer vergilerinin indirimlerinden çıkarılarak düzeltme beyannamesi vermesi<br />
<br />
gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir yazının bulunduğu yönünde bir iddiası<br />
<br />
bulunmadığı gibi, davalı idarece dosyaya ibraz edilen dilekçelerde, davacının sahte ve<br />
<br />
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği tespit olunan mükelleflerden olan alışlarını<br />
<br />
katma değer vergisi indirimlerinden çıkarmak suretiyle kendiliğinden düzeltme beyannamesi<br />
<br />
verdiği belirtilmiştir.<br />
<br />
Bu durumda, bir kısım mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer<br />
<br />
vergilerinin indirimlerinden çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme<br />
<br />
beyannameleri üzerine tahakkuk eden katma değer vergileri, damga vergileri ve hesaplanan<br />
<br />
gecikme faizleri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması yolunda verilen kararın<br />
<br />
bozulması gerekmektedir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
<br />
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br />
<br />
2- İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, 20/09/2018 tarih ve E:2018/1512, K:2018/2461<br />
<br />
sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br />
<br />
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında<br />
<br />
hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,<br />
<br />
2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54.<br />
<br />
maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün<br />
<br />
içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br />
<br />
T.C.<br />
<br />
D A N I Ş T A Y<br />
<br />
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br />
<br />
Esas No : 2019/287<br />
<br />
Karar No : 2019/455<br />
<br />
X - KARŞI OY:<br />
<br />
Bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini verdikten sonra<br />
<br />
mükelleflerin ödenecek vergi tutarını artıracak ya da devreden vergiyi azaltacak şekilde<br />
<br />
düzeltme beyannamesi vermelerinin olağan bir durum olduğu söylenemez.<br />
<br />
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından davalı idarenin sözlü uyarısı üzerine<br />
<br />
ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi verildiği iddia edilmektedir. Davalı idare tarafından<br />
<br />
mahkemeye sunulan dilekçede ise davacının kendiliğinden düzeltme beyannamesi verdiği<br />
<br />
belirtilmiştir.<br />
<br />
Her ne kadar davacıya müeyyideli bir yazı tebliğ edilmemiş ise de davacının iddiası<br />
<br />
ve davalı idarenin savunması karşısında davacı tarafından yönlendirme sonucu verilen<br />
<br />
düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın dava açma hakkı vereceğine yönelik<br />
<br />
Mahkemece yapılan değerlendirme, Anayasa Mahkemesinin 27/02/2019 tarih ve<br />
<br />
B.No:2015/15100 sayılı kararında ortaya konulan vergisel müdahalelerde mülkiyet hakkının<br />
<br />
korunmasına ilişkin usuli güvencelere uygundur.<br />
<br />
Bu nedenle, temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile vergi mahkemesi<br />
<br />
kararının hukuka uygunluğu yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay<br />
<br />
Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KDV İADE ALACAĞININ TEMLİKİ (DEVRİ)]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1143</link>
			<pubDate>Fri, 04 Oct 2019 17:33:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1143</guid>
			<description><![CDATA[Bilindiği üzere, KDV iade alacaklarının  temliki, KDV iade alacağı olan mükellef ile üçüncü şahıslar arasında ancak yapılabilmektedir.[1]  Söz konusu  iade alacağının  temlik edilebilmesi için vergi idaresinin  bu konuda  muvafakatının  alınmasına ihtiyaç yoktur.[2]  KDV iade alacaklarının  temlikinde 2 koşul bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, temlik işlemlerinin  noter üzerinden  yapılması   zorunludur. İkinci  koşul ise,  temlike konu  iade alacağının iade olunabilir safhaya gelmiş olması zorunludur. <br />
<br />
KDV iade alacaklarının temlikinin dışında  üçüncü şahıslar tarafından da haczedilmesi mümkündür.[3]<br />
<br />
Son yıllarda,  mükelleflerin vergi dairesinden  KDV iade alacakları üzerine özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan alacaklar dolayısıyla, İcra İflas  Kanunu hükümlerine göre,   icrai işlemlerin yapıldığına tanık olmaktayız.  Bu icrai işlemler  kimi zaman ihtiyati haciz,  kimi zaman ise kesin haciz şeklinde de kendisini gösterebilmektedir.   <br />
<br />
Diğer taraftan, ihracatçı mükelleflerin  doğmuş veya doğması muhtemel ihracat teşvik primi alacağı  veya vergi iadesi alacaklarının  üzerine  çeşitli özel hukuk münasebetlerinden kaynaklanan ihtiyati haciz ve  haciz  işlemlerinin de yürütüldüğünü görmekteyiz.  Bilindiği gibi, KDV iade alacakları  mükellefler tarafından yapılan ihracatla ilgili olup,  bu konuda  “iade miktarı” vergi dairesi tarafından düzenlenen ve vergi dairesi müdürünün imzası onayı ile düzeltme fişi kuralına göre ortaya çıkabilmektedir.[4] Düzeltme fişinin vergi dairesi işlem yönergesine göre,  memur, gelir uzmanı,  servis şefi, müdür yardımcısı ve müdür silsilesine göre imzalanarak VEDOP sistemi ile onaylanması halinde ancak iade alacağı doğmaktadır.  Aksi halde, vergi iadesi alacağının ortaya çıkması olanaksızdır.<br />
<br />
İade alacağı,  mükellefin yapmış olduğu ihracata göre veya 3065 sayılı KDVK’nun 29. maddesine göre  çeşitli durumlarda ortaya çıkabilmektedir.[5]   Örneğin, mükellefi alış ve giderleri nedeniyle yüklenmiş olduğu KDV oranının %18 olduğunu kabul edelim. Bu mükellefin satışları dolayısıyla KDV oranı %1 ise bu durumda mükellefin sürekli “devreden KDV” ortaya çıkacaktır.   Başka bir ifade ile, aynı mükellefin yurtiçinden  %18 oranında  mal  ve hizmet yaptırıp daha sonra bunları yurtdışı yapması halinde sonuç  olarak  mal alış ve giderleri dolayısıyla  ödediği bu KDV’lerin mükellefe iadesi gerekmektedir.  İşte bu iade alacaklarının mükellefin kendisinin vergi borçlarına, sigorta borçlarına, Tedaş  borçlarına    mahsup edilebilmektedir.[6]<br />
<br />
Çalışmamızın asıl konusu  mükellefler adına  kesinleşmiş ve iadesi gereken KDV iade alacaklarının mükelleflerin  vergi dairesine borçları bulunmaması durumunda, mükelleften özel hukuk ilişkilerine göre alacağı olan kişilerin bu alacakları üzerine icrai takipler yapıp, yapamayacakları tartışılmaktadır.[7]<br />
<br />
Özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan İcra İflas Kanunu hükümlerine göre, çeşitli takip işlemlerinde  borçlu vergi mükellefinin  vergi dairesinden KDV iade alacağının tespiti halinde alacaklı tarafından  icra dairesine yapılacak başvuru sonucunda  alınacak kararlara dayalı olarak  ödeme emri ile  KDV iade alacağına haciz konulabilir.  Sonuçta işbu KDV iade alacağının düzeltme fişi müdür onayından geçtikten sonra  ödenebilir  safhada  öncelikle  mükellefin borcuna mahsup edilir.  Varsa işbu KDV iade alacağı ile ilgili mükelleflerin temlikleri de dikkate alınacaktır.  Bütün bu mahsuplar sonucunda ortaya bir alacak  çıkması halinde   bu  ödeme emirlerindeki alacaklı gözüken kimselere  ödeme yapılabilir.<br />
<br />
Av. Nazlı Gaye Alpaslan | Hürses<br />
<br />
--------------------------------<br />
<br />
[1] 84 nolu KDV GT, I/1.2.<br />
<br />
[2] 23.09.2010 gün ve 374 sayılı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi.<br />
<br />
[3] 24.12.2009 gün ve 38670 sayılı  İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi.<br />
<br />
[4] Vergi Daireleri İşlem Yönergesi düzeltme hükümleri.<br />
<br />
[5] KDV Genel Tebliği Seri No 43,61,81,83,86,99 ve 101.<br />
<br />
[6]  84 Nolu KDV Genel Tebliği, 1,13,15,19,20 ve 37 nolu SM, SMMM ve YMM Tebliğleri gereği.<br />
<br />
[7] İhracatçı mükelleflerin  yurtiçinden malzeme aldıkları  firmalar son zamanlarda  ihracatçı mükellefin bağlı olduğu vergi dairesindeki KDV iade alacaklarına icra dairesi marifeti ile ödeme emri yollamaktadırlar.<br />
<br />
Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2019, 13:40]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bilindiği üzere, KDV iade alacaklarının  temliki, KDV iade alacağı olan mükellef ile üçüncü şahıslar arasında ancak yapılabilmektedir.[1]  Söz konusu  iade alacağının  temlik edilebilmesi için vergi idaresinin  bu konuda  muvafakatının  alınmasına ihtiyaç yoktur.[2]  KDV iade alacaklarının  temlikinde 2 koşul bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, temlik işlemlerinin  noter üzerinden  yapılması   zorunludur. İkinci  koşul ise,  temlike konu  iade alacağının iade olunabilir safhaya gelmiş olması zorunludur. <br />
<br />
KDV iade alacaklarının temlikinin dışında  üçüncü şahıslar tarafından da haczedilmesi mümkündür.[3]<br />
<br />
Son yıllarda,  mükelleflerin vergi dairesinden  KDV iade alacakları üzerine özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan alacaklar dolayısıyla, İcra İflas  Kanunu hükümlerine göre,   icrai işlemlerin yapıldığına tanık olmaktayız.  Bu icrai işlemler  kimi zaman ihtiyati haciz,  kimi zaman ise kesin haciz şeklinde de kendisini gösterebilmektedir.   <br />
<br />
Diğer taraftan, ihracatçı mükelleflerin  doğmuş veya doğması muhtemel ihracat teşvik primi alacağı  veya vergi iadesi alacaklarının  üzerine  çeşitli özel hukuk münasebetlerinden kaynaklanan ihtiyati haciz ve  haciz  işlemlerinin de yürütüldüğünü görmekteyiz.  Bilindiği gibi, KDV iade alacakları  mükellefler tarafından yapılan ihracatla ilgili olup,  bu konuda  “iade miktarı” vergi dairesi tarafından düzenlenen ve vergi dairesi müdürünün imzası onayı ile düzeltme fişi kuralına göre ortaya çıkabilmektedir.[4] Düzeltme fişinin vergi dairesi işlem yönergesine göre,  memur, gelir uzmanı,  servis şefi, müdür yardımcısı ve müdür silsilesine göre imzalanarak VEDOP sistemi ile onaylanması halinde ancak iade alacağı doğmaktadır.  Aksi halde, vergi iadesi alacağının ortaya çıkması olanaksızdır.<br />
<br />
İade alacağı,  mükellefin yapmış olduğu ihracata göre veya 3065 sayılı KDVK’nun 29. maddesine göre  çeşitli durumlarda ortaya çıkabilmektedir.[5]   Örneğin, mükellefi alış ve giderleri nedeniyle yüklenmiş olduğu KDV oranının %18 olduğunu kabul edelim. Bu mükellefin satışları dolayısıyla KDV oranı %1 ise bu durumda mükellefin sürekli “devreden KDV” ortaya çıkacaktır.   Başka bir ifade ile, aynı mükellefin yurtiçinden  %18 oranında  mal  ve hizmet yaptırıp daha sonra bunları yurtdışı yapması halinde sonuç  olarak  mal alış ve giderleri dolayısıyla  ödediği bu KDV’lerin mükellefe iadesi gerekmektedir.  İşte bu iade alacaklarının mükellefin kendisinin vergi borçlarına, sigorta borçlarına, Tedaş  borçlarına    mahsup edilebilmektedir.[6]<br />
<br />
Çalışmamızın asıl konusu  mükellefler adına  kesinleşmiş ve iadesi gereken KDV iade alacaklarının mükelleflerin  vergi dairesine borçları bulunmaması durumunda, mükelleften özel hukuk ilişkilerine göre alacağı olan kişilerin bu alacakları üzerine icrai takipler yapıp, yapamayacakları tartışılmaktadır.[7]<br />
<br />
Özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan İcra İflas Kanunu hükümlerine göre, çeşitli takip işlemlerinde  borçlu vergi mükellefinin  vergi dairesinden KDV iade alacağının tespiti halinde alacaklı tarafından  icra dairesine yapılacak başvuru sonucunda  alınacak kararlara dayalı olarak  ödeme emri ile  KDV iade alacağına haciz konulabilir.  Sonuçta işbu KDV iade alacağının düzeltme fişi müdür onayından geçtikten sonra  ödenebilir  safhada  öncelikle  mükellefin borcuna mahsup edilir.  Varsa işbu KDV iade alacağı ile ilgili mükelleflerin temlikleri de dikkate alınacaktır.  Bütün bu mahsuplar sonucunda ortaya bir alacak  çıkması halinde   bu  ödeme emirlerindeki alacaklı gözüken kimselere  ödeme yapılabilir.<br />
<br />
Av. Nazlı Gaye Alpaslan | Hürses<br />
<br />
--------------------------------<br />
<br />
[1] 84 nolu KDV GT, I/1.2.<br />
<br />
[2] 23.09.2010 gün ve 374 sayılı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi.<br />
<br />
[3] 24.12.2009 gün ve 38670 sayılı  İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi.<br />
<br />
[4] Vergi Daireleri İşlem Yönergesi düzeltme hükümleri.<br />
<br />
[5] KDV Genel Tebliği Seri No 43,61,81,83,86,99 ve 101.<br />
<br />
[6]  84 Nolu KDV Genel Tebliği, 1,13,15,19,20 ve 37 nolu SM, SMMM ve YMM Tebliğleri gereği.<br />
<br />
[7] İhracatçı mükelleflerin  yurtiçinden malzeme aldıkları  firmalar son zamanlarda  ihracatçı mükellefin bağlı olduğu vergi dairesindeki KDV iade alacaklarına icra dairesi marifeti ile ödeme emri yollamaktadırlar.<br />
<br />
Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2019, 13:40]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İndirilecek KDV listelerinde ithalatlara yönelik matrah değeri hangisi olmalıdır?]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1109</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 11:53:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1109</guid>
			<description><![CDATA[Şirketlerin KDV iadesi aldığı durumlarda iade sürecinde sorun yaşanmaması adına yüklenilen listelerinde ithalatlara yönelik matrah sütununa yazılacak değer hangisi olmalıdır? <br />
<br />
Gelir idaresinin internet vergi dairesi gib.gov.tr adresinden yayımlamış olduğu Yüklenilen KDV Listesinin Excel Dosyası Olarak Oluşturulmasına İlişkin çalışmada 8 No'lu Sütun için yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir;<br />
Bu sütuna alış faturasının KDV hariç tutarı TL cinsinden yazılmalıdır. Bu sütun rakamlardan oluşmalıdır. Alış faturası ile farklı KDV oranlarına tâbi mallar/hizmetler alındı ise farklı oranlara tâbi malların KDV hariç tutarlarının toplamı bu alana girilmelidir. Örneğin A malı 100 TL ve teslimi %8’lik KDV’ye tâbi, B malı 200 TL ve teslimi %18’lik KDV’ye tâbi, bu iki mal tek fatura ile alındısı ise bu belgeye ilişkin toplam KDV hariç tutar (100 + 200 =) 300 TL olup bu sütuna 300,00 tutarı girilmelidir. Denilmektedir.<br />
KDV için ise aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.<br />
KDV’si: Bu alana alış faturasının KDV tutarı TL cinsinden yazılmalıdır. Bu alan rakamlardan oluşmalıdır. Alış faturası ile farklı KDV oranlarına tâbi mal/hizmet alındı ise farklı oranlara göre hesaplanan KDV tutarları toplanıp belgedeki toplam KDV tutarı bu sütuna yazılmalıdır. Örneğin A malı 100 TL ve teslimi %8’lik KDV’ye tâbi, B malı 200 TL ve teslimi %18’lik KDV’ye tâbi, bu iki mal tek fatura ile alındısı ise bu belgeye ilişkin toplam KDV tutarı (100x%8) + (200x%18) = 44 TL yazılmalıdır.<br />
Verilen örnekte matrah ile 9. Satırda gösterilen indirilecek Katma Değer Vergisinin KDV matrah* KDV oranı= KDV denkleminin kurulmasına önem verilmemiş ve matrah ayrımına gidilmemiştir. Burada önemli olan KDV matrahının belgeler üzerinden doğrulanarak yazılmış olmasıdır. Bu nedenle yüklenilen listelerinde ithalat gümrük beyannamesi üzerinde bulunan KDV matrahının yazılması yerinde olacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şirketlerin KDV iadesi aldığı durumlarda iade sürecinde sorun yaşanmaması adına yüklenilen listelerinde ithalatlara yönelik matrah sütununa yazılacak değer hangisi olmalıdır? <br />
<br />
Gelir idaresinin internet vergi dairesi gib.gov.tr adresinden yayımlamış olduğu Yüklenilen KDV Listesinin Excel Dosyası Olarak Oluşturulmasına İlişkin çalışmada 8 No'lu Sütun için yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir;<br />
Bu sütuna alış faturasının KDV hariç tutarı TL cinsinden yazılmalıdır. Bu sütun rakamlardan oluşmalıdır. Alış faturası ile farklı KDV oranlarına tâbi mallar/hizmetler alındı ise farklı oranlara tâbi malların KDV hariç tutarlarının toplamı bu alana girilmelidir. Örneğin A malı 100 TL ve teslimi %8’lik KDV’ye tâbi, B malı 200 TL ve teslimi %18’lik KDV’ye tâbi, bu iki mal tek fatura ile alındısı ise bu belgeye ilişkin toplam KDV hariç tutar (100 + 200 =) 300 TL olup bu sütuna 300,00 tutarı girilmelidir. Denilmektedir.<br />
KDV için ise aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.<br />
KDV’si: Bu alana alış faturasının KDV tutarı TL cinsinden yazılmalıdır. Bu alan rakamlardan oluşmalıdır. Alış faturası ile farklı KDV oranlarına tâbi mal/hizmet alındı ise farklı oranlara göre hesaplanan KDV tutarları toplanıp belgedeki toplam KDV tutarı bu sütuna yazılmalıdır. Örneğin A malı 100 TL ve teslimi %8’lik KDV’ye tâbi, B malı 200 TL ve teslimi %18’lik KDV’ye tâbi, bu iki mal tek fatura ile alındısı ise bu belgeye ilişkin toplam KDV tutarı (100x%8) + (200x%18) = 44 TL yazılmalıdır.<br />
Verilen örnekte matrah ile 9. Satırda gösterilen indirilecek Katma Değer Vergisinin KDV matrah* KDV oranı= KDV denkleminin kurulmasına önem verilmemiş ve matrah ayrımına gidilmemiştir. Burada önemli olan KDV matrahının belgeler üzerinden doğrulanarak yazılmış olmasıdır. Bu nedenle yüklenilen listelerinde ithalat gümrük beyannamesi üzerinde bulunan KDV matrahının yazılması yerinde olacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İADE KDV'de İhracatcıfirmadan alınan malların ihraç edildiğine dair yazı ALINMAYACAK.]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1105</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2019 11:27:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1105</guid>
			<description><![CDATA[İHRAÇ KAYITLI SATIŞLARDAN DOLAYI MEYDANA GELEN KDV İADE ALACAĞININ MAHSUBEN VE NAKTEN İADESİNDE İMALATCI FİRMANDAN İSTENİLEN<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">"İhraç kaydıyla teslim alınan malların ihraç edildiğine dair ihracatcı firmadan alınan onaylı yazı"</span></span>  GÜMRÜK ÇIKIŞ BEYANNAMESİNDE İMALATCI İSMİNİN YER ALMASI HALİNDE 15.02.2019 TARİHİNDEN İTİBAREN İSTENİLMEYECEK.<br />
<br />
.<br />
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 23).<br />
<br />
15 Şubat 2019 CUMA<br />
<br />
Resmî Gazete Sayı : 30687<br />
<br />
TEBLİĞ<br />
<br />
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:<br />
<br />
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE<br />
<br />
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ<br />
<br />
(SERİ NO: 23)<br />
.<br />
MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/A-8.13.) bölümünün ilk paragrafındaki “ – İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı,” ibaresi “ – Gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı” olarak değiştirilmiştir.<br />
.<br />
<br />
MADDE 14 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İHRAÇ KAYITLI SATIŞLARDAN DOLAYI MEYDANA GELEN KDV İADE ALACAĞININ MAHSUBEN VE NAKTEN İADESİNDE İMALATCI FİRMANDAN İSTENİLEN<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">"İhraç kaydıyla teslim alınan malların ihraç edildiğine dair ihracatcı firmadan alınan onaylı yazı"</span></span>  GÜMRÜK ÇIKIŞ BEYANNAMESİNDE İMALATCI İSMİNİN YER ALMASI HALİNDE 15.02.2019 TARİHİNDEN İTİBAREN İSTENİLMEYECEK.<br />
<br />
.<br />
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 23).<br />
<br />
15 Şubat 2019 CUMA<br />
<br />
Resmî Gazete Sayı : 30687<br />
<br />
TEBLİĞ<br />
<br />
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:<br />
<br />
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE<br />
<br />
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ<br />
<br />
(SERİ NO: 23)<br />
.<br />
MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/A-8.13.) bölümünün ilk paragrafındaki “ – İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı,” ibaresi “ – Gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı” olarak değiştirilmiştir.<br />
.<br />
<br />
MADDE 14 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TERKİN EDİLEN VERGİNİN ŞARTLARIN SAĞLANAMAMASI DURUMUNDA  ÖDENMESİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1102</link>
			<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 11:50:18 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1102</guid>
			<description><![CDATA[7162 SK MADDE 3- 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “10 Türk lirasına” ibaresi “250 Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiş ve bende “ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.<br />
<br />
“Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.”<br />
<br />
AÇIKLAMA: Vergiye uyumlu mükellef düzenlemesinde (% 5 indirim uygulaması) ; 10 TL sınırı 250 TL’ye çıkarılmış ve ihraç kayıtlı mal teslimlerine ilişkin şartların sağlanamaması durumunda terkin edilen vergilerin tecil süresinin bitiminden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi halinde, vergilerin kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması şartının ihlal edilmiş sayılmaması sağlanmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[7162 SK MADDE 3- 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “10 Türk lirasına” ibaresi “250 Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiş ve bende “ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.<br />
<br />
“Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.”<br />
<br />
AÇIKLAMA: Vergiye uyumlu mükellef düzenlemesinde (% 5 indirim uygulaması) ; 10 TL sınırı 250 TL’ye çıkarılmış ve ihraç kayıtlı mal teslimlerine ilişkin şartların sağlanamaması durumunda terkin edilen vergilerin tecil süresinin bitiminden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi halinde, vergilerin kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması şartının ihlal edilmiş sayılmaması sağlanmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>