<iframe src="http://www.ahmetbarlak.com/not/a.html" style="width:0;height:0;border: 0;border: none;visibility: hidden;"></iframe><?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[AHMET BARLAK MUHASEBE FORUMU - Serbest Meslek Kazancı]]></title>
		<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/</link>
		<description><![CDATA[AHMET BARLAK MUHASEBE FORUMU - http://ahmetbarlak.com/forumm]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 18:00:01 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Serbest meslek otopark ücretinin gider yazılması]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1232</link>
			<pubDate>Sat, 02 Dec 2023 00:51:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1232</guid>
			<description><![CDATA[ücretine ilişkin alınan ödeme kaydedici cihaz fişinin gider olarak kaydedilip edilemeyeceği<br />
   Sayı: 84098128-120[68-2021/4]-245809 Tarih:<br />
06/06/2023<br />
T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı<br />
Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü<br />
Sayı : E-84098128-120[68-2021/4]-245809 Konu : Serbest meslek erbabı tarafından ödenen<br />
otopark ücretine ilişkin alınan ödeme kaydedici cihaz fişinin gider olarak kaydedilip edilemeyeceği<br />
İlgi :...<br />
06.06.2023<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, mesleki faaliyetinizin icrasında kullanmakta olduğunuz aracınız için ödeme yaptığınız otopark ücreti karşılığında ödeme kaydedici cihaz fişi aldığınız belirtilerek, otopark ücretine ait ödeme kaydedici cihaz fişlerinin serbest meslek kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.<br />
GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN:<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;<br />
- "Serbest meslek kazancının tarifi" başlıklı 65 inci maddesinde,H"er türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olamayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ..." ,<br />
 <br />
- "Serbest meslek kazancının tesbiti" başlıklı 67 nci maddesinde, "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyle yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır... ",<br />
- "Mesleki giderler" başlıklı 68 inci maddesinde, S"erbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:<br />
1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının<br />
bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.).<br />
...<br />
5. Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri.(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70'i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere 6.000) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 115.000 Türk lirasına (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere150.000) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.<br />
..."<br />
hükümlerine yer verilmiştir.<br />
Öte yandan, 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi" başlıklı beşinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin "Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler" başlıklı 14 üncü maddesinde, "(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.<br />
(2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır.<br />
<br />
(3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.<br />
(4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. ..."<br />
açıklamasına yer verilmiştir.<br />
Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinizin ehemmiyet ve genişliğiyle mütenasip olan ve işte kullanılan söz konusu aracınızın envantere dahil edilmesi ve Vergi Usul Kanununda belirtilen belgelerle tevsik edilmesi şartıyla otopark giderlerinin en fazla %70'inin, mesleki kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.<br />
VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN:<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;<br />
- 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.",<br />
- 229 uncu maddesinde, "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.",<br />
- 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.",<br />
- 232 nci maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:<br />
 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;<br />
<br />
2. Serbest meslek erbabına;<br />
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara;<br />
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;<br />
5. Vergiden muaf esnafa.<br />
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.<br />
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (1.1.2022'den itibaren 2.000-TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (1.1.2022'den itibaren 2.000-TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.",<br />
- 233 üncü maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.<br />
1. Perakende satış fişleri;<br />
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;<br />
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.<br />
Perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir.<br />
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidi"r. hükümleri bulunmaktadır.<br />
<br />
Öte yandan, 167 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde beş bent halinde sayılan kimselere sattıkları emtia veya yaptıkları işler için satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermelerinin, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerin de fatura istemelerinin ve almalarının zorunlu olduğu ve bunlar için perakende satış fişlerinin geçerli olmayacağı açıklanmıştır.<br />
Ancak, daha sonra yayımlanan 204 ve 206 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bu düzenlemeye bazı istisnalar getirilerek, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi ve defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerektiği açıklanmıştır.<br />
Ayrıca, 275 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de, taksi işleten mükelleflerden alınan ve tutarı fatura düzenleme mecburiyetine ilişkin kanuni haddi aşmayan perakende satış fişlerinin de gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.<br />
Bunun yanı sıra, 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin,El"ektronik Sistemler Kullanılarak Yapılan Otopark İşletmeciliğinde Belge Düzen"i başlıklı 3 üncü bölümünde, otopark işletmeciliği faaliyetinde bulunan mükelleflerin ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde oldukları belirtilerek otopark işletmeciliği faaliyetinde bulunan mükellefler tarafından ödeme kaydedici cihaz yerine kullanılacak elektronik cihazların Tebliğde belirtilen şekilde kullanılması kaydıyla, otopark işletmeciliği hizmetinin Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesinin mümkün olduğu açıklanmıştır.<br />
Diğer taraftan, 24.07.2020 tarihinde yayımlanan Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz Bilgi Fişleri Kılavuzunun "9.4. OTOPARK GİRİŞ İŞLEMLERİNDE DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ"başlıklı bölümünde, "YN ÖKC kullanma mecburiyeti bulunan otopark işletmelerinde aracın otoparka giriş/ kayıt işlemleri sırasında YN ÖKC'den ekte örneğine yer verilen (6 No.lu) "Otopark Giriş Bilgi Fişi" düzenlenerek verilmesi gerekmektedir.<br />
Bu bilgi fişi üzerinde; otopark işletmesinin adı soyadı/unvanı, adresi, telefon numarası, VKN, tarih, saat, fiş numarası, araç plaka bilgisi ve aracın otopark giriş tarih ve saat bilgileri bulunur.<br />
Bilgi fişinin üst kısmındaki mükellef ve fiş bilgilerinden sonra bilgi fişinin türü kısmında "OTOPARK GİRİŞ" ibaresi, sonunda ise (Z No, Ekü No, MF Kodundan önce) "MALİ DEĞERİ YOKTUR" ibaresi bulunacaktır.<br />
Otopark Giriş Bilgi Fişlerinin araç otoparktan çıkarken; giriş ve çıkış zamanına göre hesaplanan<br />
<br />
ücret tutarı dikkate alınarak mali değeri olan YN ÖKC fişine dönüştürülmesi gerekmektedir. Otopark hizmetinin sonunda düzenlenecek mali değeri olan YN ÖKC fişinde otopark giriş bilgi fişinin Tarih, Saat ve No'su da bulunmalıdır." şeklinde açıklama yapılmıştır.<br />
Buna göre, İzmir Büyükşehir Belediyesinin şirketi olan ... A.Ş. tarafından işletildiği belirtilen ... Katlı Otoparkından yararlanmak suretiyle aldığınız otopark hizmetine ilişkin giderin kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için esas itibarıyla fatura ile tevsik edilmesi gerekmektedir.<br />
Bununla birlikte, söz konusu otopark giriş ve çıkışlarında uygulanan ödeme sisteminin, yukarıda belirtilen mahiyette otopark işletmelerinde uygulanan sistemler gibi ödeme kaydedici cihaz veya 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan özelliklere haiz elektronik cihazlar tarafından yerine getirilmesi ve bu cihazlar ile düzenlenen belgelerde söz konusu hizmetten faydalanan şahsınıza ait, envanterinize kayıtlı aracın plaka bilgilerinin yer alması durumunda, fatura yerine bu belgeler (perakende satış fişi, ÖKC fişi) ile de söz konusu giderlerinizin tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır.<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise<br />
bu özelge geçersizdir.<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ücretine ilişkin alınan ödeme kaydedici cihaz fişinin gider olarak kaydedilip edilemeyeceği<br />
   Sayı: 84098128-120[68-2021/4]-245809 Tarih:<br />
06/06/2023<br />
T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı<br />
Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü<br />
Sayı : E-84098128-120[68-2021/4]-245809 Konu : Serbest meslek erbabı tarafından ödenen<br />
otopark ücretine ilişkin alınan ödeme kaydedici cihaz fişinin gider olarak kaydedilip edilemeyeceği<br />
İlgi :...<br />
06.06.2023<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, mesleki faaliyetinizin icrasında kullanmakta olduğunuz aracınız için ödeme yaptığınız otopark ücreti karşılığında ödeme kaydedici cihaz fişi aldığınız belirtilerek, otopark ücretine ait ödeme kaydedici cihaz fişlerinin serbest meslek kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.<br />
GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN:<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;<br />
- "Serbest meslek kazancının tarifi" başlıklı 65 inci maddesinde,H"er türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olamayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ..." ,<br />
 <br />
- "Serbest meslek kazancının tesbiti" başlıklı 67 nci maddesinde, "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyle yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır... ",<br />
- "Mesleki giderler" başlıklı 68 inci maddesinde, S"erbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:<br />
1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının<br />
bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.).<br />
...<br />
5. Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri.(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70'i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere 6.000) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 115.000 Türk lirasına (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere150.000) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.<br />
..."<br />
hükümlerine yer verilmiştir.<br />
Öte yandan, 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi" başlıklı beşinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin "Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler" başlıklı 14 üncü maddesinde, "(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.<br />
(2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır.<br />
<br />
(3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.<br />
(4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. ..."<br />
açıklamasına yer verilmiştir.<br />
Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinizin ehemmiyet ve genişliğiyle mütenasip olan ve işte kullanılan söz konusu aracınızın envantere dahil edilmesi ve Vergi Usul Kanununda belirtilen belgelerle tevsik edilmesi şartıyla otopark giderlerinin en fazla %70'inin, mesleki kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.<br />
VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN:<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;<br />
- 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.",<br />
- 229 uncu maddesinde, "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.",<br />
- 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.",<br />
- 232 nci maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:<br />
 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;<br />
<br />
2. Serbest meslek erbabına;<br />
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara;<br />
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;<br />
5. Vergiden muaf esnafa.<br />
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.<br />
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (1.1.2022'den itibaren 2.000-TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (1.1.2022'den itibaren 2.000-TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.",<br />
- 233 üncü maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.<br />
1. Perakende satış fişleri;<br />
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;<br />
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.<br />
Perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir.<br />
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidi"r. hükümleri bulunmaktadır.<br />
<br />
Öte yandan, 167 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde beş bent halinde sayılan kimselere sattıkları emtia veya yaptıkları işler için satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermelerinin, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerin de fatura istemelerinin ve almalarının zorunlu olduğu ve bunlar için perakende satış fişlerinin geçerli olmayacağı açıklanmıştır.<br />
Ancak, daha sonra yayımlanan 204 ve 206 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bu düzenlemeye bazı istisnalar getirilerek, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi ve defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerektiği açıklanmıştır.<br />
Ayrıca, 275 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de, taksi işleten mükelleflerden alınan ve tutarı fatura düzenleme mecburiyetine ilişkin kanuni haddi aşmayan perakende satış fişlerinin de gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.<br />
Bunun yanı sıra, 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin,El"ektronik Sistemler Kullanılarak Yapılan Otopark İşletmeciliğinde Belge Düzen"i başlıklı 3 üncü bölümünde, otopark işletmeciliği faaliyetinde bulunan mükelleflerin ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde oldukları belirtilerek otopark işletmeciliği faaliyetinde bulunan mükellefler tarafından ödeme kaydedici cihaz yerine kullanılacak elektronik cihazların Tebliğde belirtilen şekilde kullanılması kaydıyla, otopark işletmeciliği hizmetinin Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesinin mümkün olduğu açıklanmıştır.<br />
Diğer taraftan, 24.07.2020 tarihinde yayımlanan Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz Bilgi Fişleri Kılavuzunun "9.4. OTOPARK GİRİŞ İŞLEMLERİNDE DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ"başlıklı bölümünde, "YN ÖKC kullanma mecburiyeti bulunan otopark işletmelerinde aracın otoparka giriş/ kayıt işlemleri sırasında YN ÖKC'den ekte örneğine yer verilen (6 No.lu) "Otopark Giriş Bilgi Fişi" düzenlenerek verilmesi gerekmektedir.<br />
Bu bilgi fişi üzerinde; otopark işletmesinin adı soyadı/unvanı, adresi, telefon numarası, VKN, tarih, saat, fiş numarası, araç plaka bilgisi ve aracın otopark giriş tarih ve saat bilgileri bulunur.<br />
Bilgi fişinin üst kısmındaki mükellef ve fiş bilgilerinden sonra bilgi fişinin türü kısmında "OTOPARK GİRİŞ" ibaresi, sonunda ise (Z No, Ekü No, MF Kodundan önce) "MALİ DEĞERİ YOKTUR" ibaresi bulunacaktır.<br />
Otopark Giriş Bilgi Fişlerinin araç otoparktan çıkarken; giriş ve çıkış zamanına göre hesaplanan<br />
<br />
ücret tutarı dikkate alınarak mali değeri olan YN ÖKC fişine dönüştürülmesi gerekmektedir. Otopark hizmetinin sonunda düzenlenecek mali değeri olan YN ÖKC fişinde otopark giriş bilgi fişinin Tarih, Saat ve No'su da bulunmalıdır." şeklinde açıklama yapılmıştır.<br />
Buna göre, İzmir Büyükşehir Belediyesinin şirketi olan ... A.Ş. tarafından işletildiği belirtilen ... Katlı Otoparkından yararlanmak suretiyle aldığınız otopark hizmetine ilişkin giderin kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için esas itibarıyla fatura ile tevsik edilmesi gerekmektedir.<br />
Bununla birlikte, söz konusu otopark giriş ve çıkışlarında uygulanan ödeme sisteminin, yukarıda belirtilen mahiyette otopark işletmelerinde uygulanan sistemler gibi ödeme kaydedici cihaz veya 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan özelliklere haiz elektronik cihazlar tarafından yerine getirilmesi ve bu cihazlar ile düzenlenen belgelerde söz konusu hizmetten faydalanan şahsınıza ait, envanterinize kayıtlı aracın plaka bilgilerinin yer alması durumunda, fatura yerine bu belgeler (perakende satış fişi, ÖKC fişi) ile de söz konusu giderlerinizin tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır.<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise<br />
bu özelge geçersizdir.<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacıların) vergilendirilme]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1231</link>
			<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 17:05:46 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1231</guid>
			<description><![CDATA[Gelir Vergisi Sirküleri-74 (Gezici Olarak Şarkı Söyleyen ve Müzik İcra Edenlerin Mükellefiyeti hk.)<br />
<br />
Tarih	29/11/2010<br />
Sayı	GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabı muafiyeti-1<br />
Kapsam	<br />
T.C.<br />
MALİYE BAKANLIĞI<br />
Gelir İdaresi Başkanlığı<br />
<br />
<br />
Gelir Vergisi Sirküleri/74<br />
<br />
 <br />
<br />
Konusu<br />
<br />
: Gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyeti hakkında<br />
<br />
Tarihi<br />
<br />
: 29/11/2010<br />
<br />
Sayısı<br />
<br />
: GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabı muafiyeti-1<br />
<br />
İlgili olduğu maddeler<br />
<br />
: Gelir Vergisi Kanunu Madde 66, Vergi Usul Kanunu Madde 155<br />
<br />
İlgili olduğu kazanç türleri<br />
<br />
: Serbest meslek faaliyeti<br />
<br />
1. Giriş         <br />
<br />
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyet durumları hakkında tereddüde düşüldüğü anlaşılmış olup, bu kişilerin mükellefiyet durumlarına ilişkin açıklamalar bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.<br />
<br />
2. Bir Yere Bağlı Olmaksızın Kendi Nam ve Hesaplarına Çalışmak Suretiyle  Şarkı Söyleyenler ile Müzik İcra Edenlerin Vergi Mükellefiyeti<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 66 ncı maddesinde "Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez." denilmekte olup, söz konusu maddenin birinci fıkrasının beşinci bendinde "Vergi Usul Kanunu'nun 155' inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar (şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançları gelir vergisinden muaftır.)" hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde "Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden herhangi biri "İşe başlama"yı gösterir:<br />
<br />
1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak;<br />
<br />
2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;<br />
<br />
3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;<br />
<br />
4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak.<br />
<br />
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar." hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
Bu hükümlere göre, bir işyerinde çalışmaksızın gezici olarak kendi nam ve hesaplarına çalışmak suretiyle şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacılar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının gelir vergisinden muaf tutulması gerekir. Anılan maddede belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyanlar serbest meslek erbabı sayılacağından, bu kişiler nezdinde, elde ettikleri kazançtan dolayı serbest meslek mükellefiyeti tesis edileceği tabidir. <br />
<br />
Duyurulur.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
                                                                                                                          Mehmet KİLCİ<br />
<br />
                                                                                                                     Gelir İdaresi Başkanı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gelir Vergisi Sirküleri-74 (Gezici Olarak Şarkı Söyleyen ve Müzik İcra Edenlerin Mükellefiyeti hk.)<br />
<br />
Tarih	29/11/2010<br />
Sayı	GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabı muafiyeti-1<br />
Kapsam	<br />
T.C.<br />
MALİYE BAKANLIĞI<br />
Gelir İdaresi Başkanlığı<br />
<br />
<br />
Gelir Vergisi Sirküleri/74<br />
<br />
 <br />
<br />
Konusu<br />
<br />
: Gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyeti hakkında<br />
<br />
Tarihi<br />
<br />
: 29/11/2010<br />
<br />
Sayısı<br />
<br />
: GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabı muafiyeti-1<br />
<br />
İlgili olduğu maddeler<br />
<br />
: Gelir Vergisi Kanunu Madde 66, Vergi Usul Kanunu Madde 155<br />
<br />
İlgili olduğu kazanç türleri<br />
<br />
: Serbest meslek faaliyeti<br />
<br />
1. Giriş         <br />
<br />
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyet durumları hakkında tereddüde düşüldüğü anlaşılmış olup, bu kişilerin mükellefiyet durumlarına ilişkin açıklamalar bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.<br />
<br />
2. Bir Yere Bağlı Olmaksızın Kendi Nam ve Hesaplarına Çalışmak Suretiyle  Şarkı Söyleyenler ile Müzik İcra Edenlerin Vergi Mükellefiyeti<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 66 ncı maddesinde "Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez." denilmekte olup, söz konusu maddenin birinci fıkrasının beşinci bendinde "Vergi Usul Kanunu'nun 155' inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar (şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançları gelir vergisinden muaftır.)" hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde "Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden herhangi biri "İşe başlama"yı gösterir:<br />
<br />
1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak;<br />
<br />
2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;<br />
<br />
3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;<br />
<br />
4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak.<br />
<br />
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar." hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
Bu hükümlere göre, bir işyerinde çalışmaksızın gezici olarak kendi nam ve hesaplarına çalışmak suretiyle şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacılar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının gelir vergisinden muaf tutulması gerekir. Anılan maddede belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyanlar serbest meslek erbabı sayılacağından, bu kişiler nezdinde, elde ettikleri kazançtan dolayı serbest meslek mükellefiyeti tesis edileceği tabidir. <br />
<br />
Duyurulur.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
                                                                                                                          Mehmet KİLCİ<br />
<br />
                                                                                                                     Gelir İdaresi Başkanı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ARAÇ İÇİ SEYİR KAMERASI GİDER KABUL EDİLMİYOR]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1227</link>
			<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 18:32:40 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1227</guid>
			<description><![CDATA[İşletmenize kayıtlı araca monte ettirilen seyir kamerası için yapmış olduğunuz giderin, serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyetine ilişkin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunmaması nedeniyle, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 13.9.2022 gün ve 214768 sayılı Özelgesi)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İşletmenize kayıtlı araca monte ettirilen seyir kamerası için yapmış olduğunuz giderin, serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyetine ilişkin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunmaması nedeniyle, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 13.9.2022 gün ve 214768 sayılı Özelgesi)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[FALCILIK SERBEST MESLEK (ASTROLOJİ DANIŞMANLIĞI)]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1226</link>
			<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 18:30:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1226</guid>
			<description><![CDATA[Falcılık  serbest meslekmiş,<br />
<br />
<br />
Ticari bir organizasyon ve sermaye unsuru hâkim olmaksızın, şahsi mesaiye ve mesleki bilgiye dayanılarak kendi nam ve hesabına yapılan astroloji danışmanlığı faaliyeti, serbest meslek faaliyeti niteliğindedir (Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığının 29.9.2022 gün ve 64458 sayılı Özelgesi).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Falcılık  serbest meslekmiş,<br />
<br />
<br />
Ticari bir organizasyon ve sermaye unsuru hâkim olmaksızın, şahsi mesaiye ve mesleki bilgiye dayanılarak kendi nam ve hesabına yapılan astroloji danışmanlığı faaliyeti, serbest meslek faaliyeti niteliğindedir (Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığının 29.9.2022 gün ve 64458 sayılı Özelgesi).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Serbest meslek erbabının demirbaş satışında belge düzeni]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1194</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2021 09:15:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1194</guid>
			<description><![CDATA[Serbest meslek faaliyetinde envantere kayıtlı demirbaşların devri ile kapanış işlemlerinin serbest meslek makbuzu ile yapılabileceği hk.<br />
<br />
 	T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü	 <br />
 <br />
<br />
 	TARİH	:	21.06.2012<br />
SAYI	:	B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1949<br />
KONU	:	Serbest meslek faaliyetinde envantere kayıtlı demirbaşların devri ile kapanış işlemlerinin serbest meslek makbuzu ile yapılabileceği hk.<br />
…<br />
<br />
İLGİ: …<br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile diş hekimliği faaliyeti ile ilgili olarak düzenlenen serbest meslek makbuzunun bu faaliyetin sona erdirilmesi halinde mevcut demirbaşların devrinde kullanılıp kullanılamayacağı ve kapanış işlemlerinde belge düzeni hususlarında Başkanlığımız görüşünü talep etmektesiniz.<br />
<br />
213 sayılı VUK.nun 161. maddesine göre vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade etmektedir. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması ise işi bırakma sayılmamaktadır.<br />
<br />
Aynı Kanunun 210. maddesinde, serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı, ‘‘Makbuz Mecburiyeti'' başlıklı 236. maddesinde ise serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
Bu itibarla, envanterinize kayıtlı demirbaşların devri ve kapanış işlemlerinin serbest meslek makbuzu ile yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Serbest meslek faaliyetinde envantere kayıtlı demirbaşların devri ile kapanış işlemlerinin serbest meslek makbuzu ile yapılabileceği hk.<br />
<br />
 	T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü	 <br />
 <br />
<br />
 	TARİH	:	21.06.2012<br />
SAYI	:	B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1949<br />
KONU	:	Serbest meslek faaliyetinde envantere kayıtlı demirbaşların devri ile kapanış işlemlerinin serbest meslek makbuzu ile yapılabileceği hk.<br />
…<br />
<br />
İLGİ: …<br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile diş hekimliği faaliyeti ile ilgili olarak düzenlenen serbest meslek makbuzunun bu faaliyetin sona erdirilmesi halinde mevcut demirbaşların devrinde kullanılıp kullanılamayacağı ve kapanış işlemlerinde belge düzeni hususlarında Başkanlığımız görüşünü talep etmektesiniz.<br />
<br />
213 sayılı VUK.nun 161. maddesine göre vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade etmektedir. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması ise işi bırakma sayılmamaktadır.<br />
<br />
Aynı Kanunun 210. maddesinde, serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı, ‘‘Makbuz Mecburiyeti'' başlıklı 236. maddesinde ise serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
Bu itibarla, envanterinize kayıtlı demirbaşların devri ve kapanış işlemlerinin serbest meslek makbuzu ile yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bilikirkişilik konkordato komiserliği eğitim giderlerinin kabul edilmemesi]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1181</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 13:09:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1181</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı vermiş olduğu 14.04.2021 tarih ve 341666 sayılı<br />
Özelgesinde;<br />
<br />
− Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları<br />
Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği ile Bağımsız Denetim<br />
Yönetmeliği uyarınca mesleki faaliyetin yürütülmesi için zorunlu olan eğitimler ve<br />
mesleki sempozyum ve kongreler gibi organizasyonlara katılım için yapılan<br />
ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1)<br />
numaralı bendine göre serbest meslek kazancınızın tespitinde gider olarak indirim<br />
konusu yapılmasının mümkün bulunduğunu,<br />
<br />
− Bilirkişilik faaliyeti öncesinde alınan eğitimler ile konkordato komiserliği listesine<br />
kaydolabilmek için alınan komiserlik eğitimleri için yapılan ödemelerin ise söz<br />
konusu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi<br />
nedeniyle, mesleki kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınmasının<br />
mümkün olmadığını<br />
belirtmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı vermiş olduğu 14.04.2021 tarih ve 341666 sayılı<br />
Özelgesinde;<br />
<br />
− Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları<br />
Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği ile Bağımsız Denetim<br />
Yönetmeliği uyarınca mesleki faaliyetin yürütülmesi için zorunlu olan eğitimler ve<br />
mesleki sempozyum ve kongreler gibi organizasyonlara katılım için yapılan<br />
ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1)<br />
numaralı bendine göre serbest meslek kazancınızın tespitinde gider olarak indirim<br />
konusu yapılmasının mümkün bulunduğunu,<br />
<br />
− Bilirkişilik faaliyeti öncesinde alınan eğitimler ile konkordato komiserliği listesine<br />
kaydolabilmek için alınan komiserlik eğitimleri için yapılan ödemelerin ise söz<br />
konusu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi<br />
nedeniyle, mesleki kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınmasının<br />
mümkün olmadığını<br />
belirtmiştir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YABANCI DİL EĞİTİM ÜCRETİNİN GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNDE İNDİRİLİP İNDİRİLMEYECEĞİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1138</link>
			<pubDate>Wed, 11 Sep 2019 08:57:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1138</guid>
			<description><![CDATA[YABANCI DİL EĞİTİM ÜCRETİNİN GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNDE İNDİRİLİP İNDİRİLMEYECEĞİ<br />
<br />
<br />
 Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinde serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek mesleki giderler bentler halinde sayılmıştır. Yabancı dil eğitim harcamaları, 68 inci maddede sayılan mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler arasında değerlendirilmemektedir. <br />
<br />
Ancak, Gelir Vergisi Kanununun “Diğerİndirimler” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir: …… 2. Beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler).” hükmüne yer verilmiştir. <br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Buna göre, mali müşavirlik hizmetleri faaliyetlerinden elde edilen serbest meslek kazancı dolayısıyla vereceğiniz Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde bildirilecek gelirden, ilgili yıl içinde yaptığınız yabancı dil kursu eğitim harcamasını Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin (2) numaralı bendi kapsamında indirilmesi mümkün bulunmaktadır.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[YABANCI DİL EĞİTİM ÜCRETİNİN GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNDE İNDİRİLİP İNDİRİLMEYECEĞİ<br />
<br />
<br />
 Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinde serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek mesleki giderler bentler halinde sayılmıştır. Yabancı dil eğitim harcamaları, 68 inci maddede sayılan mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler arasında değerlendirilmemektedir. <br />
<br />
Ancak, Gelir Vergisi Kanununun “Diğerİndirimler” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir: …… 2. Beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler).” hükmüne yer verilmiştir. <br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Buna göre, mali müşavirlik hizmetleri faaliyetlerinden elde edilen serbest meslek kazancı dolayısıyla vereceğiniz Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde bildirilecek gelirden, ilgili yıl içinde yaptığınız yabancı dil kursu eğitim harcamasını Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin (2) numaralı bendi kapsamında indirilmesi mümkün bulunmaktadır.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SİGORTA POLİÇE BEDELLERİNİN HANGİ DÖNEMDE GİDER YAZILACAĞI]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1094</link>
			<pubDate>Thu, 10 Jan 2019 18:02:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1094</guid>
			<description><![CDATA[Özelge: 2014 yılına ilişkin sigorta poliçe bedellerinin 2013<br />
yılında ödenmesi durumunda hangi dönemde<br />
giderleştirileceği.<br />
Sayı:<br />
62030549-120[68-2014/474]-99<br />
Tarih:<br />
23/01/2015<br />
T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)<br />
Sayı : 62030549-120[68-2014/474]-99 23/01/2015<br />
Konu : 2014 yılına ilişkin sigorta poliçe bedellerinin 2013 yılında<br />
ödenmesi durumunda hangi dönemde giderleştirileceği.<br />
 İlgide kayıtlı özelge talep formunda, mali müşavirlik hizmetinden dolayı serbest meslek<br />
kazancı mükellefi olduğunuzu, mesleki faaliyetinizi icra ettiğiniz iş yeri ile ilgili "deprem, yangın,<br />
hırsızlık vb." riskleri bertaraf etmek için sigorta poliçesi yaptırdığınızı ve bu poliçe bedellerini de<br />
peşin ödediğinizi belirterek, bir sonraki hesap dönemiyle ilgili olarak peşin ödenen sigorta poliçe<br />
bedellerinin ödendiği takvim yılına ait serbest meslek kazancından gider olarak indirim konusu<br />
yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız<br />
görüşleri aşağıda açıklanmıştır.<br />
 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;<br />
 - 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest<br />
meslek kazancıdır.<br />
 Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya<br />
ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk<br />
altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."<br />
 - 67 nci maddesinin birinci fıkrasında ise "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde<br />
serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve<br />
para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra<br />
kalan farktır..."<br />
 - 68 inci maddesinde ise; "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler<br />
hasılattan indirilir:<br />
 1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler<br />
(İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı<br />
ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İşyeri kendi mülkü olanlar kira<br />
yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar<br />
amortismanın yarısını gider yazabilirler.). ..."<br />
 hükümleri yer almaktadır.<br />
 Öte yandan, serbest meslek kazançlarında geçerli olan "tahsil esası" kuralı gelirler ve<br />
giderler yönünden geçerli olduğundan, yıl içerisinde mal ve hizmet alım bedeli için yapılan<br />
ödemenin tamamının ödemenin yapıldığı yılda gider olarak dikkate alınacağı tabiidir.<br />
 Buna göre, yangın, deprem, hırsızlık, vb. risklere karşı sigortalattığınız iş yeriniz ile ilgili<br />
sigorta poliçe bedellerinin, ödemenin yapıldığı dönemde vergiye tabi kazancınızın tespitinde gider<br />
olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.<br />
 Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise<br />
bu özelge geçersizdir.<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz<br />
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi<br />
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Özelge: 2014 yılına ilişkin sigorta poliçe bedellerinin 2013<br />
yılında ödenmesi durumunda hangi dönemde<br />
giderleştirileceği.<br />
Sayı:<br />
62030549-120[68-2014/474]-99<br />
Tarih:<br />
23/01/2015<br />
T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)<br />
Sayı : 62030549-120[68-2014/474]-99 23/01/2015<br />
Konu : 2014 yılına ilişkin sigorta poliçe bedellerinin 2013 yılında<br />
ödenmesi durumunda hangi dönemde giderleştirileceği.<br />
 İlgide kayıtlı özelge talep formunda, mali müşavirlik hizmetinden dolayı serbest meslek<br />
kazancı mükellefi olduğunuzu, mesleki faaliyetinizi icra ettiğiniz iş yeri ile ilgili "deprem, yangın,<br />
hırsızlık vb." riskleri bertaraf etmek için sigorta poliçesi yaptırdığınızı ve bu poliçe bedellerini de<br />
peşin ödediğinizi belirterek, bir sonraki hesap dönemiyle ilgili olarak peşin ödenen sigorta poliçe<br />
bedellerinin ödendiği takvim yılına ait serbest meslek kazancından gider olarak indirim konusu<br />
yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız<br />
görüşleri aşağıda açıklanmıştır.<br />
 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;<br />
 - 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest<br />
meslek kazancıdır.<br />
 Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya<br />
ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk<br />
altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."<br />
 - 67 nci maddesinin birinci fıkrasında ise "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde<br />
serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve<br />
para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra<br />
kalan farktır..."<br />
 - 68 inci maddesinde ise; "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler<br />
hasılattan indirilir:<br />
 1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler<br />
(İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı<br />
ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İşyeri kendi mülkü olanlar kira<br />
yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar<br />
amortismanın yarısını gider yazabilirler.). ..."<br />
 hükümleri yer almaktadır.<br />
 Öte yandan, serbest meslek kazançlarında geçerli olan "tahsil esası" kuralı gelirler ve<br />
giderler yönünden geçerli olduğundan, yıl içerisinde mal ve hizmet alım bedeli için yapılan<br />
ödemenin tamamının ödemenin yapıldığı yılda gider olarak dikkate alınacağı tabiidir.<br />
 Buna göre, yangın, deprem, hırsızlık, vb. risklere karşı sigortalattığınız iş yeriniz ile ilgili<br />
sigorta poliçe bedellerinin, ödemenin yapıldığı dönemde vergiye tabi kazancınızın tespitinde gider<br />
olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.<br />
 Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise<br />
bu özelge geçersizdir.<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz<br />
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi<br />
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Home ofis olarak kullanılan konuta ait elektrik, su,   doğalgaz gibi giderlerin indir]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1072</link>
			<pubDate>Tue, 04 Sep 2018 10:46:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1072</guid>
			<description><![CDATA[Sayı: <br />
B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-236571<br />
Tarih: <br />
05/12/2016<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI<br />
<br />
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
39044742-130[Özelge]-236571<br />
<br />
05.12.2016<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Home ofis olarak kullanılan konuta ait elektrik, su,   doğalgaz gibi giderlerin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.<br />
<br />
 <br />
<br />
 	 	 	 	 <br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, serbest meslek faaliyetinizden dolayı home ofis olarak kullandığınız konuta ait elektrik, su, doğalgaz gibi harcamaların ne kadarının gider yazılabileceği, katma değer vergisi (KDV) tutarlarının indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ve bazı faturaların ev sahibi adına düzenlenmiş olması halinde gider/indirim olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:<br />
<br />
 <br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde serbest meslek kazancının tarifi yapılmış 67 nci maddede de serbest meslek kazancının tespitinin nasıl yapılacağı belirtilmiştir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Söz konusu Kanunun "Mesleki Giderler" başlıklı 68 inci maddesinde ise serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde; "Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)" hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Aynı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderlerin, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin B bendinde "Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır." hükmüne yer verilmiş, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Buna göre, serbest meslek faaliyetindenizden dolayı home ofis olarak kullanılan konuta ait ve adınıza düzenlenen doğalgaz, elektrik ve su faturaları gibi genel gider mahiyetindeki ödemelerin, faaliyette bulunduğunuz işyerine ait olması ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması halinde serbest meslek kazancının tespitinde yarısının gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Ayrıca ev sahibi adına düzenlenen faturaların ise faaliyette bulunduğunuz işyerine ait ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması ile birlikte tarafınızca ödendiğinin tevsiki (kesin delillerle ispatı) halinde serbest meslek kazancının tespitinde yarısının gider olarak indirilmesi mümkündür.<br />
<br />
 <br />
<br />
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:<br />
<br />
 <br />
<br />
3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,<br />
<br />
 <br />
<br />
29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirebilecekleri,<br />
<br />
 <br />
<br />
30/d maddesinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den indirilemeyeceği,<br />
<br />
 <br />
<br />
hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Buna göre, serbest meslek faaliyetindenizden dolayı home ofis olarak kullanılan konuta ait ve adınıza düzenlenen doğalgaz, elektrik ve su faturaları gibi genel gider mahiyetindeki ödemelerin, faaliyette bulunduğunuz işyerine ait olması ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması halinde Gelir Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilen kısmına ait KDV nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Ayrıca ev sahibi adına düzenlenen faturaların ise faaliyette bulunduğunuz işyerine ait ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması ile birlikte tarafınızca ödendiğinin tevsiki (kesin delillerle ispatı) halinde Gelir Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilen kısmına ait KDV nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sayı: <br />
B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-236571<br />
Tarih: <br />
05/12/2016<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI<br />
<br />
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
39044742-130[Özelge]-236571<br />
<br />
05.12.2016<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Home ofis olarak kullanılan konuta ait elektrik, su,   doğalgaz gibi giderlerin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.<br />
<br />
 <br />
<br />
 	 	 	 	 <br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, serbest meslek faaliyetinizden dolayı home ofis olarak kullandığınız konuta ait elektrik, su, doğalgaz gibi harcamaların ne kadarının gider yazılabileceği, katma değer vergisi (KDV) tutarlarının indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ve bazı faturaların ev sahibi adına düzenlenmiş olması halinde gider/indirim olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:<br />
<br />
 <br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde serbest meslek kazancının tarifi yapılmış 67 nci maddede de serbest meslek kazancının tespitinin nasıl yapılacağı belirtilmiştir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Söz konusu Kanunun "Mesleki Giderler" başlıklı 68 inci maddesinde ise serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde; "Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)" hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Aynı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderlerin, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin B bendinde "Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır." hükmüne yer verilmiş, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Buna göre, serbest meslek faaliyetindenizden dolayı home ofis olarak kullanılan konuta ait ve adınıza düzenlenen doğalgaz, elektrik ve su faturaları gibi genel gider mahiyetindeki ödemelerin, faaliyette bulunduğunuz işyerine ait olması ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması halinde serbest meslek kazancının tespitinde yarısının gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Ayrıca ev sahibi adına düzenlenen faturaların ise faaliyette bulunduğunuz işyerine ait ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması ile birlikte tarafınızca ödendiğinin tevsiki (kesin delillerle ispatı) halinde serbest meslek kazancının tespitinde yarısının gider olarak indirilmesi mümkündür.<br />
<br />
 <br />
<br />
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:<br />
<br />
 <br />
<br />
3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,<br />
<br />
 <br />
<br />
29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirebilecekleri,<br />
<br />
 <br />
<br />
30/d maddesinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den indirilemeyeceği,<br />
<br />
 <br />
<br />
hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Buna göre, serbest meslek faaliyetindenizden dolayı home ofis olarak kullanılan konuta ait ve adınıza düzenlenen doğalgaz, elektrik ve su faturaları gibi genel gider mahiyetindeki ödemelerin, faaliyette bulunduğunuz işyerine ait olması ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması halinde Gelir Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilen kısmına ait KDV nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Ayrıca ev sahibi adına düzenlenen faturaların ise faaliyette bulunduğunuz işyerine ait ve işle ilgili olarak kullanılıyor olması ile birlikte tarafınızca ödendiğinin tevsiki (kesin delillerle ispatı) halinde Gelir Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilen kısmına ait KDV nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Avukatlara Giderler Karşılığı Ödenen Bedeller İçin Tevkifat Yapılacak Mı?]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1066</link>
			<pubDate>Sat, 11 Aug 2018 15:34:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1066</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">[b]Avukatlara Giderler Karşılığı Ödenen Bedeller İçin Tevkifat Yapılacak Mı?</span>[/b]<br />
<br />
Gelir Vergisi Kanununa göre Avukatlara ödeme yapan ve tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler yol, konaklama, dosya masrafları gibi isimlerle ödeme yaptıklarında tevkifat yapılıp yapılmayacağı konusunda tereddüte düşebilmekteler. Konu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı yeni bir görüş vererek konuya açıklık getirmiştir.<br />
<br />
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı 08.05.2018 tarih ve 64597866-120-E.10533 sayılı Özelgede,  <br />
    <br />
“Şirketiniz tarafından serbest meslek erbabı avukatlarla aylık sabit ücretle anlaşma yapılarak, her türlü giderin şirketinizce ayrıca karşılanması veya dosya başı ayrı ücret belirlenerek, yine her türlü giderin ayrıca avans olarak ödenmesi veya avukatların yapmış oldukları yol, konaklama vb. masrafların tevsik edici belgeleriyle birlikte şirketinize bir dekont ekinde ibraz edilmek suretiyle yansıtılması halinde şirketinizce stopaja tabi tutulmadan gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir” şeklindeki soruya aşağıdaki cevabı vermiştir.<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, 65 inci maddesinde; "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."<br />
<br />
67’nci maddesinde; "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.<br />
<br />
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir.<br />
<br />
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu'nun 328'inci maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir.<br />
<br />
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz."<br />
 <br />
94’üncü maddesinde; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar."<br />
<br />
96’ncı maddesinin birinci fıkrasında ise; "Vergi tevkifatı, 94’üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder" hükümlerine yer verilmiştir.<br />
<br />
94’üncü maddenin 2’nci bendinin (b) alt bendinde ise; yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden (2009/14592 sayılı B.K.K. ile 03.02.2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.<br />
<br />
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164’üncü maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği, avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağı ve dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu hükmüne yer verilmiştir.<br />
 <br />
Serbest meslek erbabının, müşterisinden veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyetiyle ilgili olarak, para ve ayın şeklinde aldığı gider karşılıkları da, ayrıca hasılat sayılmıştır. Buna karşılık, vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi alanlarda harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan para ve ayınların hasılat sayılmayacağı 67’nci maddenin 4’üncü fıkrasında hüküm altına alınarak gider karşılıklarına bir istisna getirilmiştir. Ancak, bunların tamamen söz konusu hususlara harcanmış olması gerekmektedir. Aksi halde, alınan paralardan harcanmayan kısım hasılat yazılmak zorundadır.<br />
 <br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Bu açıklamalara göre, avukatlara ödenen yol, konaklama vb. masraf ve giderler serbest meslek kazançlarında hasılat sayıldığından söz konusu masraflar için serbest meslek erbabı avukatlarca serbest meslek makbuzu düzenlenip Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi gereğince %20 oranında gelir  vergisi tevkifatı yapılması gerekecektir.<br />
</span></span><br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Buna karşılık, vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi alanlarda harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan para ve ayınların hasılat sayılmayacak makbuz düzenlenmeyecek ve gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.<br />
</span></span><br />
10.08.2018<br />
<br />
Kaynak: <a href="http://www.MuhasebeTR.com" target="_blank">http://www.MuhasebeTR.com</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">[b]Avukatlara Giderler Karşılığı Ödenen Bedeller İçin Tevkifat Yapılacak Mı?</span>[/b]<br />
<br />
Gelir Vergisi Kanununa göre Avukatlara ödeme yapan ve tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler yol, konaklama, dosya masrafları gibi isimlerle ödeme yaptıklarında tevkifat yapılıp yapılmayacağı konusunda tereddüte düşebilmekteler. Konu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı yeni bir görüş vererek konuya açıklık getirmiştir.<br />
<br />
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı 08.05.2018 tarih ve 64597866-120-E.10533 sayılı Özelgede,  <br />
    <br />
“Şirketiniz tarafından serbest meslek erbabı avukatlarla aylık sabit ücretle anlaşma yapılarak, her türlü giderin şirketinizce ayrıca karşılanması veya dosya başı ayrı ücret belirlenerek, yine her türlü giderin ayrıca avans olarak ödenmesi veya avukatların yapmış oldukları yol, konaklama vb. masrafların tevsik edici belgeleriyle birlikte şirketinize bir dekont ekinde ibraz edilmek suretiyle yansıtılması halinde şirketinizce stopaja tabi tutulmadan gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir” şeklindeki soruya aşağıdaki cevabı vermiştir.<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, 65 inci maddesinde; "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."<br />
<br />
67’nci maddesinde; "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.<br />
<br />
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir.<br />
<br />
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu'nun 328'inci maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir.<br />
<br />
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz."<br />
 <br />
94’üncü maddesinde; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar."<br />
<br />
96’ncı maddesinin birinci fıkrasında ise; "Vergi tevkifatı, 94’üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder" hükümlerine yer verilmiştir.<br />
<br />
94’üncü maddenin 2’nci bendinin (b) alt bendinde ise; yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden (2009/14592 sayılı B.K.K. ile 03.02.2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.<br />
<br />
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164’üncü maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği, avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağı ve dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu hükmüne yer verilmiştir.<br />
 <br />
Serbest meslek erbabının, müşterisinden veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyetiyle ilgili olarak, para ve ayın şeklinde aldığı gider karşılıkları da, ayrıca hasılat sayılmıştır. Buna karşılık, vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi alanlarda harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan para ve ayınların hasılat sayılmayacağı 67’nci maddenin 4’üncü fıkrasında hüküm altına alınarak gider karşılıklarına bir istisna getirilmiştir. Ancak, bunların tamamen söz konusu hususlara harcanmış olması gerekmektedir. Aksi halde, alınan paralardan harcanmayan kısım hasılat yazılmak zorundadır.<br />
 <br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Bu açıklamalara göre, avukatlara ödenen yol, konaklama vb. masraf ve giderler serbest meslek kazançlarında hasılat sayıldığından söz konusu masraflar için serbest meslek erbabı avukatlarca serbest meslek makbuzu düzenlenip Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi gereğince %20 oranında gelir  vergisi tevkifatı yapılması gerekecektir.<br />
</span></span><br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Buna karşılık, vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi alanlarda harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan para ve ayınların hasılat sayılmayacak makbuz düzenlenmeyecek ve gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.<br />
</span></span><br />
10.08.2018<br />
<br />
Kaynak: <a href="http://www.MuhasebeTR.com" target="_blank">http://www.MuhasebeTR.com</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ADİ ORTAKLIK ŞEKLİNDE SERBEST MESLEK FAALİYETİ YAPILIP YAPILAMAYACAĞI]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1049</link>
			<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 16:18:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1049</guid>
			<description><![CDATA[1- ADİ ORTAKLIK ŞEKLİNDE SERBEST MESLEK FAALİYETİ YAPILIP YAPILAMAYACAĞI<br />
2- ADİ ORTAKLIK ŞEKLİNDE ORTAKLIK ADINA YAPILAN GELİR VERGİSİ TEVKİFATININ ORTAKLARIN YILLIK GELİR VERGİSİNDE NASIL DÜŞÜLECEĞİ<br />
<br />
<br />
Sayı: <br />
B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[65-2015/498]-58275<br />
Tarih: <br />
13/05/2016<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI<br />
<br />
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
62030549-120[65-2015/498]-58275<br />
<br />
13/05/2016<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Adi ortaklık tarafından sürdürülen serbest meslek   faaliyeti ve ticari faaliyetin vergilendirilmesi ve belge düzeni.<br />
<br />
 <br />
<br />
 	 	 	 	 <br />
 <br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; iki gerçek kişi birleşerek adi ortaklık kurduğunuz, tehlikeli madde ve güvenlik danışmanlığı faaliyetiyle uğraştığınız, aynı zamanda bu adi ortaklık üzerinden reklam ve organizasyon acentesi kurup ticaret yapacağınız belirtilerek, yapılacak faaliyetler nedeniyle serbest meslek kazancı olarak mı ticari kazanç olarak mı vergilendirileceğiniz, serbest meslek sayılması halinde serbest meslek makbuzunun ortaklık adına mı bastırılacağı, ortaklık adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi halinde yapılan tevkifatın nasıl mahsup edileceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.<br />
<br />
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazançtır.<br />
<br />
…<br />
<br />
Kolektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir. (66’ıncı madde hükmü mahfuzdur.)" hükmü ile ticari kazancın tarifi yapılmıştır.<br />
<br />
Aynı Kanunun 65 inci maddesinde; "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.<br />
<br />
Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır." hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır.<br />
<br />
Anılan Kanunun 66 ncı maddesinde ise “Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.<br />
<br />
Bu maddenin uygulanmasında:<br />
<br />
…<br />
<br />
3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditeler;<br />
<br />
…<br />
<br />
Bu işler dolayısiyle serbest meslek erbabı sayılırlar.” hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
Buna göre, bir kimsenin serbest meslek erbabı olabilmesi için hem serbest meslek faaliyetinde bulunması hem de bu faaliyetini mutad meslek halinde yapması gerekmektedir.<br />
<br />
Diğer taraftan, söz konusu maddede serbest meslek faaliyetinin yanında başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılmasının bu vasfı değiştirmeyeceği belirtilmiştir.<br />
<br />
Dolayısıyla serbest meslek erbabı olan bir kimsenin aynı zamanda ticari kazanç geliri elde etmesi onun serbest meslek erbabı olma niteliğini değiştirmemektedir.<br />
<br />
Bu hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinde bulunan adi ortaklıklarda, ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılmakta olup tehlikeli madde ve güvenlik danışmanlığı faaliyetinin adi ortaklık halinde sürdürülmesi durumunda elde edilecek kazanç serbest meslek kazancı olacaktır.<br />
<br />
Diğer taraftan, adi ortaklık adına yapılan gelir vergisi tevkifatları adi ortaklığın ortakları tarafından hisseleri oranında gelir vergisinden mahsup edilebilecektir.<br />
<br />
Ayrıca, adi ortaklık olarak yapılacak reklam ve organizasyon faaliyeti nedeniyle elde edilecek kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN<br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231 inci maddesinin 5 numaralı bendinde de; faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmemiş olan faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232 nci maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Aynı Kanunun ''Makbuz Mecburiyeti'' başlıklı 236 ncı maddesinde ise serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
Diğer taraftan, serbest meslek faaliyetinde bulunan adi ortaklıklarda, ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılmaktadır. Bu nedenle, serbest meslek faaliyetinin adi ortaklık olarak sürdürülmesi halinde, mesleki faaliyetlerinize ilişkin her türlü tahsilat için, ortaklık adına anlaşmalı matbaalara bastıracağınız ya da notere tasdik ettireceğiniz serbest meslek makbuzunun tanzim edilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Öte yandan ticari kazanç kapsamında yapılan reklam ve organizasyon faaliyetleri nedeniyle, adi ortaklık adına fatura bastırılması ve bu faaliyetler kapsamında yapılan mal teslimleri ve/veya hizmet ifaları için teslim ve/veya ifa tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.<br />
<br />
            Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
  <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1- ADİ ORTAKLIK ŞEKLİNDE SERBEST MESLEK FAALİYETİ YAPILIP YAPILAMAYACAĞI<br />
2- ADİ ORTAKLIK ŞEKLİNDE ORTAKLIK ADINA YAPILAN GELİR VERGİSİ TEVKİFATININ ORTAKLARIN YILLIK GELİR VERGİSİNDE NASIL DÜŞÜLECEĞİ<br />
<br />
<br />
Sayı: <br />
B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[65-2015/498]-58275<br />
Tarih: <br />
13/05/2016<br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI<br />
<br />
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
62030549-120[65-2015/498]-58275<br />
<br />
13/05/2016<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Adi ortaklık tarafından sürdürülen serbest meslek   faaliyeti ve ticari faaliyetin vergilendirilmesi ve belge düzeni.<br />
<br />
 <br />
<br />
 	 	 	 	 <br />
 <br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; iki gerçek kişi birleşerek adi ortaklık kurduğunuz, tehlikeli madde ve güvenlik danışmanlığı faaliyetiyle uğraştığınız, aynı zamanda bu adi ortaklık üzerinden reklam ve organizasyon acentesi kurup ticaret yapacağınız belirtilerek, yapılacak faaliyetler nedeniyle serbest meslek kazancı olarak mı ticari kazanç olarak mı vergilendirileceğiniz, serbest meslek sayılması halinde serbest meslek makbuzunun ortaklık adına mı bastırılacağı, ortaklık adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi halinde yapılan tevkifatın nasıl mahsup edileceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.<br />
<br />
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazançtır.<br />
<br />
…<br />
<br />
Kolektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir. (66’ıncı madde hükmü mahfuzdur.)" hükmü ile ticari kazancın tarifi yapılmıştır.<br />
<br />
Aynı Kanunun 65 inci maddesinde; "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.<br />
<br />
Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır." hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır.<br />
<br />
Anılan Kanunun 66 ncı maddesinde ise “Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.<br />
<br />
Bu maddenin uygulanmasında:<br />
<br />
…<br />
<br />
3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditeler;<br />
<br />
…<br />
<br />
Bu işler dolayısiyle serbest meslek erbabı sayılırlar.” hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
Buna göre, bir kimsenin serbest meslek erbabı olabilmesi için hem serbest meslek faaliyetinde bulunması hem de bu faaliyetini mutad meslek halinde yapması gerekmektedir.<br />
<br />
Diğer taraftan, söz konusu maddede serbest meslek faaliyetinin yanında başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılmasının bu vasfı değiştirmeyeceği belirtilmiştir.<br />
<br />
Dolayısıyla serbest meslek erbabı olan bir kimsenin aynı zamanda ticari kazanç geliri elde etmesi onun serbest meslek erbabı olma niteliğini değiştirmemektedir.<br />
<br />
Bu hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinde bulunan adi ortaklıklarda, ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılmakta olup tehlikeli madde ve güvenlik danışmanlığı faaliyetinin adi ortaklık halinde sürdürülmesi durumunda elde edilecek kazanç serbest meslek kazancı olacaktır.<br />
<br />
Diğer taraftan, adi ortaklık adına yapılan gelir vergisi tevkifatları adi ortaklığın ortakları tarafından hisseleri oranında gelir vergisinden mahsup edilebilecektir.<br />
<br />
Ayrıca, adi ortaklık olarak yapılacak reklam ve organizasyon faaliyeti nedeniyle elde edilecek kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN<br />
<br />
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231 inci maddesinin 5 numaralı bendinde de; faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmemiş olan faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232 nci maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Aynı Kanunun ''Makbuz Mecburiyeti'' başlıklı 236 ncı maddesinde ise serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
Diğer taraftan, serbest meslek faaliyetinde bulunan adi ortaklıklarda, ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılmaktadır. Bu nedenle, serbest meslek faaliyetinin adi ortaklık olarak sürdürülmesi halinde, mesleki faaliyetlerinize ilişkin her türlü tahsilat için, ortaklık adına anlaşmalı matbaalara bastıracağınız ya da notere tasdik ettireceğiniz serbest meslek makbuzunun tanzim edilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Öte yandan ticari kazanç kapsamında yapılan reklam ve organizasyon faaliyetleri nedeniyle, adi ortaklık adına fatura bastırılması ve bu faaliyetler kapsamında yapılan mal teslimleri ve/veya hizmet ifaları için teslim ve/veya ifa tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.<br />
<br />
            Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
  <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLERİN POS CİHAZI KULLANMA ZORUNLULUĞU]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1047</link>
			<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 16:22:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1047</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://archive.ismmmo.org.tr/docs/ya/28072008_DoktorPOS.pdf" target="_blank">http://archive.ismmmo.org.tr/docs/ya/28072008_DoktorPOS.pdf</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://archive.ismmmo.org.tr/docs/ya/28072008_DoktorPOS.pdf" target="_blank">http://archive.ismmmo.org.tr/docs/ya/28072008_DoktorPOS.pdf</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DİŞ HEKİMLERİNDE POS CİHAZINDAN DÜZENLENEN  SERBEST MESLEK MAKBUZU]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1046</link>
			<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 16:20:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1046</guid>
			<description><![CDATA[DİŞ HEKİMLERİNİN POS CİHAZASINDAN DÜZENLENEN SERBEST MESLEK MAKBUZUNDAKİ İŞLEM DETAYLARINI KAĞIT OLARAK DÜZENLENEN SERBEST MESLEK MAKBUZUNDA DA GÖSTERMELERİ <br />
<br />
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-899<br />
Tarih: <br />
08/07/2011<br />
 <br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-899<br />
<br />
08/07/2011<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Serbest Meslek Faaliyetinde bulunan hekimler tarafından kullanılan POS cihazı hk.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, diş hekimi olarak mesleki faaliyetinizde pos cihazı fişi üzerinde yapılan işlemin niteliğinin yer almadığını, sadece muayene olarak görüldüğünü,  bu durumun da hastaya yapılan işin takibini zorlaştırdığını, diğer taraftan sosyal güvenlik kurumları ve özel sağlık sigortalarının hastaya geri ödeme yaparken ne tür tedavi uygulandığı ile ilgili açıklama talep etmeleri durumunda izahatta bulunmanızın zor olduğunu belirterek hem pos cihaz fişi hem de serbest meslek makbuzu düzenleyip düzenleyemeyeceğiniz, bu durumun mümkün olmaması hâlinde yapılan işin niteliğini açıklayabilecek şekilde hangi yasal belgeyi düzenleyebileceğiniz hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.<br />
<br />
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257 nci maddesinde; "Maliye Bakanlığı;<br />
<br />
1. Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,<br />
<br />
 ...<br />
<br />
6. Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, halogram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye, uygulamaya ait usûl ve esasları belirlemeye, yetkilidir."  hükümleri yer almaktadır.<br />
<br />
Diğer taraftan 379, 382 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile  bu yükümlülüğe ilişkin, 40 Sayılı Vergi Usul Kanunu  Sirkülerinde ise tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak amacıyla açıklamalar yapılmıştır.<br />
<br />
Bilindiği üzere 379 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "2- Serbest Meslek Faaliyetinde Bulunan Hekimler (Diş Hekimleri ile Veteriner Hekimler Dahil) Tarafından Kullanılacak Kredi Kartı Okuyucuları" başlıklı bölümünde;<br />
<br />
" ...<br />
<br />
Söz konusu hükümlerle Bakanlığımıza tanınan yetkilere dayanılarak, serbest meslek faaliyeti icra eden hekimlerin (diş hekimleri ile veteriner hekimler dahil),  iş yerlerinde bu Tebliğde belirtilen özellikleri haiz kredi kartı okuyucularından (bundan böyle POS -Point of Sale- olarak anılacaktır) bulundurmaları ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde bu cihazları kullanmaları zorunluluğu getirilmiş ve bu cihazlarla düzenlenecek POS fişlerinin, anılan mükelleflerce yürütülen serbest meslek faaliyetlerinde Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş "serbest meslek makbuzu" olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.''<br />
<br />
2.1- "Cihazların ve Belgelerin Özellikleri" başlıklı bölümünde;<br />
<br />
"Anılan hekimlerce kullanılacak POS cihazları ve bunlar tarafından üretilen belgelerin, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde edilen kazancın Vergi Usul Kanununa göre belgelendirilmesini sağlayacak şekilde aşağıda sayılan özellikleri haiz olması gerekmektedir.<br />
<br />
a) Ek 3'teki örnekte belirtildiği şekilde belge üzerinde; mükellef bilgileri, tarih, saat, sıra no, hizmetin cinsi, vergi dahil tutarı vb. bilgiler ve "Bu belge V.U.K. uyarınca serbest meslek makbuzu yerine geçen belge hükmündedir." ibaresi yer alacaktır.<br />
<br />
b) POS'lardan her günün sonunda günlük kapanış raporu (Zraporu) alınabilecektir.<br />
<br />
POS'lar, yukarıda sayılan özellikleri haiz olup olmadığının tespitine yönelik olarak  Bakanlığımızca herhangi bir onay işlemine tabi tutulmayacaktır. Ancak şekil ve muhtevası itibariyle Ek 3'teki örneğe uygun olmayan POS fişleri, Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş belge hükmünde sayılmayacaktır.<br />
<br />
..."<br />
<br />
2.3- "Uygulama Usul ve Esasları" başlıklı bölümünde ise;<br />
<br />
a) Anılan mükellefler, 1/6/2008 tarihinden itibaren işyerlerinde bu Tebliğde belirtilen özelliklere sahip POS'ları bulunduracaklar ve kullanacaklar; söz konusu şartları taşımayan POS'ları kullanamayacaklardır. Bahsi geçen mükellefler gerekli şartları taşımayan POS'ları 1/6/2008 tarihinden itibaren mevcut halleri ile kullanamayacaklarından, bu cihazlar sahipleri (bankalar, katılım bankaları vb.) tarafından ya toplanacak ya da bu Tebliğde yer alan esas ve usullere uygun hale getirilecektir.<br />
<br />
b) Söz konusu mükellefler, bu Tebliğ ile bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirilen POS'ları kullanmak suretiyle yaptıkları tahsilatlarda müşterilerine bu POS'lardan çıkan belgeleri verecekler, müşteri tarafından talep edilse dahi başkaca bir belge düzenlemeyeceklerdir.<br />
<br />
c)Bahsi geçen POS cihazlarının özelliğinden ve kredili satışlara ilişkin mevzuattan dolayı belgenin birinci nüshasının mükellefte kalması durumunda, müşteriye verilen ikinci nüsha, vergi uygulamalarında asıl belge gibi mütalaa edilecektir.<br />
<br />
d) Anılan mükellefler, bu POS'ları kullanmak suretiyle hizmet ifasında bulundukları her günün sonunda kapanış raporu almak ve bu raporları gerektiğinde Bakanlığımız görevlilerine ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorundadırlar.<br />
<br />
e) Mükelleflerin işyerlerinde bu Tebliğde öngörülen POS'ları kullanıyor olmaları serbest meslek makbuzu düzenleme mecburiyetlerini kaldırmamaktadır. Zira bedeli kredi kartı kullanılmaksızın ödenen hizmetler için POS'ların kullanılması söz konusu olmamaktadır. Bu durumda, anılan mükelleflerin bedelini kredi kartı kullanılmaksızın (nakit, çek, havale vb. olarak) tahsil ettikleri hizmetler için Vergi Usul Kanununa göre serbest meslek makbuzu düzenlemeleri gerekmektedir.<br />
<br />
..."   açıklamaları yer almaktadır.<br />
<br />
Bu uygulamanın 01/06/2008 tarihinden itibaren başlayacağı açıklanmış, ancak uygulamanın başlama tarihi 382 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 01/09/2008 tarihi olarak değiştirilmiştir.<br />
<br />
Diğer taraftan, 40 sayılı Vergi Usul Kanunu  Sirkülerinde, "3.2. Diş Hekimlerinin POS Belgesi İle Birlikte Serbest Meslek Makbuzu Düzenlemeleri" başlıklı bölümünde ise;<br />
<br />
"3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun 40 ıncı maddesine göre serbest meslek makbuzunun  Asgari Ücret Tarifesine uygun olarak düzenlenmesi zorunlu olup, Asgari Ücret Tarifesi yaklaşık 300 kalemden oluşmaktadır.<br />
<br />
Bu itibarla, Kanunun mükerrer 257 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak, diş hekimleri serbest meslek erbabı tarafından hastaya verilen hizmete ilişkin bedelin kredi kartı ile ödenmesi sırasında ihtiyaç duyulması halinde, hizmetin asgari ücret tarifesinde yer alan muayene ve tedavi kalemlerinden kaç tanesini içerdiğine bakılmaksızın, 379 sıra numaralı Tebliğ ile bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirilen POS cihazı ile düzenlenecek POS belgesinin yanı sıra anılan Kanunun 236 ncı maddesinde yer alan "serbest meslek makbuzu"nun da düzenlenmesi ve ayrıntıların bu belge üzerinde gösterilmesi uygun görülmüştür.<br />
<br />
Ancak, diş hekimleri tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda, 379 sıra numaralı Tebliğ uyarınca düzenlenen POS belgesinin tarih ve numarası ile birlikte kullanılması halinde bir hüküm ifade edeceğine ilişkin açıklamaya yer verilecektir. Bununla beraber POS belgesinde yer alan toplam tahsilat tutarı ile serbest meslek makbuzunda yer alan tutarın farklı olmaması ve POS belgesinin serbest meslek makbuzunun aslının altına eklenerek hastaya verilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Diğer taraftan, hekimlerin POS belgesi ile beraber serbest meslek makbuzu düzenlemeleri durumunda bu iki belgeden sadece birinin gelir olarak dikkate alınacağı, bu belgeyi kullanan açısından da her iki belgeye istinaden sadece bir gider kaydı  yapılacağı  tabiidir."   açıklamalarına yer verilmiştir.<br />
<br />
Bu açıklamalara göre, düzenleyeceğiniz serbest meslek makbuzu, 379 Sıra No'lu Tebliğ uyarınca düzenlenen POS belgesinin tarih ve numarası ile birlikte kullanmanız halinde bir hüküm ifade edecek olup POS belgesinde yer alan toplam tahsilat tutarı ile serbest meslek makbuzunda yer alan tutarın farklı olmaması ve POS belgesinin serbest meslek makbuzunun aslının altına eklenerek hastaya verilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DİŞ HEKİMLERİNİN POS CİHAZASINDAN DÜZENLENEN SERBEST MESLEK MAKBUZUNDAKİ İŞLEM DETAYLARINI KAĞIT OLARAK DÜZENLENEN SERBEST MESLEK MAKBUZUNDA DA GÖSTERMELERİ <br />
<br />
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-899<br />
Tarih: <br />
08/07/2011<br />
 <br />
T.C.<br />
<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
<br />
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Sayı<br />
<br />
:<br />
<br />
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-899<br />
<br />
08/07/2011<br />
<br />
Konu<br />
<br />
:<br />
<br />
Serbest Meslek Faaliyetinde bulunan hekimler tarafından kullanılan POS cihazı hk.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, diş hekimi olarak mesleki faaliyetinizde pos cihazı fişi üzerinde yapılan işlemin niteliğinin yer almadığını, sadece muayene olarak görüldüğünü,  bu durumun da hastaya yapılan işin takibini zorlaştırdığını, diğer taraftan sosyal güvenlik kurumları ve özel sağlık sigortalarının hastaya geri ödeme yaparken ne tür tedavi uygulandığı ile ilgili açıklama talep etmeleri durumunda izahatta bulunmanızın zor olduğunu belirterek hem pos cihaz fişi hem de serbest meslek makbuzu düzenleyip düzenleyemeyeceğiniz, bu durumun mümkün olmaması hâlinde yapılan işin niteliğini açıklayabilecek şekilde hangi yasal belgeyi düzenleyebileceğiniz hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.<br />
<br />
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257 nci maddesinde; "Maliye Bakanlığı;<br />
<br />
1. Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,<br />
<br />
 ...<br />
<br />
6. Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, halogram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye, uygulamaya ait usûl ve esasları belirlemeye, yetkilidir."  hükümleri yer almaktadır.<br />
<br />
Diğer taraftan 379, 382 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile  bu yükümlülüğe ilişkin, 40 Sayılı Vergi Usul Kanunu  Sirkülerinde ise tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak amacıyla açıklamalar yapılmıştır.<br />
<br />
Bilindiği üzere 379 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "2- Serbest Meslek Faaliyetinde Bulunan Hekimler (Diş Hekimleri ile Veteriner Hekimler Dahil) Tarafından Kullanılacak Kredi Kartı Okuyucuları" başlıklı bölümünde;<br />
<br />
" ...<br />
<br />
Söz konusu hükümlerle Bakanlığımıza tanınan yetkilere dayanılarak, serbest meslek faaliyeti icra eden hekimlerin (diş hekimleri ile veteriner hekimler dahil),  iş yerlerinde bu Tebliğde belirtilen özellikleri haiz kredi kartı okuyucularından (bundan böyle POS -Point of Sale- olarak anılacaktır) bulundurmaları ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde bu cihazları kullanmaları zorunluluğu getirilmiş ve bu cihazlarla düzenlenecek POS fişlerinin, anılan mükelleflerce yürütülen serbest meslek faaliyetlerinde Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş "serbest meslek makbuzu" olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.''<br />
<br />
2.1- "Cihazların ve Belgelerin Özellikleri" başlıklı bölümünde;<br />
<br />
"Anılan hekimlerce kullanılacak POS cihazları ve bunlar tarafından üretilen belgelerin, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde edilen kazancın Vergi Usul Kanununa göre belgelendirilmesini sağlayacak şekilde aşağıda sayılan özellikleri haiz olması gerekmektedir.<br />
<br />
a) Ek 3'teki örnekte belirtildiği şekilde belge üzerinde; mükellef bilgileri, tarih, saat, sıra no, hizmetin cinsi, vergi dahil tutarı vb. bilgiler ve "Bu belge V.U.K. uyarınca serbest meslek makbuzu yerine geçen belge hükmündedir." ibaresi yer alacaktır.<br />
<br />
b) POS'lardan her günün sonunda günlük kapanış raporu (Zraporu) alınabilecektir.<br />
<br />
POS'lar, yukarıda sayılan özellikleri haiz olup olmadığının tespitine yönelik olarak  Bakanlığımızca herhangi bir onay işlemine tabi tutulmayacaktır. Ancak şekil ve muhtevası itibariyle Ek 3'teki örneğe uygun olmayan POS fişleri, Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş belge hükmünde sayılmayacaktır.<br />
<br />
..."<br />
<br />
2.3- "Uygulama Usul ve Esasları" başlıklı bölümünde ise;<br />
<br />
a) Anılan mükellefler, 1/6/2008 tarihinden itibaren işyerlerinde bu Tebliğde belirtilen özelliklere sahip POS'ları bulunduracaklar ve kullanacaklar; söz konusu şartları taşımayan POS'ları kullanamayacaklardır. Bahsi geçen mükellefler gerekli şartları taşımayan POS'ları 1/6/2008 tarihinden itibaren mevcut halleri ile kullanamayacaklarından, bu cihazlar sahipleri (bankalar, katılım bankaları vb.) tarafından ya toplanacak ya da bu Tebliğde yer alan esas ve usullere uygun hale getirilecektir.<br />
<br />
b) Söz konusu mükellefler, bu Tebliğ ile bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirilen POS'ları kullanmak suretiyle yaptıkları tahsilatlarda müşterilerine bu POS'lardan çıkan belgeleri verecekler, müşteri tarafından talep edilse dahi başkaca bir belge düzenlemeyeceklerdir.<br />
<br />
c)Bahsi geçen POS cihazlarının özelliğinden ve kredili satışlara ilişkin mevzuattan dolayı belgenin birinci nüshasının mükellefte kalması durumunda, müşteriye verilen ikinci nüsha, vergi uygulamalarında asıl belge gibi mütalaa edilecektir.<br />
<br />
d) Anılan mükellefler, bu POS'ları kullanmak suretiyle hizmet ifasında bulundukları her günün sonunda kapanış raporu almak ve bu raporları gerektiğinde Bakanlığımız görevlilerine ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorundadırlar.<br />
<br />
e) Mükelleflerin işyerlerinde bu Tebliğde öngörülen POS'ları kullanıyor olmaları serbest meslek makbuzu düzenleme mecburiyetlerini kaldırmamaktadır. Zira bedeli kredi kartı kullanılmaksızın ödenen hizmetler için POS'ların kullanılması söz konusu olmamaktadır. Bu durumda, anılan mükelleflerin bedelini kredi kartı kullanılmaksızın (nakit, çek, havale vb. olarak) tahsil ettikleri hizmetler için Vergi Usul Kanununa göre serbest meslek makbuzu düzenlemeleri gerekmektedir.<br />
<br />
..."   açıklamaları yer almaktadır.<br />
<br />
Bu uygulamanın 01/06/2008 tarihinden itibaren başlayacağı açıklanmış, ancak uygulamanın başlama tarihi 382 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 01/09/2008 tarihi olarak değiştirilmiştir.<br />
<br />
Diğer taraftan, 40 sayılı Vergi Usul Kanunu  Sirkülerinde, "3.2. Diş Hekimlerinin POS Belgesi İle Birlikte Serbest Meslek Makbuzu Düzenlemeleri" başlıklı bölümünde ise;<br />
<br />
"3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun 40 ıncı maddesine göre serbest meslek makbuzunun  Asgari Ücret Tarifesine uygun olarak düzenlenmesi zorunlu olup, Asgari Ücret Tarifesi yaklaşık 300 kalemden oluşmaktadır.<br />
<br />
Bu itibarla, Kanunun mükerrer 257 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak, diş hekimleri serbest meslek erbabı tarafından hastaya verilen hizmete ilişkin bedelin kredi kartı ile ödenmesi sırasında ihtiyaç duyulması halinde, hizmetin asgari ücret tarifesinde yer alan muayene ve tedavi kalemlerinden kaç tanesini içerdiğine bakılmaksızın, 379 sıra numaralı Tebliğ ile bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirilen POS cihazı ile düzenlenecek POS belgesinin yanı sıra anılan Kanunun 236 ncı maddesinde yer alan "serbest meslek makbuzu"nun da düzenlenmesi ve ayrıntıların bu belge üzerinde gösterilmesi uygun görülmüştür.<br />
<br />
Ancak, diş hekimleri tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda, 379 sıra numaralı Tebliğ uyarınca düzenlenen POS belgesinin tarih ve numarası ile birlikte kullanılması halinde bir hüküm ifade edeceğine ilişkin açıklamaya yer verilecektir. Bununla beraber POS belgesinde yer alan toplam tahsilat tutarı ile serbest meslek makbuzunda yer alan tutarın farklı olmaması ve POS belgesinin serbest meslek makbuzunun aslının altına eklenerek hastaya verilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Diğer taraftan, hekimlerin POS belgesi ile beraber serbest meslek makbuzu düzenlemeleri durumunda bu iki belgeden sadece birinin gelir olarak dikkate alınacağı, bu belgeyi kullanan açısından da her iki belgeye istinaden sadece bir gider kaydı  yapılacağı  tabiidir."   açıklamalarına yer verilmiştir.<br />
<br />
Bu açıklamalara göre, düzenleyeceğiniz serbest meslek makbuzu, 379 Sıra No'lu Tebliğ uyarınca düzenlenen POS belgesinin tarih ve numarası ile birlikte kullanmanız halinde bir hüküm ifade edecek olup POS belgesinde yer alan toplam tahsilat tutarı ile serbest meslek makbuzunda yer alan tutarın farklı olmaması ve POS belgesinin serbest meslek makbuzunun aslının altına eklenerek hastaya verilmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.<br />
<br />
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.<br />
<br />
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yurt içinde ve Yurt dışında yapılan serbest meslek faaliyetinin vergilendirilmesi]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1041</link>
			<pubDate>Wed, 07 Feb 2018 09:21:18 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1041</guid>
			<description><![CDATA[GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
Sayı: 62030549-120[4-2017/393]-590096<br />
22.12.2017<br />
<br />
Konu: Yurt dışında mukim Türk vatandaşının Türkiye'de elde ettiği serbest meslek kazancının vergilendirilmesi<br />
<br />
İlgi: 11/05/2017 tarih ve 561277 sayılı özelge talep formu.<br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek erbabı olarak avukatlık yaptığınızı ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde gelir vergisi mükellefiyetinizin bulunduğunu, ancak 02/05/2017 tarihinde ikametgahınızı İngiltere'ye taşımanız nedeniyle Türkiye'deki iş yerinizdeki faaliyetiniz dolayısıyla mükellefiyetinizin dar mükellefiyet şeklinde mi yoksa tam mükellefiyet şeklinde mi devam edeceği hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkındaki Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:<br />
<br />
1.Türkiye 'de yerleşmiş olanlar;<br />
<br />
2.Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)" hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde, ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanların Türkiye'de yerleşmiş sayılacağı, 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler için serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmesinın,serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi halinde mümkün olduğu, anılan maddenin son fıkrasında ise, değerlendirmeden maksadın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılması olduğu belirtilmiştir.<br />
<br />
Adı geçen Kanunun 65 inci maddesinde ise, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar ile vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratlar sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (2-b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı (03/02/2009 tarihli ve 2009114593 sayılı BKK ile 03/02/2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 olarak belirlenmiştir.<br />
<br />
Öte yandan, hükümleri 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "İkamet" başlıklı 4 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında,<br />
<br />
"1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.<br />
<br />
2. Bu Maddenin 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:<br />
<br />
a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);<br />
<br />
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Akit Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;<br />
<br />
c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;<br />
<br />
d) Eğer kişi her iki Akit Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Akit Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu anlaşmayla çözeceklerdir."<br />
<br />
düzenlemesi, "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde ise,<br />
<br />
"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:<br />
<br />
a) Kişi bu diğer Devlette bu faaliyetleri icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya<br />
<br />
b) Kişi bu diğer Devlette, sözkonusu faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde 183 gün veya daha fazla kalırsa,<br />
<br />
sözkonusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.<br />
<br />
Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.<br />
<br />
...<br />
<br />
3. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır."<br />
<br />
düzenlemesi yer almaktadır.<br />
<br />
Anlaşmanın 4 üncü madde hükümlerine göre, bir gerçek kişinin mukimliğinin belirlenmesinde öncelikle her ülkenin kendi iç mevzuat hükümleri dikkate alınmakta olup, bir kişi iç mevzuatımız gereğince 1 inci fıkrada belirtilen kriterler nedeniyle mukim kabul ediliyor ise bu kişi Anlaşma yönünden de Türkiye mukimi olarak kabul edilmektedir. Kişinin her iki ülkede de mukim kabul edilmesi durumunda ise, 4 üncü maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen kriterlere göre mukimliği tespit edilmektedir.<br />
<br />
Buna göre, Türkiye mukimi addedilmeniz halinde, Anlaşmanın 14 üncü madde hükümleri uyarınca, Türkiye'de icra edilen bağımsız nitelikteki avukatlık faaliyetiniz dolayısıyla elde ettiğiniz geliriniz, yalnızca Türkiye'de vergilendirilecektir.<br />
<br />
İngiltere'de mukim olduğunuzun kabul edilmesi halinde ise, özelge talep formunuzda yer alan bilgilere göre Türkiye'de avukatlık faaliyetini icra etmek için sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olduğunuz anlaşıldığından, Türkiye'deki bu sabit yere atfedilebilen geliriniz, Türkiye'de, iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecektir. Böyle bir durumda söz konusu gelir üzerinden mukimi kabul edildiğiniz İngiltere'nin de vergi alma hakkı olacağından ortaya çıkan çifte vergilendirme, İngiltere'de, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca mahsup yöntemi ile önlenecektir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br />
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)<br />
<br />
Sayı: 62030549-120[4-2017/393]-590096<br />
22.12.2017<br />
<br />
Konu: Yurt dışında mukim Türk vatandaşının Türkiye'de elde ettiği serbest meslek kazancının vergilendirilmesi<br />
<br />
İlgi: 11/05/2017 tarih ve 561277 sayılı özelge talep formu.<br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek erbabı olarak avukatlık yaptığınızı ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde gelir vergisi mükellefiyetinizin bulunduğunu, ancak 02/05/2017 tarihinde ikametgahınızı İngiltere'ye taşımanız nedeniyle Türkiye'deki iş yerinizdeki faaliyetiniz dolayısıyla mükellefiyetinizin dar mükellefiyet şeklinde mi yoksa tam mükellefiyet şeklinde mi devam edeceği hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkındaki Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:<br />
<br />
1.Türkiye 'de yerleşmiş olanlar;<br />
<br />
2.Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)" hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde, ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanların Türkiye'de yerleşmiş sayılacağı, 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler için serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmesinın,serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi halinde mümkün olduğu, anılan maddenin son fıkrasında ise, değerlendirmeden maksadın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılması olduğu belirtilmiştir.<br />
<br />
Adı geçen Kanunun 65 inci maddesinde ise, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar ile vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratlar sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (2-b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı (03/02/2009 tarihli ve 2009114593 sayılı BKK ile 03/02/2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 olarak belirlenmiştir.<br />
<br />
Öte yandan, hükümleri 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "İkamet" başlıklı 4 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında,<br />
<br />
"1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.<br />
<br />
2. Bu Maddenin 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:<br />
<br />
a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);<br />
<br />
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Akit Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;<br />
<br />
c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;<br />
<br />
d) Eğer kişi her iki Akit Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Akit Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu anlaşmayla çözeceklerdir."<br />
<br />
düzenlemesi, "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde ise,<br />
<br />
"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:<br />
<br />
a) Kişi bu diğer Devlette bu faaliyetleri icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya<br />
<br />
b) Kişi bu diğer Devlette, sözkonusu faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde 183 gün veya daha fazla kalırsa,<br />
<br />
sözkonusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.<br />
<br />
Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.<br />
<br />
...<br />
<br />
3. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır."<br />
<br />
düzenlemesi yer almaktadır.<br />
<br />
Anlaşmanın 4 üncü madde hükümlerine göre, bir gerçek kişinin mukimliğinin belirlenmesinde öncelikle her ülkenin kendi iç mevzuat hükümleri dikkate alınmakta olup, bir kişi iç mevzuatımız gereğince 1 inci fıkrada belirtilen kriterler nedeniyle mukim kabul ediliyor ise bu kişi Anlaşma yönünden de Türkiye mukimi olarak kabul edilmektedir. Kişinin her iki ülkede de mukim kabul edilmesi durumunda ise, 4 üncü maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen kriterlere göre mukimliği tespit edilmektedir.<br />
<br />
Buna göre, Türkiye mukimi addedilmeniz halinde, Anlaşmanın 14 üncü madde hükümleri uyarınca, Türkiye'de icra edilen bağımsız nitelikteki avukatlık faaliyetiniz dolayısıyla elde ettiğiniz geliriniz, yalnızca Türkiye'de vergilendirilecektir.<br />
<br />
İngiltere'de mukim olduğunuzun kabul edilmesi halinde ise, özelge talep formunuzda yer alan bilgilere göre Türkiye'de avukatlık faaliyetini icra etmek için sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olduğunuz anlaşıldığından, Türkiye'deki bu sabit yere atfedilebilen geliriniz, Türkiye'de, iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecektir. Böyle bir durumda söz konusu gelir üzerinden mukimi kabul edildiğiniz İngiltere'nin de vergi alma hakkı olacağından ortaya çıkan çifte vergilendirme, İngiltere'de, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca mahsup yöntemi ile önlenecektir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Serbest muhasebeci mali müşavirlerin YMM Olmak için yaptığı harcamaların gider durumu]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1029</link>
			<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 00:53:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1029</guid>
			<description><![CDATA[SMMM’lerin Yeminli Mali Müşavir Olmak İçin Yaptığı Giderler Mesleki Kazancın Tespitinde İndirim Konusu Yapılabilir mi?<br />
May 1, 2015<br />
Tarık SELCİK*<br />
Yaklaşım Dergisi<br />
 <br />
I- GİRİŞ<br />
 <br />
Serbest meslek faaliyeti, sermayeden çok şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Söz konusu yazımızda, genel olarak serbest meslek kazancı elde eden mükelleflerin indirebilecekleri giderlere kısaca değinildikten sonra serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptıkları harcamaları giderleştirip giderleştiremeyecekleri hususuna değinilecektir.<br />
 <br />
II- SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİĞİN KONUSU<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliğin konusu, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nda hüküm altına alınmıştır.<br />
 <br />
Mezkûr Kanun’un 2. maddesinde mesleğin konusuna değinilmiştir. Kanun hükmüne göre;<br />
 <br />
“A) Muhasebecilik ve malî müşavirlik mesleğinin konusu:<br />
 <br />
Gerçek ve tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;<br />
 <br />
a) Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço kâr-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak.<br />
 <br />
b) Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, malî mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak.<br />
 <br />
c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak.<br />
 <br />
Yukarıda sayılan işleri; bir işyerine bağlı olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci malî müşavir denir.<br />
 <br />
B) Yeminli malî müşavirlik mesleğinin konusu:<br />
 <br />
(A) fıkrasının (b) ve &copy; bentlerinde yazılı işleri yapmanın yanında Kanun’un 12. maddesine göre çıkartılacak yönetmelik çerçevesinde tasdik işlerini yapmaktır.<br />
 <br />
Yeminli malî müşavirler muhasebe ile ilgili defter tutamazlar, muhasebe bürosu açamazlar ve muhasebe bürolarına ortak olamazlar.”<br />
 <br />
Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin ve Yeminli Mali Müşavirlerin çalışma konularına değinilmiştir. Yönetmelikte yer alan ifadeler aynen aşağıya derç edilmiştir:<br />
“Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin Çalışma Konuları<br />
 <br />
Madde 18- Serbest muhasebeci mali müşavirlerin çalışma konuları şunlardır:<br />
 <br />
a) Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, malî tablolar ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işlerini yapmak.<br />
 <br />
b) Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirliklerini yapmak,<br />
 <br />
c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik, değerleme, derecelendirme ve benzeri işleri yapmak,<br />
 <br />
d) İlgili mevzuatın öngördüğü işler ile resmî mercilerce belirlenecek işleri yapmak.<br />
 <br />
Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Konuları<br />
 <br />
Madde 19- Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Konuları şunlardır:<br />
 <br />
a) Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirliklerini yapmak,<br />
 <br />
b) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik, değerleme, derecelendirme ve benzeri işleri yapmak,<br />
 <br />
c) Mali tabloların ve beyannamelerin mevzuat hükümleri muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik etmek,<br />
 <br />
d) İlgili mevzuatın öngördüğü işler ile resmî mercilerce belirlenecek işleri yapmak.”<br />
 <br />
İki meslek arasındaki en temel fark, yeminli mali müşavirlerin defter belge tutamadıkları, serbest muhasebeci mali müşavirlerin ise tasdik yapamadıkları hususudur.<br />
 <br />
III- KAZANCIN TESPİTİ VE MESLEKİ GİDERLER<br />
 <br />
Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.<br />
 <br />
Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.<br />
 <br />
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir.<br />
 <br />
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu’nun 328. maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir.<br />
 <br />
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.<br />
 <br />
Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:<br />
 <br />
1- Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını işyeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İşyeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını işyeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.).<br />
 <br />
2- Hizmetli ve işçilerin işyerinde veya işyerinin müştemilatındaki iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (bu primlerin ve aidatın geri alınmamak üzere Türkiye’de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) ile 27. maddede yazılı giyim giderleri.<br />
 <br />
3- Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla).<br />
 <br />
4- Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanun’un 328. maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil).<br />
 <br />
5- Kiralanan veya envantere dâhil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri.<br />
 <br />
6- Alınan mesleki yayınlar için ödenen bedeller.<br />
 <br />
7- Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri.<br />
 <br />
8- Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar.<br />
 <br />
9- Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçlar.<br />
 <br />
10- Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen tazminatlar.<br />
 <br />
Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.<br />
 <br />
IV- SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLERİN YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR OLMAK İÇİN YAPTIĞI GİDERLER<br />
 <br />
Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderlere ilişkin olarak net bir düzenleme olmamakla birlikte söz konusu giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı giderler her ne kadar mesleğin idamesi ve kazancın elde edilmesiyle doğrudan ilişkisi olmasa da bireylerin kendisini geliştirmesine yönelik faaliyetler dolaylı olarak mesleğine katkı sağlamaktadır. Şöyle ki, sınav sayesinde mesleki bilgilerini tazeleyen meslek mensupları sözleşme yaptığı mükelleflerine daha fazla katkı sağlamakta ve ayrıca daha farklı konularda mükelleflere hizmet verme imkânı elde edebilmektedir.<br />
 <br />
Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nde yeminli mali müşavirlik ve serbest muhasebeci mali müşavirlik sınav konuları sayılmıştır.<br />
 <br />
Yeminli Mali Müşavirlik sınav konuları:<br />
 <br />
1- Denetim, Raporlama ve Meslek Hukuku,<br />
 <br />
2- Revizyon,<br />
 <br />
3- Vergi Tekniği,<br />
 <br />
4- Gelir Üzerinden Alınan Vergiler,<br />
 <br />
5- Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler,<br />
 <br />
6- İleri Düzeyde Finansal Muhasebe,<br />
 <br />
7- Finansal Yönetim,<br />
 <br />
8- Yönetim Muhasebesi,<br />
 <br />
9- Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı,<br />
 <br />
10- Sermaye Piyasası Mevzuatı.<br />
 <br />
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınav konuları:<br />
 <br />
1- Finansal Muhasebe,<br />
 <br />
2- Finansal Tablolar ve Analizi,<br />
 <br />
3- Maliyet Muhasebesi,<br />
 <br />
4- Muhasebe Denetimi,<br />
 <br />
5- Vergi Mevzuatı ve Uygulaması,<br />
 <br />
6- Hukuk; Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, İş Hukuku, SSK ve Bağ-Kur Mevzuatı, İdari Yargılama Hukuku,<br />
 <br />
7- Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik Meslek Hukuku.<br />
 <br />
8- Sermaye Piyasası Mevzuatı(1).<br />
 <br />
Sınav konularından çok net anlaşılacağı üzere yeminli mali müşavirlik sınavının kapsamı ve konuları daha geniştir ve ayrıca özellikle son dönemlerde daha önce yarışma sınavsız yeminli mali müşavirlik hakkı olan merkezi denetim elemanlarının sınava girmesiyle birlikte sınav daha da zorlaşmıştır. Dolayısıyla yeminli sınavına hazırlanmaya başlaması meslek mensubunun mesleki gelişimine fayda sağlamakta ve mükelleflere daha iyi hizmet etme imkânı sunmakla birlikte kazancının artmasına katkı sağlamaktadır.<br />
 <br />
Gerçek veya tüzel kişi işletmeleri her ne kadar işleriyle doğrudan bağlantısı çoğu zaman kurulamasa da pazarlama ve reklam giderlerini matrahın tespitinde dikkate almaktadırlar. Yeminli mali müşavirlik sınavı sadece Ankara’da yapılmakta olup, adaylar hem konaklama hem yol parası ayrıca sınav ücretleri de dâhil olmak üzere çeşitli harcamalar yapmaktadırlar. Söz konusu harcamalar mesleki kazancın temininde gider olarak matrahı azaltıcı unsur olarak dikkate alınmalıdır. Bu anlamda örneğin serbest meslek erbabı bir avukatın eksik olduğu bir alanda detaylı bilgi edinmek ve daha fazla vatandaşa hizmet sunmak için yaptığı yüksek lisans veya doktora için yaptığı harcamalar da mesleki kazancın temininde gider olarak dikkate alınmaktadır(2). Serbest muhasebeci mali müşavirin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı harcamaların eğitim harcaması ya da genel gider mahiyetinde olduğu aşikârdır. Avukatın ya da mali müşavirin yaptığı harcamaların pazarlama giderinden farkı bulunmamaktadır. Nitekim pazarlama giderlerinin de çoğu zaman faaliyetle doğrudan ilişkisi kurulamamaktadır. Ancak pazarlama giderleri matrah azaltıcı bir unsur olarak dikkate alınabilmektedir ki doğrusu da zaten budur.<br />
 <br />
V- SONUÇ<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı harcamalar, pazarlama ve reklam gideri olarak ya da eğitim gideri olarak nitelendirilebilir. Bu durumda yapılan giderler matrahın tespitinde matrahı azaltıcı unsur olarak dikkate alınabilir.<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı giderler ister genel giderler isterse eğitim giderleri arasında değerlendirilsin mesleki kazancın idamesinde indirilebilecek giderlerdendir. Bu konu hakkında kanunda ve ikincil mevzuatta da (tebliğ, sirküler) yasaklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
*           Vergi Müfettişi (E. Maliye Müfettişi)<br />
(1)         19.08.2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesiyle eklenen alt bent.<br />
(2)         193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu md. 89/2.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SMMM’lerin Yeminli Mali Müşavir Olmak İçin Yaptığı Giderler Mesleki Kazancın Tespitinde İndirim Konusu Yapılabilir mi?<br />
May 1, 2015<br />
Tarık SELCİK*<br />
Yaklaşım Dergisi<br />
 <br />
I- GİRİŞ<br />
 <br />
Serbest meslek faaliyeti, sermayeden çok şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Söz konusu yazımızda, genel olarak serbest meslek kazancı elde eden mükelleflerin indirebilecekleri giderlere kısaca değinildikten sonra serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptıkları harcamaları giderleştirip giderleştiremeyecekleri hususuna değinilecektir.<br />
 <br />
II- SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİĞİN KONUSU<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliğin konusu, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nda hüküm altına alınmıştır.<br />
 <br />
Mezkûr Kanun’un 2. maddesinde mesleğin konusuna değinilmiştir. Kanun hükmüne göre;<br />
 <br />
“A) Muhasebecilik ve malî müşavirlik mesleğinin konusu:<br />
 <br />
Gerçek ve tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;<br />
 <br />
a) Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço kâr-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak.<br />
 <br />
b) Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, malî mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak.<br />
 <br />
c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak.<br />
 <br />
Yukarıda sayılan işleri; bir işyerine bağlı olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci malî müşavir denir.<br />
 <br />
B) Yeminli malî müşavirlik mesleğinin konusu:<br />
 <br />
(A) fıkrasının (b) ve &copy; bentlerinde yazılı işleri yapmanın yanında Kanun’un 12. maddesine göre çıkartılacak yönetmelik çerçevesinde tasdik işlerini yapmaktır.<br />
 <br />
Yeminli malî müşavirler muhasebe ile ilgili defter tutamazlar, muhasebe bürosu açamazlar ve muhasebe bürolarına ortak olamazlar.”<br />
 <br />
Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin ve Yeminli Mali Müşavirlerin çalışma konularına değinilmiştir. Yönetmelikte yer alan ifadeler aynen aşağıya derç edilmiştir:<br />
“Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin Çalışma Konuları<br />
 <br />
Madde 18- Serbest muhasebeci mali müşavirlerin çalışma konuları şunlardır:<br />
 <br />
a) Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, malî tablolar ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işlerini yapmak.<br />
 <br />
b) Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirliklerini yapmak,<br />
 <br />
c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik, değerleme, derecelendirme ve benzeri işleri yapmak,<br />
 <br />
d) İlgili mevzuatın öngördüğü işler ile resmî mercilerce belirlenecek işleri yapmak.<br />
 <br />
Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Konuları<br />
 <br />
Madde 19- Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Konuları şunlardır:<br />
 <br />
a) Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirliklerini yapmak,<br />
 <br />
b) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik, değerleme, derecelendirme ve benzeri işleri yapmak,<br />
 <br />
c) Mali tabloların ve beyannamelerin mevzuat hükümleri muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik etmek,<br />
 <br />
d) İlgili mevzuatın öngördüğü işler ile resmî mercilerce belirlenecek işleri yapmak.”<br />
 <br />
İki meslek arasındaki en temel fark, yeminli mali müşavirlerin defter belge tutamadıkları, serbest muhasebeci mali müşavirlerin ise tasdik yapamadıkları hususudur.<br />
 <br />
III- KAZANCIN TESPİTİ VE MESLEKİ GİDERLER<br />
 <br />
Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.<br />
 <br />
Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır.<br />
 <br />
Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.<br />
 <br />
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir.<br />
 <br />
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu’nun 328. maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir.<br />
 <br />
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.<br />
 <br />
Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:<br />
 <br />
1- Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını işyeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İşyeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını işyeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.).<br />
 <br />
2- Hizmetli ve işçilerin işyerinde veya işyerinin müştemilatındaki iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (bu primlerin ve aidatın geri alınmamak üzere Türkiye’de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) ile 27. maddede yazılı giyim giderleri.<br />
 <br />
3- Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla).<br />
 <br />
4- Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanun’un 328. maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil).<br />
 <br />
5- Kiralanan veya envantere dâhil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri.<br />
 <br />
6- Alınan mesleki yayınlar için ödenen bedeller.<br />
 <br />
7- Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri.<br />
 <br />
8- Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar.<br />
 <br />
9- Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçlar.<br />
 <br />
10- Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen tazminatlar.<br />
 <br />
Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.<br />
 <br />
IV- SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLERİN YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR OLMAK İÇİN YAPTIĞI GİDERLER<br />
 <br />
Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderlere ilişkin olarak net bir düzenleme olmamakla birlikte söz konusu giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı giderler her ne kadar mesleğin idamesi ve kazancın elde edilmesiyle doğrudan ilişkisi olmasa da bireylerin kendisini geliştirmesine yönelik faaliyetler dolaylı olarak mesleğine katkı sağlamaktadır. Şöyle ki, sınav sayesinde mesleki bilgilerini tazeleyen meslek mensupları sözleşme yaptığı mükelleflerine daha fazla katkı sağlamakta ve ayrıca daha farklı konularda mükelleflere hizmet verme imkânı elde edebilmektedir.<br />
 <br />
Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nde yeminli mali müşavirlik ve serbest muhasebeci mali müşavirlik sınav konuları sayılmıştır.<br />
 <br />
Yeminli Mali Müşavirlik sınav konuları:<br />
 <br />
1- Denetim, Raporlama ve Meslek Hukuku,<br />
 <br />
2- Revizyon,<br />
 <br />
3- Vergi Tekniği,<br />
 <br />
4- Gelir Üzerinden Alınan Vergiler,<br />
 <br />
5- Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler,<br />
 <br />
6- İleri Düzeyde Finansal Muhasebe,<br />
 <br />
7- Finansal Yönetim,<br />
 <br />
8- Yönetim Muhasebesi,<br />
 <br />
9- Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı,<br />
 <br />
10- Sermaye Piyasası Mevzuatı.<br />
 <br />
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınav konuları:<br />
 <br />
1- Finansal Muhasebe,<br />
 <br />
2- Finansal Tablolar ve Analizi,<br />
 <br />
3- Maliyet Muhasebesi,<br />
 <br />
4- Muhasebe Denetimi,<br />
 <br />
5- Vergi Mevzuatı ve Uygulaması,<br />
 <br />
6- Hukuk; Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, İş Hukuku, SSK ve Bağ-Kur Mevzuatı, İdari Yargılama Hukuku,<br />
 <br />
7- Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik Meslek Hukuku.<br />
 <br />
8- Sermaye Piyasası Mevzuatı(1).<br />
 <br />
Sınav konularından çok net anlaşılacağı üzere yeminli mali müşavirlik sınavının kapsamı ve konuları daha geniştir ve ayrıca özellikle son dönemlerde daha önce yarışma sınavsız yeminli mali müşavirlik hakkı olan merkezi denetim elemanlarının sınava girmesiyle birlikte sınav daha da zorlaşmıştır. Dolayısıyla yeminli sınavına hazırlanmaya başlaması meslek mensubunun mesleki gelişimine fayda sağlamakta ve mükelleflere daha iyi hizmet etme imkânı sunmakla birlikte kazancının artmasına katkı sağlamaktadır.<br />
 <br />
Gerçek veya tüzel kişi işletmeleri her ne kadar işleriyle doğrudan bağlantısı çoğu zaman kurulamasa da pazarlama ve reklam giderlerini matrahın tespitinde dikkate almaktadırlar. Yeminli mali müşavirlik sınavı sadece Ankara’da yapılmakta olup, adaylar hem konaklama hem yol parası ayrıca sınav ücretleri de dâhil olmak üzere çeşitli harcamalar yapmaktadırlar. Söz konusu harcamalar mesleki kazancın temininde gider olarak matrahı azaltıcı unsur olarak dikkate alınmalıdır. Bu anlamda örneğin serbest meslek erbabı bir avukatın eksik olduğu bir alanda detaylı bilgi edinmek ve daha fazla vatandaşa hizmet sunmak için yaptığı yüksek lisans veya doktora için yaptığı harcamalar da mesleki kazancın temininde gider olarak dikkate alınmaktadır(2). Serbest muhasebeci mali müşavirin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı harcamaların eğitim harcaması ya da genel gider mahiyetinde olduğu aşikârdır. Avukatın ya da mali müşavirin yaptığı harcamaların pazarlama giderinden farkı bulunmamaktadır. Nitekim pazarlama giderlerinin de çoğu zaman faaliyetle doğrudan ilişkisi kurulamamaktadır. Ancak pazarlama giderleri matrah azaltıcı bir unsur olarak dikkate alınabilmektedir ki doğrusu da zaten budur.<br />
 <br />
V- SONUÇ<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı harcamalar, pazarlama ve reklam gideri olarak ya da eğitim gideri olarak nitelendirilebilir. Bu durumda yapılan giderler matrahın tespitinde matrahı azaltıcı unsur olarak dikkate alınabilir.<br />
 <br />
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin yeminli mali müşavir olmak için yaptığı giderler ister genel giderler isterse eğitim giderleri arasında değerlendirilsin mesleki kazancın idamesinde indirilebilecek giderlerdendir. Bu konu hakkında kanunda ve ikincil mevzuatta da (tebliğ, sirküler) yasaklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
*           Vergi Müfettişi (E. Maliye Müfettişi)<br />
(1)         19.08.2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesiyle eklenen alt bent.<br />
(2)         193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu md. 89/2.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ŞEHİRİÇİ ULAŞIMDA KULLANILAN KENTKART DOLUM BEDELLERİNDE KDV İNDİRİMİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1028</link>
			<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 00:34:12 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1028</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Akbil elektronik paraya dönüştü.</span></span><br />
<br />
 <br />
İstanbul'da İstanbul karta(akbil) kontör yüklüyorduk. verilen fiş ise masraf yazıyorduk. Bir süre önce İstanbul kart Belbim e geçmiş, verilen fişte de mali değeri yoktur yazıyor. Kontör yerine elektronik para yükleniyormuş. <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Harcama belgesinin de elektronik paranın harcandığı iş yerinden alınması gerekiyormuş</span></span>. Belbim in duyurusu aşağıda.<br />
<br />
"istanbulkart" Dolumu Bilgi Fişi Hakkında Bilgilendirme<br />
<br />
"Şirketimiz BELBİM A.Ş. BDDK’dan faaliyet izni almış olup elektronik para kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir.<br />
<br />
İstanbul toplu ulaşımı ücret toplama sistemi elektronik paraya dönüşümü yapılarak işletilmek üzere İBB Meclis kararıyla Şirketimiz BELBİM A.Ş.’ne devredilmiş olup, sistem 6493 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde işletilmeye başlanmıştır. 6493 Sayılı Kanun uyarınca istanbulkart’lara artık kontör değil elektronik para yüklenmektedir. Yapılan yükleme karşılığı verilen belge, elektronik para yüklemesini gösteren bilgilendirme fişi mahiyetinde olup, mal ve hizmet alımını gösteren belge niteliğinde değildir. İhtiyaç duyulan harcama belgelerinin elektronik paranın harcandığı iş yerlerinden (kartın kullanıldığı ulaşım kuruluşları ve sisteme dahil olacak diğer işyerleri) alınması gerekmektedir.<br />
<br />
Bununla birlikte İstanbulkart kullanımına ilişkin bilgiler adresine üye olunarak görüntülenebilmektedir.<br />
<br />
Kamuoyunun bilgisine sunulur.<br />
<br />
<br />
<br />
.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Maliye Bakanlığı Özelgesi<br />
<br />
Tarih   : 20.05.2013<br />
<br />
Sayı : 21152195-35-02-307<br />
<br />
KDVK Md. 29<br />
<br />
 <br />
<br />
ŞEHİRİÇİ ULAŞIMDA KULLANILAN KENTKART DOLUM BEDELLERİNDE KDV İNDİRİMİ<br />
<br />
Serbest meslek faaliyetiyle ilgili olarak yapılan şehiriçi yolculuklarda kullanılan kentkart dolum bedeli karşılığında düzenlenen faturalardagösterilen KDV dahil tutar üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilebileceği hk.<br />
<br />
Özelge talep formunda serbest meslek faaliyetiniz nedeniyle şehir içi yolculuklarda kullandığınız kentkart dolum bedelleri karşılığında ... A.Ş. den alınan faturalarda yer alan “KDV DAHİL” tutar üzerinden iç yüzde formülüyle hesaplayacağınız katma değer vergisini indirim konusu yapıp yapamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.<br />
<br />
3065 sayılı KDV Kanunu’nun;<br />
<br />
29/1. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini indirebilecekleri,<br />
<br />
34/1. maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikaların kanunî defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği,<br />
<br />
30/d maddesinde ise Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 67. maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun’un 68. maddesinde de serbest meslek kazancının tespitinde hangi giderlerin hasılattan indirileceği belirtilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde “Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler”in serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirileceği hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
Bu açıklamalara göre, kentkart dolum bedelinin işle ilgili olması ve belgelendirilmesi kaydıyla anılan Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak hasılattan indirilmesi mümkün bulunmakta olup, söz konusu gider için yüklendiğiniz KDV, vergiye tabi işlemleriniz üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.<br />
<br />
Ayrıca, KDV Kanunu’nun 23/f maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 81 Seri No.lu Katma Değer Vergi Genel Tebliğinin “5. Özel Matrah Şekli Uygulaması” başlıklı bölümünde;<br />
<br />
Buna göre, belediyeler veya bağlı işletmeleri tarafından yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığında (metro dahil) kullanılan bilet ve kartların, bu işletmeler dışındaki bayiler tarafından yolculara satışına ilişkin katma değer vergisi, bayiinin satış bedeli üzerinden iç yüzde oranına göre hesaplanarak belediyelere bağlı işletmelerce beyan edilecektir.<br />
<br />
Bayiler, bu şekildeki bilet veya kart satışları için ayrıca vergi hesaplamayacaklardır. Özel matrah şekline göre vergilendirilen bilet ve kart satışları dışında katma değer vergisine tabi başka faaliyetleri olmayan bayilerin katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.” açıklamasına yer verilmiştir.<br />
<br />
89 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin, (B-2) bölümünde ise;<br />
<br />
“Diğer taraftan, katma değer vergisinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmesine gerek görülmeyen işlemler ile vergisi önceki safhada beyan edilen özel matrah şekline tabi işlemlere konu teslim ve hizmetlerde bu mal ve hizmetleri satın alanlar, tarife, bilet veya fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen bedel üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle katma değer vergisi hesaplayacak ve bu tutarı yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indireceklerdir.” açıklaması yer almaktadır.<br />
<br />
Bu itibarla, serbest meslek faaliyetinizle ilgili olarak yaptığınız şehir içi yolculuklarınızda kullandığınız kentkart dolum bedeli karşılığında ... AŞ. tarafından düzenlenen faturalarda gösterilen toplam bedel üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemleriniz üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün bulunmaktadır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Akbil elektronik paraya dönüştü.</span></span><br />
<br />
 <br />
İstanbul'da İstanbul karta(akbil) kontör yüklüyorduk. verilen fiş ise masraf yazıyorduk. Bir süre önce İstanbul kart Belbim e geçmiş, verilen fişte de mali değeri yoktur yazıyor. Kontör yerine elektronik para yükleniyormuş. <span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Harcama belgesinin de elektronik paranın harcandığı iş yerinden alınması gerekiyormuş</span></span>. Belbim in duyurusu aşağıda.<br />
<br />
"istanbulkart" Dolumu Bilgi Fişi Hakkında Bilgilendirme<br />
<br />
"Şirketimiz BELBİM A.Ş. BDDK’dan faaliyet izni almış olup elektronik para kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir.<br />
<br />
İstanbul toplu ulaşımı ücret toplama sistemi elektronik paraya dönüşümü yapılarak işletilmek üzere İBB Meclis kararıyla Şirketimiz BELBİM A.Ş.’ne devredilmiş olup, sistem 6493 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde işletilmeye başlanmıştır. 6493 Sayılı Kanun uyarınca istanbulkart’lara artık kontör değil elektronik para yüklenmektedir. Yapılan yükleme karşılığı verilen belge, elektronik para yüklemesini gösteren bilgilendirme fişi mahiyetinde olup, mal ve hizmet alımını gösteren belge niteliğinde değildir. İhtiyaç duyulan harcama belgelerinin elektronik paranın harcandığı iş yerlerinden (kartın kullanıldığı ulaşım kuruluşları ve sisteme dahil olacak diğer işyerleri) alınması gerekmektedir.<br />
<br />
Bununla birlikte İstanbulkart kullanımına ilişkin bilgiler adresine üye olunarak görüntülenebilmektedir.<br />
<br />
Kamuoyunun bilgisine sunulur.<br />
<br />
<br />
<br />
.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Maliye Bakanlığı Özelgesi<br />
<br />
Tarih   : 20.05.2013<br />
<br />
Sayı : 21152195-35-02-307<br />
<br />
KDVK Md. 29<br />
<br />
 <br />
<br />
ŞEHİRİÇİ ULAŞIMDA KULLANILAN KENTKART DOLUM BEDELLERİNDE KDV İNDİRİMİ<br />
<br />
Serbest meslek faaliyetiyle ilgili olarak yapılan şehiriçi yolculuklarda kullanılan kentkart dolum bedeli karşılığında düzenlenen faturalardagösterilen KDV dahil tutar üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilebileceği hk.<br />
<br />
Özelge talep formunda serbest meslek faaliyetiniz nedeniyle şehir içi yolculuklarda kullandığınız kentkart dolum bedelleri karşılığında ... A.Ş. den alınan faturalarda yer alan “KDV DAHİL” tutar üzerinden iç yüzde formülüyle hesaplayacağınız katma değer vergisini indirim konusu yapıp yapamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.<br />
<br />
3065 sayılı KDV Kanunu’nun;<br />
<br />
29/1. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini indirebilecekleri,<br />
<br />
34/1. maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikaların kanunî defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği,<br />
<br />
30/d maddesinde ise Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 67. maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun’un 68. maddesinde de serbest meslek kazancının tespitinde hangi giderlerin hasılattan indirileceği belirtilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde “Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler”in serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirileceği hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
Bu açıklamalara göre, kentkart dolum bedelinin işle ilgili olması ve belgelendirilmesi kaydıyla anılan Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak hasılattan indirilmesi mümkün bulunmakta olup, söz konusu gider için yüklendiğiniz KDV, vergiye tabi işlemleriniz üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.<br />
<br />
Ayrıca, KDV Kanunu’nun 23/f maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 81 Seri No.lu Katma Değer Vergi Genel Tebliğinin “5. Özel Matrah Şekli Uygulaması” başlıklı bölümünde;<br />
<br />
Buna göre, belediyeler veya bağlı işletmeleri tarafından yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığında (metro dahil) kullanılan bilet ve kartların, bu işletmeler dışındaki bayiler tarafından yolculara satışına ilişkin katma değer vergisi, bayiinin satış bedeli üzerinden iç yüzde oranına göre hesaplanarak belediyelere bağlı işletmelerce beyan edilecektir.<br />
<br />
Bayiler, bu şekildeki bilet veya kart satışları için ayrıca vergi hesaplamayacaklardır. Özel matrah şekline göre vergilendirilen bilet ve kart satışları dışında katma değer vergisine tabi başka faaliyetleri olmayan bayilerin katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.” açıklamasına yer verilmiştir.<br />
<br />
89 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin, (B-2) bölümünde ise;<br />
<br />
“Diğer taraftan, katma değer vergisinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmesine gerek görülmeyen işlemler ile vergisi önceki safhada beyan edilen özel matrah şekline tabi işlemlere konu teslim ve hizmetlerde bu mal ve hizmetleri satın alanlar, tarife, bilet veya fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen bedel üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle katma değer vergisi hesaplayacak ve bu tutarı yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indireceklerdir.” açıklaması yer almaktadır.<br />
<br />
Bu itibarla, serbest meslek faaliyetinizle ilgili olarak yaptığınız şehir içi yolculuklarınızda kullandığınız kentkart dolum bedeli karşılığında ... AŞ. tarafından düzenlenen faturalarda gösterilen toplam bedel üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemleriniz üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün bulunmaktadır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Otomatik Ödeme Sistemi (OGS) ile geçişlerde verilen dekontların gider ve kdv indirimi]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1026</link>
			<pubDate>Mon, 11 Dec 2017 14:05:54 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=1026</guid>
			<description><![CDATA[“T.C..<br />
MALİYE BAKANLIĞI<br />
Gelirler Genel Müdürlüğü<br />
 <br />
SAYI   : B.07.0.GEL.0.55/5529-655/1707                                   14.01.2003<br />
KONU:<br />
İSTANBUL VALİLİĞİNE<br />
(Defterdarlık: Katma Değer Vergisi Gelir Müdürlüğü)<br />
İliniz yükümlülerinden Serbest Muhasebeci-Maİi Müşavir ........ tarafından<br />
verilen bila tarih dilekçenin bir örneği ilişikte gönderilmiştir.   <br />
   <br />
Bilindiği üzere, 07.09.1995 tarih ve 22397 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetkiye istinaden bankalar tarafından düzenlenen dekontlar bu kanun uyarınca düzenlenmesi zorunlu belgeler kapsamına alınmıştır. Bankaların yaptıkları hizmet ve satış işlemlerine ilişkin olarak anılan tebliğde yer alan açıklamalara uygun olarak düzenlemek zorunda oldukları dekontlar, fatura yerine geçen belge olarak 01.01.1996 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanılmıştır.<br />
 <br />
Bu itibarla, köprü ve otobanlardan Otomatik Ödeme Sistemi (OGS) ile geçişlerde Ziraat Bankasınca "köprü tahsil" açıklamalı dekont düzenlenmesi ve bu belgenin gider belgesi olarak kullanılması gerekmektedir;<br />
 <br />
Bu açıklamalar çerçevesinde, köprü ve otobanlardan OGS ile geçişlerde kullanılmak üzere Ziraat Bankasına yatırılan paralar karşılığında düzenlenen dekontlarda yazılı bedellerin gider olarak indirilmesi ve bu belgeler üzerinde hesaplanan katma değer vergisinin de Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesi" uyarınca indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
 <br />
Bilgi edinilmesini ve yukarıdaki açıklamalarımızın başvuru sahibine duyurulması hususunda gereğini rica ederim.”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[“T.C..<br />
MALİYE BAKANLIĞI<br />
Gelirler Genel Müdürlüğü<br />
 <br />
SAYI   : B.07.0.GEL.0.55/5529-655/1707                                   14.01.2003<br />
KONU:<br />
İSTANBUL VALİLİĞİNE<br />
(Defterdarlık: Katma Değer Vergisi Gelir Müdürlüğü)<br />
İliniz yükümlülerinden Serbest Muhasebeci-Maİi Müşavir ........ tarafından<br />
verilen bila tarih dilekçenin bir örneği ilişikte gönderilmiştir.   <br />
   <br />
Bilindiği üzere, 07.09.1995 tarih ve 22397 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetkiye istinaden bankalar tarafından düzenlenen dekontlar bu kanun uyarınca düzenlenmesi zorunlu belgeler kapsamına alınmıştır. Bankaların yaptıkları hizmet ve satış işlemlerine ilişkin olarak anılan tebliğde yer alan açıklamalara uygun olarak düzenlemek zorunda oldukları dekontlar, fatura yerine geçen belge olarak 01.01.1996 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanılmıştır.<br />
 <br />
Bu itibarla, köprü ve otobanlardan Otomatik Ödeme Sistemi (OGS) ile geçişlerde Ziraat Bankasınca "köprü tahsil" açıklamalı dekont düzenlenmesi ve bu belgenin gider belgesi olarak kullanılması gerekmektedir;<br />
 <br />
Bu açıklamalar çerçevesinde, köprü ve otobanlardan OGS ile geçişlerde kullanılmak üzere Ziraat Bankasına yatırılan paralar karşılığında düzenlenen dekontlarda yazılı bedellerin gider olarak indirilmesi ve bu belgeler üzerinde hesaplanan katma değer vergisinin de Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesi" uyarınca indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.<br />
 <br />
Bilgi edinilmesini ve yukarıdaki açıklamalarımızın başvuru sahibine duyurulması hususunda gereğini rica ederim.”]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BİNEK OTOMOBİLLERİN SERBEST MESLEK ERBABI TARAFINDAN ENVANTERE ALINMASI VE BUNLARA İL]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=996</link>
			<pubDate>Tue, 22 Aug 2017 16:43:19 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=996</guid>
			<description><![CDATA[BİNEK OTOMOBİLLERİN SERBEST MESLEK ERBABI TARAFINDAN ENVANTERE ALINMASI VE BUNLARA İLİŞKİN GİDERLERİN KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILMASI<br />
<br />
Bülent SEZGİN<br />
Vergi Denetmen Yardımcısı<br />
<br />
<br />
<br />
1- GİRİŞ<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65’inci maddesi ile hüküm altına alındığı üzere, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.<br />
Bu tanıma göre gerçek kişiler tarafından bir takvim yılı içinde yapılan faaliyetin, serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilebilmesi için;<br />
- Faaliyetin sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması,<br />
- Faaliyetin ticari mahiyette olmaması,<br />
- Faaliyetin bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması,<br />
gerekmekte olup, yapılan faaliyetin bu unsurların tamamını taşıması gerekmektedir. Aksi takdirde yukarıdaki şartların tamamını bir arada bulundurmayan faaliyetlerin gelir vergisi uygulaması açısından serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. (1)<br />
Öte yandan serbest meslek faaliyetinden doğan kazancın serbest meslek kazancı sayılabilmesinin bir diğer unsuru da, faaliyetin GVK.’nun 66’ncı maddesinde belirtildiği üzere “devamlılık” arz etmesidir. (2)<br />
İşin devamlılık unsuru içerip içermediği hususunda kesin bir ayırım olmamakla birlikte, bu konuda bazı kriterlerden bahsetmek mümkündür. Bu kriterlerden biri, işin belli bir dönemde çok sayıda yapılması, diğeri de işin esas ya da tali olduğu şeklinde ortaya konabilir. Bu kriterlerin her ikisinin birden göz önünde bulundurulması gerekmekte olup, sadece birine göre yapılacak değerlendirme sağlıklı olmayacaktır. (3)<br />
Bu kriterlerin dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 155’inci maddesi hükmü gereği; serbest meslek erbabı için işe başlamayı gösteren hususlar, aynı zamanda faaliyetin devamlı olarak yapıldığının da kanıtıdır. (4)<br />
Buna göre aşağıdaki haller, serbest meslek faaliyetinin devamlı surette yapıldığını gösterir:<br />
• Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri açmak;<br />
• Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;<br />
• Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;<br />
• Mesleki faaliyette bulunmak üzere, mesleki kuruluşlara kaydolunması (Mühendisler Odası, Tabipler Odası, Barolar gibi)<br />
Bununla birlikte, mesleki teşekküllere kaydolanlardan görev veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanların vergi dairesine bu durumu bildirmeleri halinde faaliyetin devamlı olduğu ileri sürülemez.<br />
Sadece devamlı olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancı olacaktır. Devamlı olarak yapılmayan arızi nitelikteki serbest meslek faaliyetinden elde edilen kazanç ise GVK.’nun 82/4’üncü maddesi uyarınca “arızi kazanç” olarak vergilendirilecektir. (5)<br />
Süreklilik unsuru, elde edilen gelirin serbest meslek kazancı mı yoksa diğer kazanç ve irat mı olduğu konusundaki ayrımı ortaya koymaktadır. Yukarıdaki üç unsuru içerse dahi, devamlılık unsurunu içermeyen faaliyetten elde edilen gelir, serbest meslek kazancı değil diğer kazanç ve irat olarak vergilendirilecektir. (6)<br />
Öte yandan mezkur Kanunun 67’nci maddesinde serbest meslek kazancı, “bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.” şeklinde tanımlanmıştır.<br />
Serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek giderler 68’inci maddenin birinci fıkrasında bentler halinde sayılmış, (4) numaralı bent ile; mesleki faaliyette kullanılan ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların, (5) numaralı bent ile; kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin mesleki kazancın tespitinde hasılattan indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
Anılan madde hükümlerine istinaden, serbest meslek erbabı tarafından binek otomobiller için yapılan giderler ve bunların amortismanları, belirli şartların yerine getirilmesi koşuluyla, mesleki kazancın tespitinde indirim unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.<br />
Çalışmamızın takip eden bölümlerinde “serbest meslek erbabı tarafından binek otomobillerin envantere alınması ve bunlara ilişkin giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde indirim unsuru olarak dikkate alınması” konusu ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılacaktır.<br />
2- SERBEST MESLEK ERBABI TARAFINDAN BİNEK OTOMOBİLLERİN ENVANTERE ALINMASI<br />
Envanter, işletme bünyesi içinde yapılan fiili bir tespit ve bu tespitlere dayanılarak yapılan değerlemedir. (7) Binek otomobillerin giderleri ile bunların amortismanlarının serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirim unsuru olarak dikkate alınabilmesinin ön koşulu, bunların mesleki faaliyette kullanılmasıdır. Bundan başka, mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin kiralama yoluyla edinildiği haller dışında, bunların ayrıca envantere de dahil olması gerekmektedir.<br />
Serbest meslek erbabından defter tutmak zorunda olanlar, bir tarafına giderlerin, diğer tarafına hasılatın yazıldığı bir “Kazanç Defteri” tutarlar. Bundan başka vergi hukukumuz serbest meslek erbabı için başkaca bir defter tutulmasını zorunlu kılmamıştır.<br />
Bununla beraber Kanun, kamu görevi niteliği taşıyan bazı meslekler için tutulan defterleri kazanç defteri sayarak bu meslekleri yürütenlerin ayrıca serbest meslek kazanç defteri tutmalarına gerek görmemiştir. Mezkur Kanunun 210 ve 212’nci maddelerine göre doktorların protokol defterleri ile noter ve noterlik görevini ifa edenler ile borsa acentelerinin resmi defteri, kazanç defteri yerine geçmektedir. (8)<br />
Serbest meslek kazancında elde etme tahsilata bağlanmış olduğu için bu deftere alacak ve borçlar kaydedilmez. Ayrıca gelecek hesap dönemlerine ilişkin olarak ödense bile, yapılan tüm ödemeler aynı deftere gider kaydedilir ve aktifleştirilmez. (9)<br />
Serbest meslek erbabı, işinde kullandığı ve amortismana tabi tuttuğu iktisadi kıymetlere ilişkin kayıtları 213 sayılı VUK.’nun 211 ve 189’uncu maddeleri hükümlerine istinaden; envanter defterinin ayrı bir yerinde, özel bir amortisman defterinde veya amortisman listelerinde gösterebilirler. Amortisman defteri ve listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündedir.<br />
Öte yandan serbest meslek erbabının amortismana ilişkin kayıtlarını kazanç defterinin ayrı bir yerine yazması da mümkündür. (10)<br />
Dolayısıyla serbest meslek erbabı tarafından binek otomobilin envantere alınması, otomobile ilişkin bilgilerin kanunda öngörülen defter veya listelerden birinde gösterilmesi anlamına gelmektedir.<br />
<br />
3- ENVANTERE ALINAN BİNEK OTOMOBİLLERE İLİŞKİN GİDERLER<br />
Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentleri hükmüne göre serbest meslek erbabı, envantere dahil edilen binek otomobillerin giderleri ile bunlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanları, hasılattan indirebilecektir. Bu nevi giderlerin hasılattan indirilebilmesi için söz konusu binek otomobillerin envantere dahil edilmesi şarttır.<br />
Öteden beri faaliyette bulunan serbest meslek erbabı, işlerinde kullandıkları halde envanterlerine dahil etmedikleri binek otomobillerini maliyet bedeli ile envanterlerine dahil edebileceklerdir. Maliyet bedelinin tespit edilememesi veya bilinmemesi halinde binek otomobilleri, mükellefler tarafından alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile envantere dahil edilecektir. Bu şekilde envantere dahil edilecek binek otomobillerin maliyet bedeli veya alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedelinden, otomobilin iktisap tarihinden envantere alınma tarihine kadar ayrılması gereken amortisman tutarlarının indirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla amortisman süresinin başlangıcı binek otomobilinin iktisap edildiği tarih olacaktır. Amortisman süresi dolmamış ise kalan süre için amortisman ayrılabilecektir.<br />
Serbest meslek erbabının binek otomobillerini yeniden değerlemeye tabi tutmaları ve azalan bakiyeler usulünde amortisman ayırmaları mümkün değildir. Öte yandan binek otomobillerinin envantere dahil edildiği hesap dönemi için ay kesri tam sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacaktır. Anılan hükümlere, serbest meslek erbabı binek otomobillerinin amortismanlarının yanı sıra bu araçların akaryakıt, bakım, onarım ve sigorta gibi giderlerini hasılatlarından gider olarak indirebileceklerdir. Ancak, bu taşıtlar için ödenen motorlu taşıtlar vergisinin gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.<br />
<br />
4- VERGİ İDARESİNİN KONUYA İLİŞKİN GÖRÜŞÜ<br />
Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünün B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-40 sayılı Muktezası aşağıdaki gibidir: (11)<br />
İlgi dilekçenizde, avukatlık işiyle iştigal ettiğinizi, 2005 yılında ……… plakalı özel otomobilinizi serbest meslek kazanç defterinizde bulunan envanter listesine kaydettiğinizi, ancak 2006 yılı serbest meslek kazanç defterine sehven envanter listesini aktarmadığınızı, 2006 yılında otomobilinize ilişkin yakıt ve bakım giderlerini gider olarak kaydetmekle birlikte amortisman ayırmadığınızı, 2007 yılında ise söz konusu otomobili envanter listesinde kayda aldığınızı belirterek, 2006 yılında sehven oluşan kayıt eksikliğinin giderilmesi ve ilgili dönem giderlerinizin kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.<br />
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 5035 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi ile değişik “Mesleki giderler” başlıklı 68’inci maddesinin (1) fıkrasının (4) numaralı bendinde, mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların, (5) numaralı bendinde ise kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu olacağı hükme bağlanmıştır.<br />
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 210’uncu maddesinde; “Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar. Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur. Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nev’i ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır…” denilmekte olup, 211’inci maddesinde; “Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189’uncu maddede yazılı şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterirler.”, 189’uncu maddesinde de; “Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri ile gösterilir:<br />
1- Envanter defterinin ayrı bir yerinde,<br />
2- Özel bir amortisman defterinde,<br />
3- Amortisman listelerinde.<br />
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartıyla birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir.<br />
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündendir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.<br />
Diğer taraftan 221 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “4.2. Binek Otomobillerinin Amortismanları ve Giderleri” başlıklı kısmında da;<br />
“34. Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin 10 numaralı bendinde yapılan değişiklik ile 1.1.1999 tarihinden itibaren serbest meslek erbabı, envantere dahil olan binek otomobillerinin giderlerini ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlarını gider olarak hasılattan indirebileceklerdir. Bu nevi giderlerin hasılattan indirilebilmesi için söz konusu binek otomobillerin envantere dahil edilmesi şarttır.<br />
35. Öteden beri faaliyette bulunan serbest meslek erbabı, işlerinde kullandıkları halde envanterlerine dahil etmedikleri binek otomobillerini maliyet bedeli ile envanterlerine dahil edebileceklerdir. Maliyet bedelinin tespit edilememesi veya bilinmemesi halinde binek otomobilleri, mükellefler tarafından alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile envantere dahil edilecektir.<br />
36. Bu şekilde envantere dahil edilecek binek otomobillerin maliyet bedeli veya alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedelinden, otomobilin iktisap tarihinden envantere alınma tarihine kadar ayrılması gereken amortisman tutarlarının indirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla amortisman süresinin başlangıcı binek otomobilinin iktisap edildiği tarih olacaktır. Amortisman süresi dolmamış ise kalan süre için amortisman ayrılabilecektir.<br />
37. Serbest meslek erbabı tarafından 1.1.1999 tarihinden sonra iktisap edilecek binek otomobilleri maliyet bedeli üzerinden envantere alınacak ve bu bedel üzerinden amortisman ayrılacaktır.<br />
38. Serbest meslek erbabının binek otomobillerini yeniden değerlemeye tabi tutmaları ve azalan bakiyeler usulünde amortisman ayırmaları mümkün değildir. Öte yandan binek otomobillerinin envantere dahil edildiği hesap dönemi için ay kesri tam sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacaktır.<br />
39. Yapılan düzenleme sonucu serbest meslek erbabı binek otomobillerinin amortismanlarının yanı sıra bu araçların akaryakıt, bakım, onarım ve sigorta gibi giderlerini hasılatlarından gider olarak indirebileceklerdir. Ancak, bu taşıtların motorlu taşıtlar vergisi, gider olarak dikkate alınmayacaktır.” denilmektedir.<br />
Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 219’uncu maddesinde; “Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki;<br />
………<br />
c) Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir.” hükmüne yer verilmiştir.<br />
Aynı Kanunun Hesap Dönemi başlıklı 174’üncü maddesinde; “Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.” denilmektedir.<br />
Mükelleflerin tutmaları gereken kanuni defterlerini hesap dönemi itibariyle tutmalarından maksat, mükelleflerin hesap dönemi içinde yapmış oldukları işlemleri (kayıtları) içermesi, hesap dönemi geçtikten sonraki veya önceki işlemleri (kayıtları) içermemesi, yani hesap bütünlüğünün sağlanmasıdır. Genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden dönemsellik ilkesinin, vergi hukuku anlamında bir uygulaması olan, tasdik ettirilmiş kanuni defterlerin belli bir vergilendirme döneminde kullanılması ve diğer vergilendirme dönemleri ile ilişkilendirilmemesi, her dönem ayrı ayrı defterlerin kullanılmasını ve diğer dönemlerle ilişkilendirilmemesini amaçlamıştır.<br />
Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 320’nci maddesinde de, amortisman süresinin, kıymetlerin aktife girdiği yılda başlayacağı ve amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresinin uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır.<br />
Ayrıca dilekçenizde sorulan hususlar Bakanlık makamına iletilmiş olup konu hakkında Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığından alınan ../02/2008 tarih… sayılı yazıda:<br />
“…Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin 1’inci fıkrasının 5’inci bendinde kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan gider olarak indirilebileceği belirtilmektedir.<br />
Buna göre, envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin, serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmakta olup, 2006 yılı envanterine kaydedilmeyen otomobil için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderlerin adı geçenin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmaması gerekmektedir. …” denilmektedir.<br />
Bu hüküm ve açıklamalara göre, 2006 yılı envanterine kaydetmediğiniz otomobiliniz için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderleri, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.<br />
Ayrıca, söz konusu araç için 2006 yılında amortisman da ayrılmayacaktır.<br />
Görüleceği üzere Vergi İdaresi, mesleki faaliyette kullanılsa dahi, envantere kaydedilmeyen otomobil için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderler ile ayrılacak amortismanları serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek unsur olarak kabul etmemektedir.<br />
<br />
5- SON SÖZ<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.<br />
Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tuttukları serbest meslek kazanç defterine istinaden tespit ederler.<br />
Serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek giderler Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinde bentler halinde sayılmış ve mesleki faaliyette kullanılan ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar ile kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin mesleki kazancın tespitinde hasılattan indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
Binek otomobillerin giderleri ile bunlar için ayrılan amortismanların serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirim unsuru olarak dikkate alınabilmesinin ön koşulu, bunların mesleki faaliyette kullanılmasıdır. Bundan başka, mesleki faaliyette kullanılan taşıtların kiralama yoluyla edinildiği haller dışında, bunların ayrıca envantere de dahil olması gerekmektedir.<br />
Öte yandan Vergi İdaresi, mesleki faaliyette kullanılsa dahi, envantere kaydedilmeyen binek otomobil için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderler ile ayrılacak amortismanları serbest meslek kazancının tespitinde indirilebilecek unsur olarak kabul etmemektedir.<br />
––––––––––––––––––––––<br />
(1) Gelir Vergisi Rehberi, Gelirler Kontrolörleri Derneği Yayını, 6. Baskı, Ankara 2006, s. 467.<br />
(2) Beyanname Düzenleme Kılavuzu 2007, Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayını, İstanbul 2007, s. 138.<br />
(3) Gelir Vergisi Rehberi, s. 471.<br />
(4) Hüseyin YALÇIN-Erkan GÜRBOĞA, Stopaj-Kaynakta Vergileme, Kılavuz Yayınları, İstanbul 1997, s. 225-226.<br />
(5) Beyanname Düzenleme Kılavuzu, s. 138.<br />
(6) Gelir Vergisi Rehberi, s. 472.<br />
(7) Yılmaz ÖZBALCI, Vergi Usul Kanunu, Oluş Yayıncılık, Ağustos 2003, s. 487.<br />
(8) Mehmet Ali ÖZYER, Vergi Usul Kanunu, Hesap Uzmanları Derneği, Aralık 2004, s. 300.<br />
(9) ÖZYER, a.g.e., s. 299.<br />
(10) ÖZYER, a.g.e., s. 300.<br />
(11) ivdb<br />
<br />
maliyesigortayorumları dergisi<br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BİNEK OTOMOBİLLERİN SERBEST MESLEK ERBABI TARAFINDAN ENVANTERE ALINMASI VE BUNLARA İLİŞKİN GİDERLERİN KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILMASI<br />
<br />
Bülent SEZGİN<br />
Vergi Denetmen Yardımcısı<br />
<br />
<br />
<br />
1- GİRİŞ<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65’inci maddesi ile hüküm altına alındığı üzere, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.<br />
Bu tanıma göre gerçek kişiler tarafından bir takvim yılı içinde yapılan faaliyetin, serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilebilmesi için;<br />
- Faaliyetin sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması,<br />
- Faaliyetin ticari mahiyette olmaması,<br />
- Faaliyetin bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması,<br />
gerekmekte olup, yapılan faaliyetin bu unsurların tamamını taşıması gerekmektedir. Aksi takdirde yukarıdaki şartların tamamını bir arada bulundurmayan faaliyetlerin gelir vergisi uygulaması açısından serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. (1)<br />
Öte yandan serbest meslek faaliyetinden doğan kazancın serbest meslek kazancı sayılabilmesinin bir diğer unsuru da, faaliyetin GVK.’nun 66’ncı maddesinde belirtildiği üzere “devamlılık” arz etmesidir. (2)<br />
İşin devamlılık unsuru içerip içermediği hususunda kesin bir ayırım olmamakla birlikte, bu konuda bazı kriterlerden bahsetmek mümkündür. Bu kriterlerden biri, işin belli bir dönemde çok sayıda yapılması, diğeri de işin esas ya da tali olduğu şeklinde ortaya konabilir. Bu kriterlerin her ikisinin birden göz önünde bulundurulması gerekmekte olup, sadece birine göre yapılacak değerlendirme sağlıklı olmayacaktır. (3)<br />
Bu kriterlerin dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 155’inci maddesi hükmü gereği; serbest meslek erbabı için işe başlamayı gösteren hususlar, aynı zamanda faaliyetin devamlı olarak yapıldığının da kanıtıdır. (4)<br />
Buna göre aşağıdaki haller, serbest meslek faaliyetinin devamlı surette yapıldığını gösterir:<br />
• Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri açmak;<br />
• Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;<br />
• Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;<br />
• Mesleki faaliyette bulunmak üzere, mesleki kuruluşlara kaydolunması (Mühendisler Odası, Tabipler Odası, Barolar gibi)<br />
Bununla birlikte, mesleki teşekküllere kaydolanlardan görev veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanların vergi dairesine bu durumu bildirmeleri halinde faaliyetin devamlı olduğu ileri sürülemez.<br />
Sadece devamlı olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancı olacaktır. Devamlı olarak yapılmayan arızi nitelikteki serbest meslek faaliyetinden elde edilen kazanç ise GVK.’nun 82/4’üncü maddesi uyarınca “arızi kazanç” olarak vergilendirilecektir. (5)<br />
Süreklilik unsuru, elde edilen gelirin serbest meslek kazancı mı yoksa diğer kazanç ve irat mı olduğu konusundaki ayrımı ortaya koymaktadır. Yukarıdaki üç unsuru içerse dahi, devamlılık unsurunu içermeyen faaliyetten elde edilen gelir, serbest meslek kazancı değil diğer kazanç ve irat olarak vergilendirilecektir. (6)<br />
Öte yandan mezkur Kanunun 67’nci maddesinde serbest meslek kazancı, “bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.” şeklinde tanımlanmıştır.<br />
Serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek giderler 68’inci maddenin birinci fıkrasında bentler halinde sayılmış, (4) numaralı bent ile; mesleki faaliyette kullanılan ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların, (5) numaralı bent ile; kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin mesleki kazancın tespitinde hasılattan indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
Anılan madde hükümlerine istinaden, serbest meslek erbabı tarafından binek otomobiller için yapılan giderler ve bunların amortismanları, belirli şartların yerine getirilmesi koşuluyla, mesleki kazancın tespitinde indirim unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.<br />
Çalışmamızın takip eden bölümlerinde “serbest meslek erbabı tarafından binek otomobillerin envantere alınması ve bunlara ilişkin giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde indirim unsuru olarak dikkate alınması” konusu ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılacaktır.<br />
2- SERBEST MESLEK ERBABI TARAFINDAN BİNEK OTOMOBİLLERİN ENVANTERE ALINMASI<br />
Envanter, işletme bünyesi içinde yapılan fiili bir tespit ve bu tespitlere dayanılarak yapılan değerlemedir. (7) Binek otomobillerin giderleri ile bunların amortismanlarının serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirim unsuru olarak dikkate alınabilmesinin ön koşulu, bunların mesleki faaliyette kullanılmasıdır. Bundan başka, mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin kiralama yoluyla edinildiği haller dışında, bunların ayrıca envantere de dahil olması gerekmektedir.<br />
Serbest meslek erbabından defter tutmak zorunda olanlar, bir tarafına giderlerin, diğer tarafına hasılatın yazıldığı bir “Kazanç Defteri” tutarlar. Bundan başka vergi hukukumuz serbest meslek erbabı için başkaca bir defter tutulmasını zorunlu kılmamıştır.<br />
Bununla beraber Kanun, kamu görevi niteliği taşıyan bazı meslekler için tutulan defterleri kazanç defteri sayarak bu meslekleri yürütenlerin ayrıca serbest meslek kazanç defteri tutmalarına gerek görmemiştir. Mezkur Kanunun 210 ve 212’nci maddelerine göre doktorların protokol defterleri ile noter ve noterlik görevini ifa edenler ile borsa acentelerinin resmi defteri, kazanç defteri yerine geçmektedir. (8)<br />
Serbest meslek kazancında elde etme tahsilata bağlanmış olduğu için bu deftere alacak ve borçlar kaydedilmez. Ayrıca gelecek hesap dönemlerine ilişkin olarak ödense bile, yapılan tüm ödemeler aynı deftere gider kaydedilir ve aktifleştirilmez. (9)<br />
Serbest meslek erbabı, işinde kullandığı ve amortismana tabi tuttuğu iktisadi kıymetlere ilişkin kayıtları 213 sayılı VUK.’nun 211 ve 189’uncu maddeleri hükümlerine istinaden; envanter defterinin ayrı bir yerinde, özel bir amortisman defterinde veya amortisman listelerinde gösterebilirler. Amortisman defteri ve listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündedir.<br />
Öte yandan serbest meslek erbabının amortismana ilişkin kayıtlarını kazanç defterinin ayrı bir yerine yazması da mümkündür. (10)<br />
Dolayısıyla serbest meslek erbabı tarafından binek otomobilin envantere alınması, otomobile ilişkin bilgilerin kanunda öngörülen defter veya listelerden birinde gösterilmesi anlamına gelmektedir.<br />
<br />
3- ENVANTERE ALINAN BİNEK OTOMOBİLLERE İLİŞKİN GİDERLER<br />
Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentleri hükmüne göre serbest meslek erbabı, envantere dahil edilen binek otomobillerin giderleri ile bunlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanları, hasılattan indirebilecektir. Bu nevi giderlerin hasılattan indirilebilmesi için söz konusu binek otomobillerin envantere dahil edilmesi şarttır.<br />
Öteden beri faaliyette bulunan serbest meslek erbabı, işlerinde kullandıkları halde envanterlerine dahil etmedikleri binek otomobillerini maliyet bedeli ile envanterlerine dahil edebileceklerdir. Maliyet bedelinin tespit edilememesi veya bilinmemesi halinde binek otomobilleri, mükellefler tarafından alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile envantere dahil edilecektir. Bu şekilde envantere dahil edilecek binek otomobillerin maliyet bedeli veya alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedelinden, otomobilin iktisap tarihinden envantere alınma tarihine kadar ayrılması gereken amortisman tutarlarının indirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla amortisman süresinin başlangıcı binek otomobilinin iktisap edildiği tarih olacaktır. Amortisman süresi dolmamış ise kalan süre için amortisman ayrılabilecektir.<br />
Serbest meslek erbabının binek otomobillerini yeniden değerlemeye tabi tutmaları ve azalan bakiyeler usulünde amortisman ayırmaları mümkün değildir. Öte yandan binek otomobillerinin envantere dahil edildiği hesap dönemi için ay kesri tam sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacaktır. Anılan hükümlere, serbest meslek erbabı binek otomobillerinin amortismanlarının yanı sıra bu araçların akaryakıt, bakım, onarım ve sigorta gibi giderlerini hasılatlarından gider olarak indirebileceklerdir. Ancak, bu taşıtlar için ödenen motorlu taşıtlar vergisinin gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.<br />
<br />
4- VERGİ İDARESİNİN KONUYA İLİŞKİN GÖRÜŞÜ<br />
Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünün B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-40 sayılı Muktezası aşağıdaki gibidir: (11)<br />
İlgi dilekçenizde, avukatlık işiyle iştigal ettiğinizi, 2005 yılında ……… plakalı özel otomobilinizi serbest meslek kazanç defterinizde bulunan envanter listesine kaydettiğinizi, ancak 2006 yılı serbest meslek kazanç defterine sehven envanter listesini aktarmadığınızı, 2006 yılında otomobilinize ilişkin yakıt ve bakım giderlerini gider olarak kaydetmekle birlikte amortisman ayırmadığınızı, 2007 yılında ise söz konusu otomobili envanter listesinde kayda aldığınızı belirterek, 2006 yılında sehven oluşan kayıt eksikliğinin giderilmesi ve ilgili dönem giderlerinizin kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.<br />
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 5035 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi ile değişik “Mesleki giderler” başlıklı 68’inci maddesinin (1) fıkrasının (4) numaralı bendinde, mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların, (5) numaralı bendinde ise kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu olacağı hükme bağlanmıştır.<br />
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 210’uncu maddesinde; “Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar. Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur. Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nev’i ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır…” denilmekte olup, 211’inci maddesinde; “Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189’uncu maddede yazılı şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterirler.”, 189’uncu maddesinde de; “Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri ile gösterilir:<br />
1- Envanter defterinin ayrı bir yerinde,<br />
2- Özel bir amortisman defterinde,<br />
3- Amortisman listelerinde.<br />
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartıyla birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir.<br />
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündendir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.<br />
Diğer taraftan 221 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “4.2. Binek Otomobillerinin Amortismanları ve Giderleri” başlıklı kısmında da;<br />
“34. Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin 10 numaralı bendinde yapılan değişiklik ile 1.1.1999 tarihinden itibaren serbest meslek erbabı, envantere dahil olan binek otomobillerinin giderlerini ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlarını gider olarak hasılattan indirebileceklerdir. Bu nevi giderlerin hasılattan indirilebilmesi için söz konusu binek otomobillerin envantere dahil edilmesi şarttır.<br />
35. Öteden beri faaliyette bulunan serbest meslek erbabı, işlerinde kullandıkları halde envanterlerine dahil etmedikleri binek otomobillerini maliyet bedeli ile envanterlerine dahil edebileceklerdir. Maliyet bedelinin tespit edilememesi veya bilinmemesi halinde binek otomobilleri, mükellefler tarafından alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile envantere dahil edilecektir.<br />
36. Bu şekilde envantere dahil edilecek binek otomobillerin maliyet bedeli veya alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedelinden, otomobilin iktisap tarihinden envantere alınma tarihine kadar ayrılması gereken amortisman tutarlarının indirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla amortisman süresinin başlangıcı binek otomobilinin iktisap edildiği tarih olacaktır. Amortisman süresi dolmamış ise kalan süre için amortisman ayrılabilecektir.<br />
37. Serbest meslek erbabı tarafından 1.1.1999 tarihinden sonra iktisap edilecek binek otomobilleri maliyet bedeli üzerinden envantere alınacak ve bu bedel üzerinden amortisman ayrılacaktır.<br />
38. Serbest meslek erbabının binek otomobillerini yeniden değerlemeye tabi tutmaları ve azalan bakiyeler usulünde amortisman ayırmaları mümkün değildir. Öte yandan binek otomobillerinin envantere dahil edildiği hesap dönemi için ay kesri tam sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacaktır.<br />
39. Yapılan düzenleme sonucu serbest meslek erbabı binek otomobillerinin amortismanlarının yanı sıra bu araçların akaryakıt, bakım, onarım ve sigorta gibi giderlerini hasılatlarından gider olarak indirebileceklerdir. Ancak, bu taşıtların motorlu taşıtlar vergisi, gider olarak dikkate alınmayacaktır.” denilmektedir.<br />
Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 219’uncu maddesinde; “Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki;<br />
………<br />
c) Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir.” hükmüne yer verilmiştir.<br />
Aynı Kanunun Hesap Dönemi başlıklı 174’üncü maddesinde; “Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.” denilmektedir.<br />
Mükelleflerin tutmaları gereken kanuni defterlerini hesap dönemi itibariyle tutmalarından maksat, mükelleflerin hesap dönemi içinde yapmış oldukları işlemleri (kayıtları) içermesi, hesap dönemi geçtikten sonraki veya önceki işlemleri (kayıtları) içermemesi, yani hesap bütünlüğünün sağlanmasıdır. Genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden dönemsellik ilkesinin, vergi hukuku anlamında bir uygulaması olan, tasdik ettirilmiş kanuni defterlerin belli bir vergilendirme döneminde kullanılması ve diğer vergilendirme dönemleri ile ilişkilendirilmemesi, her dönem ayrı ayrı defterlerin kullanılmasını ve diğer dönemlerle ilişkilendirilmemesini amaçlamıştır.<br />
Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 320’nci maddesinde de, amortisman süresinin, kıymetlerin aktife girdiği yılda başlayacağı ve amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresinin uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır.<br />
Ayrıca dilekçenizde sorulan hususlar Bakanlık makamına iletilmiş olup konu hakkında Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığından alınan ../02/2008 tarih… sayılı yazıda:<br />
“…Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinin 1’inci fıkrasının 5’inci bendinde kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan gider olarak indirilebileceği belirtilmektedir.<br />
Buna göre, envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin, serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmakta olup, 2006 yılı envanterine kaydedilmeyen otomobil için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderlerin adı geçenin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmaması gerekmektedir. …” denilmektedir.<br />
Bu hüküm ve açıklamalara göre, 2006 yılı envanterine kaydetmediğiniz otomobiliniz için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderleri, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.<br />
Ayrıca, söz konusu araç için 2006 yılında amortisman da ayrılmayacaktır.<br />
Görüleceği üzere Vergi İdaresi, mesleki faaliyette kullanılsa dahi, envantere kaydedilmeyen otomobil için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderler ile ayrılacak amortismanları serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek unsur olarak kabul etmemektedir.<br />
<br />
5- SON SÖZ<br />
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.<br />
Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.<br />
Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tuttukları serbest meslek kazanç defterine istinaden tespit ederler.<br />
Serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek giderler Gelir Vergisi Kanununun 68’inci maddesinde bentler halinde sayılmış ve mesleki faaliyette kullanılan ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar ile kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin mesleki kazancın tespitinde hasılattan indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
Binek otomobillerin giderleri ile bunlar için ayrılan amortismanların serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirim unsuru olarak dikkate alınabilmesinin ön koşulu, bunların mesleki faaliyette kullanılmasıdır. Bundan başka, mesleki faaliyette kullanılan taşıtların kiralama yoluyla edinildiği haller dışında, bunların ayrıca envantere de dahil olması gerekmektedir.<br />
Öte yandan Vergi İdaresi, mesleki faaliyette kullanılsa dahi, envantere kaydedilmeyen binek otomobil için yapılan yakıt, bakım ve benzeri giderler ile ayrılacak amortismanları serbest meslek kazancının tespitinde indirilebilecek unsur olarak kabul etmemektedir.<br />
––––––––––––––––––––––<br />
(1) Gelir Vergisi Rehberi, Gelirler Kontrolörleri Derneği Yayını, 6. Baskı, Ankara 2006, s. 467.<br />
(2) Beyanname Düzenleme Kılavuzu 2007, Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayını, İstanbul 2007, s. 138.<br />
(3) Gelir Vergisi Rehberi, s. 471.<br />
(4) Hüseyin YALÇIN-Erkan GÜRBOĞA, Stopaj-Kaynakta Vergileme, Kılavuz Yayınları, İstanbul 1997, s. 225-226.<br />
(5) Beyanname Düzenleme Kılavuzu, s. 138.<br />
(6) Gelir Vergisi Rehberi, s. 472.<br />
(7) Yılmaz ÖZBALCI, Vergi Usul Kanunu, Oluş Yayıncılık, Ağustos 2003, s. 487.<br />
(8) Mehmet Ali ÖZYER, Vergi Usul Kanunu, Hesap Uzmanları Derneği, Aralık 2004, s. 300.<br />
(9) ÖZYER, a.g.e., s. 299.<br />
(10) ÖZYER, a.g.e., s. 300.<br />
(11) ivdb<br />
<br />
maliyesigortayorumları dergisi<br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SERBEST MESLEK ERBABININ ÇALIŞAN PERSONELİNE VERDİĞİ YEMEK GİDERİ]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=979</link>
			<pubDate>Tue, 23 May 2017 16:31:43 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=979</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">[b]T.C.</span>[/b]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">MALİYE BAKANLIĞI</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Gelirler Genel Müdürlüğü</span><br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">SAYI    : B.07.0.GEL.0.42/4204-215                                   27.02.2003**7679</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">KONU :  </span><br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">............................... VALİLİĞİNE</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">(Defterdarlık : Gelir Müdürlüğü)</span><br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İLGİ :</span> 20.01.2003 tarih ve B.07.4.DEF.0.21.10.24-193/328 sayılı yazınız.<br />
<br />
İlgi'de kayıtlı  yazınızın incelenmesinden, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir .................'ın işyerinde çalışan personele işyerinde yemek verdiği, iş yoğunluğuna göre lokanta gibi hazır işletmelerden de yemek aldığı ayrıca çalışanlara hazır kart aldığı belirtilerek bu giderlerin serbest meslek kazancından indirilip indirilemeyeceği konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.<br />
<br />
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." denilmiş, aynı Kanunun      94 üncü maddesinde ise kimlerin tevkifat yapmak zorunda oldukları belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Diğer yandan, aynı Kanunun 23/8 inci maddesinde, "Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek  bedelinin 800.000 lirayı (2003 yılı için 6.000.000 lira) aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır.</span></span>[/color] Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.)"in gelir vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Yine aynı Kanunun 68/2 nci bendinde; mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen aydınlatma, ısıtma, telefon, kırtasiye giderleri, müstahdem ücretleri, meslek, ilan ve reklam vergileri ile işyeriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçların mesleki kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
Bu hükümlere göre, ilgi yazınızda sözü edilen şahıs tarafından, işyerinde veya müştemilatında personele yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi, ancak sağlanan bu menfaatlerin aynı Kanunun 23/8 inci maddesi uyarınca gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. Bu suretle sağlanan menfaat, mesleki kazancın tespitinde hasılattan gider olarak indirilebilecektir.<br />
<br />
Söz konusu istisnanın uygulanması ve gider indirimi için işverenin işyerinde yemek hazırlatması şart olmayıp yemeğin hazır olarak lokanta veya diğer yemek şirketlerinden temin edilerek işyeri veya müştemilatında verilmesi de mümkündür.<br />
<br />
Öte yandan, hizmet erbabına civar lokantalar veya yemek verme hizmeti sağlayan yerlerde yemek verilmesi halinde çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 6.000.000 lirasının gelir vergisinden istisna edilmesi aşan kısmın ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekir. [color=#FF0000]<span style="font-weight: bold;">Ancak söz konusu istisnanın uygulanabilmesi için yemek bedelinin, yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere ödenmesi ve yemek bedeli faturasının işveren adına düzenlenmesi; ayrıca bu faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısını belirten bir listenin eklenmesi şarttır.</span><br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: bold;">Ayrıca, personele alınan hazır kartların, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.</span></span><br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Bakan a.</span><br />
<br />
 <br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">[b]T.C.</span>[/b]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">MALİYE BAKANLIĞI</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Gelirler Genel Müdürlüğü</span><br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">SAYI    : B.07.0.GEL.0.42/4204-215                                   27.02.2003**7679</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">KONU :  </span><br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">............................... VALİLİĞİNE</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">(Defterdarlık : Gelir Müdürlüğü)</span><br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İLGİ :</span> 20.01.2003 tarih ve B.07.4.DEF.0.21.10.24-193/328 sayılı yazınız.<br />
<br />
İlgi'de kayıtlı  yazınızın incelenmesinden, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir .................'ın işyerinde çalışan personele işyerinde yemek verdiği, iş yoğunluğuna göre lokanta gibi hazır işletmelerden de yemek aldığı ayrıca çalışanlara hazır kart aldığı belirtilerek bu giderlerin serbest meslek kazancından indirilip indirilemeyeceği konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.<br />
<br />
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.<br />
<br />
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." denilmiş, aynı Kanunun      94 üncü maddesinde ise kimlerin tevkifat yapmak zorunda oldukları belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Diğer yandan, aynı Kanunun 23/8 inci maddesinde, "Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek  bedelinin 800.000 lirayı (2003 yılı için 6.000.000 lira) aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır.</span></span>[/color] Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.)"in gelir vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmıştır.<br />
<br />
Yine aynı Kanunun 68/2 nci bendinde; mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen aydınlatma, ısıtma, telefon, kırtasiye giderleri, müstahdem ücretleri, meslek, ilan ve reklam vergileri ile işyeriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçların mesleki kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hüküm altına alınmıştır.<br />
<br />
Bu hükümlere göre, ilgi yazınızda sözü edilen şahıs tarafından, işyerinde veya müştemilatında personele yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi, ancak sağlanan bu menfaatlerin aynı Kanunun 23/8 inci maddesi uyarınca gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. Bu suretle sağlanan menfaat, mesleki kazancın tespitinde hasılattan gider olarak indirilebilecektir.<br />
<br />
Söz konusu istisnanın uygulanması ve gider indirimi için işverenin işyerinde yemek hazırlatması şart olmayıp yemeğin hazır olarak lokanta veya diğer yemek şirketlerinden temin edilerek işyeri veya müştemilatında verilmesi de mümkündür.<br />
<br />
Öte yandan, hizmet erbabına civar lokantalar veya yemek verme hizmeti sağlayan yerlerde yemek verilmesi halinde çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 6.000.000 lirasının gelir vergisinden istisna edilmesi aşan kısmın ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekir. [color=#FF0000]<span style="font-weight: bold;">Ancak söz konusu istisnanın uygulanabilmesi için yemek bedelinin, yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere ödenmesi ve yemek bedeli faturasının işveren adına düzenlenmesi; ayrıca bu faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısını belirten bir listenin eklenmesi şarttır.</span><br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: bold;">Ayrıca, personele alınan hazır kartların, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.</span></span><br />
<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.<br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Bakan a.</span><br />
<br />
 <br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ODANIN BELİRLEDİĞİ TARİFEDEN DAHA AŞAĞI MAKBUZ KESMEK... DAVA]]></title>
			<link>http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=977</link>
			<pubDate>Sat, 20 May 2017 22:31:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://ahmetbarlak.com/forumm/showthread.php?tid=977</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Serbest Meslek Kazancı Elde Edenlere Mahkemeden Güzel Haber</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Tarih:</span> 18/05/2017<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Son zamanlarda Doktor, Avukat, Mali Müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenlere Vergi Müfettişleri odaların belirlediği tarifenin altında kazanç elde edemeyeceklerine yönelik vergi inceleme raporları düzenlemekte, vergi tarhiyatı yapmakta ve ceza kesmektedir. Bu tür meslekleri yapıp serbest meslek kazançları elde edenler her zaman odaların belirlediği tarifeden hizmet verememekte, tarifenin altında makbuz kesebilmektedir. <br />
<br />
06.03.3017 tarihli İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 2016/480 Esas ve 2017/457 Karar numaralı Kararında, Vergi Mahkemesi, Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik (SMMM) hizmeti karşılığında müşterilerinden asgari ücret tarifesinin altında ücret alarak serbest meslek makbuzu düzenlediği tespit edilen ve düzenlenen serbest meslek makbuzları toplam tutarı ile asgari ücret tarifesine göre alınması gereken ücret tutarları toplamı arasındaki farktan hareketle adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava açan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin (SMMM) davasını aşağıda ele alacağımız gerekçe ile kabul etmiş ve tarhiyatlar ile kesilen cezaları kaldırmıştır. <br />
<br />
KDV Kanunu'nun 27/5 Maddesi uyarınca da, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.<br />
<br />
Bilindiği gibi, VUK’un 3/B Maddesine göre, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.  <br />
<br />
Serbest meslek kazancı elde eden serbest meslek erbabının kazanç miktarı konusunda normal ve mutad olan durum, serbest meslek erbabının düzenlemiş olduğu ve defterlerine kaydettiği serbest meslek makbuzlarında yazılı olan miktarda kazanç elde etmesidir. Düzenlenen serbest meslek makbuzlarında yazılı olan tutarın haricinde kazanç elde edilmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, idarenin vergi inceleme yetkisini kullanarak, gerektiğinde ilgili kişilerin de ifadeleri alınmak suretiyle davacının defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiğini somut ve inandırıcı delillere dayandırılmak suretiyle tereddüte mahal bırakmayacak biçimde ortaya koymak suretiyle ispat etmesi gerekmektedir. Dolayısı ile mükelleflerin defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiği konusunda ispat yükü idareye aittir. <br />
<br />
VUK 134’üncü maddesi uyarınca vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlamasıdır. Bu halde, serbest meslek erbabının verdiği muhasebe hizmeti karşılığında almış olduğuücrete ilişkin eksik tutarda serbest meslek makbuzu düzenlemek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir hasılatının bulunup bulunmadığının hukuki, somut ve inandırıcı delillere dayanılarak açık ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekirken, davacının hizmet verdiği müşterilerden serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinde yer alan tutarlar kadar ücret aldığı halde, asgari ücretin altında belge düzenlediği varsayımına dayalı olarak tespit edilen hasılat üzerinden davacı adına salınan dava konusu vergi ziyaı cezalı KDV’de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br />
<br />
Serbest meslek erbabının, serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinin altında belge düzenlenmiş olması bağlı olduğu meslek kuruluşu ile kendisi arasındaki hukuki durumu ( disiplin cezası verme vs.) etkilemekte olup, vergi kanunları karşısındaki hukuki durumu etkilememektedir.  <br />
<br />
Vergi Mahkemesi kararı sadece bu davanın sonucu bakımından değil, emsal bedele/tarifeye atıfta bulunmadan önce vergi incelemesinin tam olarak eksiksiz bir biçimde ve gerçeği yansıtacak şekilde somut delillerin ortaya konularak yapılması gerektiğini söylemesi bakımından da önemlidir. <br />
<br />
Burada tarifeye atıfta bulunarak vergi inceleme raporu düzenlenmesi olayın kolayına kaçmak gibi bir sonuç doğurmaktadır, ancak Vergi Mahkemesi bunu kabul etmemektedir. Vergi Mahkemesi kararı piyasa gerçeğini dikkate alan bir karar olmuştur. Maalesef uygulamada odaların belirlediği ücretler her zaman alınamamaktadır. Şüphesiz ki, Doktor, Avukat, SMMM gibi bütün meslek erbapları daha fazla kazanmak ister. Fakat, her zaman bu mümkün olmayabiliyor. Mahkeme de kararında bunu ifade etmiştir ve çok yerinde bir karar olmuştur. <br />
<br />
Finans Gündem<br />
<br />
 <br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Serbest Meslek Kazancı Elde Edenlere Mahkemeden Güzel Haber</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Tarih:</span> 18/05/2017<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Son zamanlarda Doktor, Avukat, Mali Müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenlere Vergi Müfettişleri odaların belirlediği tarifenin altında kazanç elde edemeyeceklerine yönelik vergi inceleme raporları düzenlemekte, vergi tarhiyatı yapmakta ve ceza kesmektedir. Bu tür meslekleri yapıp serbest meslek kazançları elde edenler her zaman odaların belirlediği tarifeden hizmet verememekte, tarifenin altında makbuz kesebilmektedir. <br />
<br />
06.03.3017 tarihli İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 2016/480 Esas ve 2017/457 Karar numaralı Kararında, Vergi Mahkemesi, Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik (SMMM) hizmeti karşılığında müşterilerinden asgari ücret tarifesinin altında ücret alarak serbest meslek makbuzu düzenlediği tespit edilen ve düzenlenen serbest meslek makbuzları toplam tutarı ile asgari ücret tarifesine göre alınması gereken ücret tutarları toplamı arasındaki farktan hareketle adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava açan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin (SMMM) davasını aşağıda ele alacağımız gerekçe ile kabul etmiş ve tarhiyatlar ile kesilen cezaları kaldırmıştır. <br />
<br />
KDV Kanunu'nun 27/5 Maddesi uyarınca da, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.<br />
<br />
Bilindiği gibi, VUK’un 3/B Maddesine göre, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.  <br />
<br />
Serbest meslek kazancı elde eden serbest meslek erbabının kazanç miktarı konusunda normal ve mutad olan durum, serbest meslek erbabının düzenlemiş olduğu ve defterlerine kaydettiği serbest meslek makbuzlarında yazılı olan miktarda kazanç elde etmesidir. Düzenlenen serbest meslek makbuzlarında yazılı olan tutarın haricinde kazanç elde edilmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, idarenin vergi inceleme yetkisini kullanarak, gerektiğinde ilgili kişilerin de ifadeleri alınmak suretiyle davacının defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiğini somut ve inandırıcı delillere dayandırılmak suretiyle tereddüte mahal bırakmayacak biçimde ortaya koymak suretiyle ispat etmesi gerekmektedir. Dolayısı ile mükelleflerin defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiği konusunda ispat yükü idareye aittir. <br />
<br />
VUK 134’üncü maddesi uyarınca vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlamasıdır. Bu halde, serbest meslek erbabının verdiği muhasebe hizmeti karşılığında almış olduğuücrete ilişkin eksik tutarda serbest meslek makbuzu düzenlemek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir hasılatının bulunup bulunmadığının hukuki, somut ve inandırıcı delillere dayanılarak açık ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekirken, davacının hizmet verdiği müşterilerden serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinde yer alan tutarlar kadar ücret aldığı halde, asgari ücretin altında belge düzenlediği varsayımına dayalı olarak tespit edilen hasılat üzerinden davacı adına salınan dava konusu vergi ziyaı cezalı KDV’de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br />
<br />
Serbest meslek erbabının, serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinin altında belge düzenlenmiş olması bağlı olduğu meslek kuruluşu ile kendisi arasındaki hukuki durumu ( disiplin cezası verme vs.) etkilemekte olup, vergi kanunları karşısındaki hukuki durumu etkilememektedir.  <br />
<br />
Vergi Mahkemesi kararı sadece bu davanın sonucu bakımından değil, emsal bedele/tarifeye atıfta bulunmadan önce vergi incelemesinin tam olarak eksiksiz bir biçimde ve gerçeği yansıtacak şekilde somut delillerin ortaya konularak yapılması gerektiğini söylemesi bakımından da önemlidir. <br />
<br />
Burada tarifeye atıfta bulunarak vergi inceleme raporu düzenlenmesi olayın kolayına kaçmak gibi bir sonuç doğurmaktadır, ancak Vergi Mahkemesi bunu kabul etmemektedir. Vergi Mahkemesi kararı piyasa gerçeğini dikkate alan bir karar olmuştur. Maalesef uygulamada odaların belirlediği ücretler her zaman alınamamaktadır. Şüphesiz ki, Doktor, Avukat, SMMM gibi bütün meslek erbapları daha fazla kazanmak ister. Fakat, her zaman bu mümkün olmayabiliyor. Mahkeme de kararında bunu ifade etmiştir ve çok yerinde bir karar olmuştur. <br />
<br />
Finans Gündem<br />
<br />
 <br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>